Ozan Ali Yüce,1928 tarihinde Hatay ili Yayladağ ilçesi Hisarcık Köyü’nde çiftçi bir ailenin dünyaya gelmiştir. Kışlak İlkokulundan sonra Düziçi Köy Enstitüsü’ne kaydolmuş ve oradan mezun olmuştur. On sekiz yaşına kadar çiftçilik yapmış sonra dışarıdan sınavlara girerek Gazi Eğitim Enstitüsü İngilizce Bölümünü bitirerek öğretmen olmuştur. Mersin Ticaret Lisesinde, Antakya Ticaret Lisesinde, Antak­ya Lisesinde İngilizce öğretmenliği yaptıktan sonra 1977 yılında emekli olmuştur. 1977’de emekliye ayrıldıktan sonra yerleştiği Ankara’da emekli öğretmen, şair olarak yaşamını sürdüren Ali Yüce 29 Nisan 2015 günü Ankara’da vefat ederek aramızdan ayrılmıştır.

Ozan Ali Yüce’nin ilk şiirleri, 1955’te Salkım dergisinde çıktı. Daha sonraları ise Yücel, Yeditepe, Pazar Postası, Demet, İmece, Şölen, Türk Dili, Damar, Çağdaş Türk Dili gibi dergilerde yayımlandı. Şiirlerinde toplumsal gerçekti bir anlayışı, köy yaşamını, yoksulluğu yansıttı. İronik bir dille ve sözcükler arası çağrışımla yazdığı “boncuk şiir” denilen çalışmalarıyla dikkat çekti ve beğeni topladı. İlk roman denemesi olan Şeytanistan adlı romanıyla 1975 Milliyet Gazetesi Roman Yarışmasında Birincilik Ödülü, Halk Çağı kitabıyla 1980 Nevzat Üstün, 1982 Yeditepe, 1982 Türk Dil Kurumu şiir ödüllerini; Şiir Sıcağı’yla da 1985 Ömer Faruk Toprak Şiir Ödülünü kazandı. 1994 yılında da Akdeniz Şiir Ödülünü (İtalya) aldı. Bu ödülleri Damar dergisi 1997 Emeğe Saygı Ödülü, 1998 Edebiyatçılar Derneği Onur Ödülü Altın Madalya izledi.

Ali Yüce Köy Enstitüsünden yetişen şair ve yazarlar kuşağındandır. Çocukluk ve gençlik yıllarında yaşadığı köy ortamı tüm eserlerine bir biçimde yansımıştır. Köy kültüründen kaynaklanan çözümcü yaklaşımı ve pratik çözümler üretmesi de belirgin özellikleri arasındadır. Ruhi Su tarafından bestelenen “Abov” şiirinde Mürselekli kadınların tütüncülük, kökçülükle yaşamlarını kazanmalarını işlenmektedir.

Ali Yüce ile tanışmamız sanırım ikibinli yıllarda bir hastane odasında olmuştur. Ali Yüce rahatsızdı ve Ankara Numune Hastanesinde yatıyordu. Ziyaretine Şair İslam Çankaya, Merhum yazarlar Mahmut Makal, ve Ali Dündar ile birlikte gitmiştik.

Yazar Adnan Binyazar’a göre “Gerek söyleyiş, gerekse toplumu algılayış yönünden Ali Yüce, ta Asurlar’dan başlayıp günümüze uzanan bir ‘insan manzarası’ çizer. Onun şiirlerinde, Anadolu’nun geçirdiği dönemlerin bütün insanlarına, çağdaş bir boyut kazanmış olarak rastlayabilirsiniz. Öylesine yoğun bir algılayıştır ki bu, yurtdışında yeni durumlarla, değişik olaylarla yüz yüze gelen insanımızın gerçeğini bile, en etkili biçimde çizme başarısını Ali Yüce göstermiştir.”

Evrensel Gazetesi Ali Yüce’nin ölüm haberini” Halk Çağı’nın Şairi Ali Yüce’yi kaybettik” diye verdi(30 Nisan 2015)

 Sennur Sezer’e göre “Ali Yüce, Hatay’ın Fransız işgali günlerinden Türkiye’ye katıldığı günleri yaşamış, emperyalizmden birey olmaya özgür olmanın kültürle ilişkisini iyi kavramış bir şairdir.”(15.02.2015 Evrensel Gazetesi)

Ali Özenç Çağlar’a göre; “Sözcüklerin yan yana dizilmesiyle izlenimler yaratma diye tanımlanabilecek ilginç bir teknik kullanır. Yaşadığı çevreyi, toplumsal sorunları yansıtan, yer yer taşlamaya yönelen, yergi ve eleştirinin ağır bastığı toplumcu şiirleriyle tanındı”(Çağdaş Edebiyat).

Ali Yücel şiirlerinde Metin Eloğlu ve Can Yücel şiirinin tadını alırsınız. Ali Yüce bir ilkbahar sabahında Ankara’da geride onlarca güzel eser bırakarak aramızdan ayrıldı.

ESERLERİ:

ŞİİR: Boyundan Utan Darağacı (1976), Halk Çağı (1981), Ortadoğu Şiirleri (1983), Şiir Sıcağı (1984), Antakya Çarşıları (1986), Şiir Tufanı (1989), Taş Tanrılar (1990), Asılacak Kitap (1991), Yunuslama (1991), Havalı Meryem (1994), Sevgim Servetimdir (1997), Aşktır En Yüce Makam (2000), Voice Lock Puppet (2002), Atatürk Aydınlığını Karanlıkçı Dişler Kesmez (2004).

ROMAN: Şeytanistan (1976), Siskent (1997).

DENEME-İNCELEME: Şiirin Dili Yapısı İşlevi (1975).

ÇOCUK KİTABI: Anamı Arıyorum (1983), Çocuklar İnsan Tomurcukları (1991), Uzaya Giden Uçurtma (1994), Topun İçindeki Dev (şiir, 2000)

Ali Yüce’den bir şiir

ÇOBAN MERYEM

Havalı Meryem havalı
Gel hele gel hele gel
Almış eline kavalı
Çal hele çal hele çal

Sekili oğlak sekili
Ho gele ho gele ho
Gözleri sürme çekili
Ho gele ho gele ho

Sekili atım sekili
Dah gele dah gele dah
Alnına akmış kakili
Dah gele dah gele dah

Ak kuşlar kara kuşlar
Geh cücü geh cücü geh
Kar altında donmuşlar
Vah cücü vah cücü vah

Yararlanılan Kaynaklar:

Tuncer Uçarol / Ali Yüce’nin İlk Kitabı (Türk Dili Dergisi, Ocak 1976),

Burhan Günel / Ali Yüce’de Şiir (Sanat Olayı, Ağustos 1984)

Necati Güngör / Taş Tanrılar (Biçem, Mayıs – Haziran 1990)

Adnan Binyazar / Ali Yüce’nin Şiiri Üstüne Kısa Notlar (Damar, sayı: 13, Nisan 1997), Remzi İnanç / Ali Yüce Deyince Virgül, sayı: 64,

                                                                                                                               

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner124
banner122