Geçtiğimiz gece “25 Kasım Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Günü” için; kadına karşı şiddete, katliama, negatif ayrımcılığa karşı çıkmak için; kadınların sesini duyurmak için çalışmalar yapan Bir Kadın, çalışma yaptığı yerden çıkıyor, çıkar çıkmaz üç erkek tarafından takip ediliyor ve Taşhan civarında yolu kesiliyor.

Yurduna giden Bir Kadın'a, "Senin burada ne işin var!" diyor akıl yoksunları.

Sonra biri etrafı gözlerken biri kadın arkadaşımızı ters kelepçe ile etkisiz hale getiriyor, diğeri de Bir Kadın'ın ağzını ve boğazını sıkmaya başlıyor.

O gecenin Bir Kadın için son olduğunu düşünüyor olmalılar ki “kelime-i şahadet” getirmesini istiyorlar.

Bir Kadın direnmeye çalışırken tokatlanıyor, hırpalanıyor.

 O tarafa doğru gelen birkaç kişiyi görüp korkuyorlar ve "Bu hesap burada kapanmadı!" gibi tehditler savurarak kaçıyorlar.

Hikâye buraya kadar çok sıradan değil mi?

Türkiye'de kadınların takip edilmesi, sözlü ve fiziksel tacize uğraması, dövülmesi artık çok sıradan bir olay…

O kadar normalleşmiş olmalı ki bu olayı duyan bazı üniversite(!) öğrencileri bile saldırgan erkeklere inanmış ve sırf saldırıya uğrayan kadının politik kimliği yüzünden "Onlar yapmaz, onlar iyi çocuklar. O kız(!) utanmıyor mu bu iftiraları atmaya!" gibi laflar sarf etmiş ve hatta bazıları öyle bir karalama kampanyasına girişmiş ki "Mete o sırada evde uyuyordu" gibi yalanlar sarf etmişlerdir.

Mağdur kadını suçlu, iftiracı ilan ettiler.

Türkiye'de sıradan bir kadın: tacize uğramış, dövülmüş ama iftiracı tarafından suçlu ilan edilmiş.

Ve en acısı da mağdur bir kadına en çok zarar verenin, iftira atanın diğer hemcinsleri olması.

Trajikomik olansa Bir Kadın'a destek olmayan kadınların da Bir Kadın ile benzer şeyleri yaşamaları...

Kadınlar her gün erkekler tarafından taciz ediliyor, hor görülüyor, küçük görülüyor, dövülüyor, öldürülüyor, ikinci sınıf insan muamelesi görüyor.

Ataerki’ ye karşı durması, diğer kadınlarla dayanışma içerisinde savaşması gereken kadınlar bugün hemcinslerine çelme takıyor.

Gerçi tacizi sadece cinsel taciz ya da tecavüz olarak algılayan ve kendi yandaşlarını savunmaya çalışırken rezil olan zihniyete bunları anlatmak bir hayli zor tabii...

Şimdi saldırganlar da yandaşları gibi yüzsüzce kendilerini savunmaya soyunmuşlar. Elbette savunursunuz, haklısınız. Sizin için bazı siyasiler kapı kapı dolaşıp delil yok etmeye çalışıyor.

Siz ise oturmuş bilgisayar başında Allah, vatan, millet, bayrak diyerek kutsal saydığınız şeyleri kendi çıkarlarınız uğruna kullanıyor, üzerlerine yalan yere yeminler edip halkı iktidardakiler gibi hipnotize etmeye çalışıyorsunuz.

Kuşkusuz biliyoruz ki tüm çabalarınıza rağmen sanmayın faşist olandan bir gün hesap sorulmaz!

Sanmayın korkup sizin gibi kaçacağız!

Kadınların mücadelesi bitmeyecek.

Mücadele ve Dayanışma daha çok büyüyecek!

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner123
banner122