27 Aralık 1919’da GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ün Ankara'ya gelişi, Ankara’nın başkent oluşunun, TBMM’nin kuruluşunun ve Türkiye Cumhuriyeti’nin Okul ve Eğitim anlayışının ilk işaret fişeğidir. OKUL, TBMM’dir. OKUL, VATAN’dır.

Bu gerçeği, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak pek bilmeyiz, fakat, emperyalizm özellikle Amerikan emperyalizmi çok iyi bilir, çook. Amerikan emperyalizmi, GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ün Ankara’ya gelişinin 30’uncu yılında, laik milli eğitim şiarımızı baltalayarak emperyalist boyunduruk altına almayı hedeflediği, 27 Aralık 1949’da Fulbright Anlaşmasını dayatarak imzalatmayı başarmıştır.

Uluslararası Sanat ve Sanat Eğitimi Dergisi https://jiajournal.com/  adresinde tam metin olarak yayınlanan “ÇAĞDAŞ TÜRK SANATI DERSİ ÖRNEĞİNDE “KİMLİK” KAVRAMINI TARTIŞMAK” başlıklı makalemi;

https://jiajournal.com/?mod=tammetin&makaleadi=&makaleurl=c9443a2c-17c7-491d-82c3-dec45603cb0d.pdf&key=40219 adresinden okuyabilirsiniz. Bugün ki yazımızın “27 ARALIK, ANKARA, TBMM, OKUL, FULBRIGHT” başlığımızı, makalemin ilgilendiren bölümünden alıntı yaparak açıklamaya çalışalım:

“…Türkiye Cumhuriyet’i tarihi boyunca, dinci-mezhepçi ve etnisiteci-bölücü eğitimin kapılarının aralandığı dönemlerdeki hükümetlerin, Amerika ve emperyalistler tarafından desteklenmesi olağan bir durummuş gibi görünmektedir. 27 Aralık 1919 günü Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün Ankara’ya gelişinin 30. Yıldönümünü kutladığımız gün, ABD emperyalizminin 27 Aralık 1949 günü Türk Milli Eğitiminin “Kırılma noktası” olan FULBRIGHT ANLAŞMASI tuzağına düşürüldük. 1950’lerde toprak ağası Adnan Menderes hükümetlerinin Amerikan yardımıyla desteklenmesi, İmam Hatiplerin açılması, Türkçe ezanın yasaklanması, ‘anadilde ibadet’ hakkının Türk milletinin elinden alınması bu anlaşmanın ilk ve somut verileridir. Dinci-mezhepçi Arap milliyetçiliğinin, din kisvesi altında Türk milletine ve diğer milletlere dayatılamayacağını Kılıç (2019) özetle şöyle anlatmıştır; “Sunni Hanefi mezhebinin kurucusu iddia edilen, Fars kökenli olup İslam’ın Araplaştırılmasına direnen, anılışı; imamların ulu imamı anlamına gelen, büyük bilgin İmam-ı Azam EBU HANİFE’nin; herkesin kendi dilinde ibadet edilebileceğini savunduğunu… vurgulamıştır (“İslam’ın Araplaştırılmasına Karşı”, 2019). Dinci-mezhepçi ayrım yapmayan Köy Enstitüleri’nin kapatılması ve Eğitim Enstitülerine karşı 1959’da Yüksek Öğretmen Okullarının açılması ve çağdaş eğitimin önüne engeller konulmasının aynı döneme denk düşmesi bir tesadüf olamaz. Yine, aynı dönemde, kaçtığı ABD’den Irak’a geri dönen, Molla Mustafa Barzani’nin CIA ve İsrail desteğinde, Musul, Kerkük, Tel Afer, Tuzhurmatu’da… Türkmenlerin katledilmesi, özellikle etnisiteci-bölücü neoliberal pratiklerin öncüleri arasında vurgulanması gereken konulardır.

