AKP iktidarının temel dış politikası yabancı ülkelerle göreceli, geçici bir düşmanlık geliştirerek kamuoyunu, taraftarlarını diri tutmak…

Bu şimdiye kadar hep böyle oldu.

Rusya ile yaşanan uçak krizinde Rusya’nın almadığı domatesleri elçilik binasının kapısına polis nezaretinde dökme, Hollanda ile yaşanan krizde, portakal bıçaklama, Suriye, Mısır ile yaşanan krizlerde maket asma…

Şimdi dolar yakma, iphone kırma…

Kazma ile iphone kıranlar, “ıphone’lerin demo olup olmadığı belli değil!”, dolar yakanlar “dolarların fotokopi olup olmadığı belli değil”…

Amerika’nın ise bu dolar yakma vs. işlerine kıskıs güldüğü çok açık…

Sen burnunun dibinde Atatürk Orman Çiftliğine inşa edilen Amerikan Büyükelçiliği inşaatını mühürlüye biliyor musun?

Türkiye’de yüze yakın olduğu söylenen Amerikan tesisinden, üssünden hiç olmazsa birkaçını kapatabiliyor musun?

NATO adına ülkemizde konuşlanan Amerikan askeri varlığının tecridi, ülke dışına çıkarılması gibi önlemlere başvura biliyor musun?

NATO’nun askeri kanadından çıkma tehdidinde buluna biliyor musun?

Ortadoğu’da Amerika’nın jandarmalığı görevini artık bıraktığını ifade edebiliyor musun?

Ha bunları yapma, ucuna bile yanaşma ama taraftarlarına ıpone yaktır, dolar bozdur bilmem ne…

Amerika çok korkar ha…

***

16 Şubat 1969

ABD'ni 6. Filo'sunun İstanbul'a gelişini protesto eden Ankara, İzmir, Trabzon ve İstanbul'daki küçük çaplı gösterilerin ardından, öğrenci ve işçi örgütleri 16 Şubat'ta İstanbul'da emperyalizm ve sömürüye karşı bir yürüyüş ve miting yapma kararı aldı. 76 gençlik örgütünün katılacağı gösteri için valilikten gereken izin de alınmıştı.

Gösteri yapılmadan önceki günlerdeyse gerilim artmıştı, çünkü 14 Şubat'taki Cuma namazından sonra Komünizmle Mücadele Derneği ile Milli Türk Talebe Birliği'nin öncülüğünde "Bayrağa saygı" mitingi düzenlendi. Bu mitingde komünistlere karşı savaş açıldığı ilan edilerek halka iki gün sonra düzenlenecek olan 6. Filo'yu Protesto Yürüyüşü'nde komünistlere gereken dersi vermek üzere toplanma çağrısı yapıldı.

16 Şubat günü, göstericiler Taksim'e doğru yürüyüşe geçmek üzere Beyazıt'ta toplanırken, "komünistlere gereken dersi verme" çağrısına uyan sağ görüşlü kişiler de Taksim Meydanı'na geldiler. Burada toplu kılınan namazın ardından taşlı ve sopalı bir biçimde beklemeye koyuldular. Beyazıt Meydanı'nda toplanan gençlik örgütleri yürüyüşe geçtiler. Sultanahmet, Sirkeci, Eminönü, Karaköy ve Dolmabahçe üzerinden Taksim Meydanı'na ulaşan göstericilerin önünü kesen polis, alana küçük gruplar halinde girmelerini sağladı. Alana girenler de burada bekleyen ve sadece iki sıra olan polis barikatını kolaylıkla aşan sağcıların sopalı, taşlı ve bıçaklı saldırısına uğradı. Tekbir getiren saldırganlar, göstericileri şiddetli bir biçimde dövdü. Olaylar sırasında Ali Turgut Aytaç ve Duran Erdoğan adlı gençler bıçaklanarak öldürüldü. Bu sırada polisin saldırganları engellememesi dikkat çekti. Harun Karadeniz kitabı

31 Mayıs 1971

Nurhak’ta, İnekli köyü yakınlarında Kürecik Amerikan radar üssünü basmak için yola çıkan Sinan Cemgil, Kadir Manga, Alparslan Özdoğan’ın  bir muhtar tarafından ihbar edilmeleri sonucu jandarma tarafından kuşatıldılar ve girdikleri çatışmada  Cemgil, Manga, Özdoğan hayatlarını kaybetti. Gruptaki 4 kişi de ağır yaralandı. Sinan Cemgil ve arkadaşlarına yönelik yapılan operasyon zamanın TBMM’sinde alkışlarla karşılandı.

6 Mayıs 1972

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan idam edildi. TBMM’de idam kararları sağcı milletvekillerinin tamamı ve bir kısım CHP’li tarafından oy birliği ile onandı.

Gezmiş, Aslan ve İnan idam edilirlerken “Kahrolsun Amerikan Emperyalizmi” diye slogan attılar.

Benzeri örnekleri çoğaltmak mümkün, Mahir Çayan ve arkadaşlarının Ünye Radar Üssünde görevli İngiliz teknisyenleri kaçırdıktan sonra sıcak takipte 30 Mart 1972 Mehmet Eymür ve devlet tarafından katledilmeleri.

İsterseniz bu örnekleri artırabilmek mümkün…

Tabii siz dolar yakma, dolar bozdurma 5 karpuz alma, demo ya da gerçek Apple ürünlerini kırma gibi eylemlere devam edebilirsiniz!

Sıkıntı yok…

Devam…

***

Bir diğer konu döviz bürolarında gerçekten bir yoğunluk var.

Bunu göz ardı etmemek lazım.

Ama ekonomide “Kar Realizasyonu” diye de bir kural var. Bu kişi de, kurum da olabilir.

Örneğin vatandaş 3 ay evvel 3.5 liradan dolar almıştır şimdi 7 lira’dan neden bozdurmasın.  Örneğin dün İngiltere piyasalarında Türk Lirası krizi yaşanıyor. Çünkü tatilini Türkiye’de geçirmek isteyen İngilizler sterlin karşısında değer kaybeden Türk Lirasına yüklendi. Sterlin bozdurdu,Türk Lirası aldı.

Ya da piyasalarda köpek balığı diye adlandırılan finans spekülatörleri özellikle bunlar hassas operasyona açık piyasalara bir girer bir çıkar, bu eylemler saatler içinde yinelenir her giriş ve çıkış o ülkenin döviz rakamlarında değişimlere yol açar, her giriş çıkışta köpek balıkları çok çok para kazanır.

Bunu devletlerde yapar, artık dövizlerini uluslar arası tahvil piyasalarında değerlendiren devlet olduğu gibi, bunu köpek balıkları vasıtası ile ilgili ülkenin döviz piyasalarına değerlendiren ülkeler de olur. Bütün bunlara özellikle her türlü cereyan açık gelişmekte olan ülkelere yönelik olabilmektedir. Güney Afrika, Arjantin, Türkiye gibi…

Bu tür cereyanlardan etkilenmemek sağlam bir ekonomiye sahip olmaktan geçer..

Yani Türkiye’nin yaşadığı ekonomik kriz beklenilen yapısal bir krizdir.

Bizim gibi ülkelerin “Sürekli Milli Kriz” hali teorisinde anlatıldığı gibi… Dövizdeki son gel gitlere bu şekilde bakmak gerek.

Rahip meselesinin ise Amerikan dolarının artması konusunda ancak tetikleyici bir rol oynadığından bahsedilebilir.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner123
banner122