Kara, efsane, ışıltılı ya da muhteşem cuma... Son günlerde internetteki kampanyalara aşinasınızdır. İnternetten alış veriş yapmıyorsanız bile bilgisayar ya da cep telefonu ekranlarınıza düşen bildirimlerden size de gına gelmiştir diye düşünüyorum. Küreselleşmenin en büyük iddiası Dünya'yı "küresel bir köy" haline getireceğiydi. Geçen onca yıldan sonra gezegenin her köşesine ulaşan şeyin tüketim çılgınlığı değil de demokrasi olduğunu görseydik mesela, bu kavramı bağrımıza basabilirdik belki de.

İlk defa tüketim ile haşır neşir olmaya başladığım, cep harçlığım ile tamamen kendi tercihlerime göre bir şeyler alma fırsatı yakaladığım yıllarda yani bundan yaklaşık 20 yıl önce, yeni çıkan yabancı bir albümü Bolu'da dinlemenin tek yolu Becikoğlu AVM'deki D&R mağazasından geçerdi. Şimdi ise hepimiz tek bir tıkla çok daha fazlasına erişebiliyoruz. Yukarı çarşıda İstanbul'dan gelen Mehmet Efendi kahvelerini bulabilirdiniz. Karşısındaki dükkanda ise bir kaç popüler kıyafet markasına ulaşabilirdik. Küçük bir ilde bu ayrıcalıkları elde etmek için çarşıda birkaç adrese uğramak gerekirdi, tabi alabilecek paranız varsa. Şimdi ise adını telaffuz etmekte zorlandığınız Latin Amerika ülkelerinin kahvelerini oturduğunuz yerden internet ile dilediğiniz gibi sipariş verebilir, Bolu'ya ömrü billah uğramayacak bir markanın ayakkabıları ile İzzet Baysal Caddesinde caka satabilirsiniz!

İhtiyaç fazlasını tüketme alışkanlığı elbette kötü. Fakat bunun yanında kaliteli ürünlerin ulaşılabilir olması itiraz edilebilecek bir nokta değil. İnsanların kendi ilgi alanına giren az bilinen müzik türlerine ulaşabilmesi harika bir gelişme. Hatta orijinal bir tasarım ve kaliteli malzeme ile üretilen bir gömleği giymek de. Hele pandemi koşullarında ihtiyaçlarımıza evden çıkmadan ulaşabilmek elbette önemli.

Tehlikeli olan kaliteli bir hayat özlemi değil, yaratılan tüketim toplumu.

Kart limitin sepet tutarını aşıyorsa endişelenme... Beğendiğin ürün tükenmek üzere... Taksitlerini seneye ödemeye başla... Siparişin aynı gün kargoda...

Her saniye kampanyaların patladığı platformları, indirimde birbirleri ile yarışan markaları, insanlara gelirinden fazla verilen kredileri farklı bir açıdan düşünmenin zamanı gelmedi mi?

Özellikle internet üzerinden yapılan black friday gibi indirim etkinlikleri sadece tüketim çılgınlığını körüklemiyor. Sömürü, ekolojik kriz gibi birçok kötü sonuçlar da derinleşiyor.

Geçtiğimiz günlerde dünyanın en büyük internet satış şirketi Amazon'a karşı "Amazon'a ödetme vakti!" adında bir kampanya başladı. Bu kampanya tüm itirazları özetler nitelikte.

Dünya'nın en zengin insanı Jeff Bezos'un sahibi olduğu bu şirket, en basit sağlık taramalarından bile kaçınıp farklı ülkelerdeki depolarda çalışan işçilerin sağlığını riske atmakta.

Saatte 13 milyon dolar artan servete karşın, çalışanların hakları gün geçtikçe tırpanlıyor. Ürünleri gününde teslim etmek için uğraşan kuryelerden, telefon başında müşteriler ile iletişim kuran çalışanlara ve yazılımcılara kadar tüm çalışanların sağlığı, emeği hiçe sayılıyor. Tüketici olarak bizlerin bilgilerini ele geçiriyor, esnafları anlamsız indirimlere zorluyor, dahası "çevreci" olduğu iddiasına rağmen daha çevreci bir lojistik ağı yaratmak için hiçbir yatırım yapmıyor. Kısacası; kendisi 190 milyar dolarlık servetle dünyanın en zengini olurken, diğer yandan çalışanlarına kötü davranıyor, iklimi mahvediyor ve bu süreçte demokrasilerin temelini oluşturan kamu kurumlarının altını oyuyor.

Yirmi yıldır değişen alışveriş kültürü böylesi kirli bir arka planda şekilleniyor.

Ortak üretilen değerlerin, kaliteli şekilde hatta esnaf sıcaklığı ile insanlara ulaştırılması ve bunu yaparken herkesin kazanması mümkün. Özellikle yeni gelişen internet teknolojileri ile daha adil bir dünya her zamankinden daha da mümkün. Yeter ki kirli maliyetler değil dayanışma küreselleşsin.

Dünya büyük bir mağaza halini mi alıyor gerçekten? Biz yine de tarihin en büyük gruplarından Beatles’a kulak verelim: "Dünya bir doğum günü pastası / Sen de bir dilim al, fazlasını değil!"

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner124
banner122