1970’li yıllarda Amerikan CIA örgütünün Türkiye Şefi olan Paul Henze’nin, 12 Eylül 1980 darbesini ABD Başkanı Jimmy Carter’a “bizim çocuklar başardı” diye haber vermesiyle, bugün tartışılmaz bir gerçek haline gelen Amerikan destekli 1980 Askeri darbesinin hemen ardından 1982’de YÖK ‘ün kurulması ve özel üniversitelerin açılması, 1983’de dinci-mezhepçi simge Türbanın ve 1984’te etnisiteci-bölücü simge PKK’nın icadı da tesadüf değildir. Özelleştirmeci ve küreselleştirmeci serbest piyasa politikalarını temel alan neoliberalist ekonomik pratiklerin ve bu pratiklere uyarlı postmodernist kavramların ve kavram pratiklerinin ilk uygulama ayaklarından birisi de YÖK’ün kuruluşudur. Bilimin, sanatın ve üniversitelerin küreselleştirmeci mantıkla özelleştirilmesi süreci ve neoliberal 24 Ocak Kararları aynı zamanda başlatılmıştır. İşte bu dönemde, çağdaş Türk kültürel kişiliğimizin mihenk taşı, eğitim ve öğretmen yetiştirme geleneğimiz en büyük darbeyi almıştır. “Önce Köy Enstitüleri yozlaştırılıp tavsiye edildi; arkasından da Öğretmen Okulları ve onların içinde bir simge olan Gazi Eğitim Enstitüsü hedef tahtası haline getirilip adım adım yıpratılarak, 1971’den sonra özellikle silindi, 1982 yılından başlayarak da YÖK içinde eritildi. (Tanilli, 2004, s. 208)”.

YÖK – Dünya Bankası Milli Eğitimi Geliştirme Projesi Hizmet Öncesi Öğretmen Eğitimi Programları 1994’te geliştirilmeye başlandığında, Milli Eğitim Bakanlığı ile Talim ve Terbiye Kurulu SPAN (Amerikan Eğitim Danışmanlık Hizmetleri) ile ihale bağlantıları ve Dünya Bankası aracılığıyla YÖK ve MEB, “Milli Eğitimi Geliştirme Projesi” demagojisiyle Amerikalı danışmanlara teslim edilmiştir. Türk Milli Eğitim sistemine, Amerika’nın uyguladığı egemenliğin son aşaması olan bu ihale, Osmanlı topraklarında 140 okulu bulunan Amerika’nın geçmişteki mirasından bugün asla vazgeçmediği gerçeğini bize göstermektedir. “…Osmanlı Sıbyan Mektepleri ve Medrese eğitiminin 4+4+4 uygulamasını bugünün koşullarına devşirmek, bu yabancı danışmanların işlerinde ne kadar maharetli olduklarını ve Türk eğitim sisteminin geçmişini ve geleneklerini çok iyi tahlil ettiklerini göstermektedir. ABD Başkanı Obama’nın Sayın Başbakanımızı, 4+4+4 yapılanmasında gösterdiği cesaretinden dolayı değil, ‘Din eğitiminde gösterdiğiniz cesaretten dolayı kutluyorum’ demesi … (Öztürk, 2013, s. 163), modern ve çağdaş bir Türkiye Cumhuriyeti ve iyi yetişmiş çağdaş yurttaş-vatandaş kişiliği istemediğini açıkça ortaya koymuştur. Bu açık itiraf ile cemaatlerin ve tarikatların CIA tarafından yönlendirdiğine 15 Temmuz 2016 ve sonrası, cemaat-tarikat-vakıf-maarif örgütlenmelerinin Milli Eğitim geleneğimizi değerler eğitimi demagojisiyle dinci-mezhepçi karakterle kuşatması somut göstergelerdir”.

“27 ARALIK, ANKARA, TBMM, OKUL, FULBRIGHT” başlığımız bağlamında; “OKUL, TBMM’dir. OKUL, VATAN’dır” diyerek boşuna vurgulamıyoruz. 1980 Askeri Darbesinin hemen ardından emperyalizmin neoliberalist pratiklerinin kendisine uyarlı “OKUL DUVARLARI YIKILMALIDIR, RESİM DÖRTGENİNİN DIŞINA ÇIKILMALIDIR…” gibi postmodernist kavram ve kavram pratikleri üretmesinin nihai amacını şimdi -yüreğimiz burkularak- daha iyi anlıyoruz.


Kaynakça:

İslam’ın Araplaştırılmasına Direnen Büyük Bilgin: Ebu Hanife-Karanlıktan Aydınlığa: Kılıç, C. Erişim Adrsi: https://www.youtube.com/watch?v=nabJzH8oynY

Öztürk, M. (2013). Eğitimde Dönüşümle Nereye 3. Ulusal Eğitim Kurultayı Bildiri ve Görüşme Tutanakları (s. 163-166). Ankara: Öğretmen Dünyası.

Tanilli, S. (2004). Nasıl Bir Eğitim İstiyoruz? İstanbul: Dam Yayınları.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner124
banner122