"google-site-verification" content="BBzqtWrXTOresAe-g1_fakLE8Sa7FhH5sxUsyofvfLs"
Eğitim:
GEZİCİ: 'KORONAVİRÜS NEDENİYLE 17 EĞİTİM EMEKÇİSİ HAYATINI KAYBETTİ!'

Haber: Ahin Aslan

Eğitim Sen Bolu Şube Başkanı, yüz yüze eğitimin nitelikli ve sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi için eğitim emekçilerinin bir an önce aşılanması gerektiğini belirtti.


AKP VE MEB, EĞİTİMDE YAŞANAN EŞİTSİZLİĞİ DİKKATE ALMIYOR
Koronavirüs vaka sayısında yaşanan artışa rağmen alınan tedbirlerin yetersiz kalmasına karşın iktidar, salgın yönetiminde geniş emekçi kesimleri ölüme terk etmek dışında başka bir seçenek sunmadı. Eğitimde alanında alınması gereken tedbirler var olan eşitsizlikleri derinleştirmekle kalmadı, siyasal iktidar ve bakanlık yaşanan adaletsizlikleri dikkate almamaya devam ediyor.

YÜZ YÜZE EĞİTİM İÇİN TALEPLERİNİ SIRALADI
Eğitim emekçilerinin koronavirüs sürecinde mağdur edildiğini dile getiren Eğitim Sen Bolu Şube Başkanı Zehra Kulalı Gezici, Milli Eğitim Bakanlığı’na çağrıda bulunarak Eğitim Sen Bolu Şubesi olarak yüz yüze eğitim için taleplerini sıraladı.

17 EĞİTİM EMEKÇİSİ HAYATINI KAYBETTİ
Pandeminin ülkemizde görülmesinin üzerinden geçen bir yılı aşkın süreye rağmen siyasal iktidarın alınması gereken önlemleri almamış olduğunu vurgulayan Gezici, “Geniş emekçi kesimleri salgının pençesinde yaşamaya mecbur bırakmıştır. Eğitimde ise alınmayan önlemler nedeniyle var olan eşitsizlikler artmış, sendikamız yüz yüze eğitim için alınması gerekli tedbirleri ısrarla belirtmesine rağmen,siyasal iktidar ve bakanlık tarafından dikkate alınmamıştır. Alınmayan önlemlere rağmen, ilk olarak 15 Şubat’ta köy okullarında, daha sonra 2 Mart’ta diğer bütün bölgelerde başlayan yüz yüze eğitimin çok riskli bir sürece dönüşmesine yol açmıştır. Bu süre zarfında 17 eğitim emekçisi arkadaşımız hayatını kaybetmiştir” dedi.

UZAKTAN VE YÜZ YÜZE EĞİTİM SÜRECİ BİR KAOSA DÖNÜŞTÜ
Uzaktan ve yüz eğitim süreçlerinin tam bir kaosa dönüştüğünü aktaran Gezici, “Artan vaka sayılarına, yaşanan ölümlere rağmen alınmayan önlemlere artık yeter, diyoruz. İktidar, salgın yönetiminde geniş emekçi kesimleri ölüme terk etmek dışında bir seçenek sunmamıştır. Pandeminin yönetilmesi sürecinde bütün toplum kesimleri mağdur edilmiş, eğitim sürecinden yararlanmak isteyenler, hizmet üreten, biz eğitim emekçileri, yok sayılmıştır. Uzaktan ve yüz yüze eğitim süreçleri tam bir kaosa dönüşmüştür. Uzaktan eğitimin yüz yüze eğitimin yerini tutmayacağı tarafımızca çokça belirtilmiş olmasına rağmen, bakanlık uzaktan eğitimin salgın sonrası devam edecek bir uygulama olacağını şimdiden dillendirmektedir” diye konuştu.

OTORİTER VE ANTİ-DEMOKRATİK BİR SÜREÇ İŞLETİLİYOR
Uzaktan eğitimin yaşanan eşitsizlikleri derinleştirdiği ve okulların kapalı kalma süresinin uzamasının okul terki başta olmak üzere çeşitli sorunlara neden olduğunu vurgulayan Gezici, “Eğitim Sen olarak yüz yüze eğitimin yaşamsal olduğunu ifade etmeye, gerek şartların oluşturulması için mücadelemize devam edeceğiz. Pandemi sürecinde eğitim politikalarını doğru yürütebilmek için demokratik mekanizmalar oluşturmak yerine, otoriter ve anti-demokratik bir süreç işletilerek, sürekli kararlar değiştirilerek, eğitim süreci içinden çıkılmaz bir hale sürüklenmiştir. Aşı ve diğer tüm tedbirler alınarak yüz yüze eğitime başlanmasına, tedbirler alındıkça hangi kademeler de başlanması gerektiğine, sınavların iptaline, sağlıklı ulaşımın sağlanmasına dair yapılan önerilerin hiçbiri, iktidarın ve bakanlığın gündemine girmemiştir” ifadelerini kullandı.

EĞİTİM-ÖĞRETİM ORTAMLARI SAĞLIKLI VE GÜVENLİ OLMALI
AKP iktidarının koronavirüs sürecinde ülkede en küçük demokratik hak arama ve basın açıklaması yapmanın önüne sürekli engel çıkardığının altını çizen Gezici, “Pandemiyi kendileri için ayrıcalıklı hale getirirken, önlemler hiçe sayılmış,  kendileri dışındaki tüm kesimlere baskı aracı olarak kullanmayı adeta görev saymıştır. Pandeminin geniş toplum kesimlerinin hak arama mücadelesine engel oluşturma çabalarına teslim olmayacağımızı bir kez daha hatırlatmak isteriz. Yüz yüze eğitimin nitelikli bir şekilde yürütülebilmesi için eğitim emekçileri, öğrenciler ve veliler açısından eğitim-öğretim ortamlarının sağlıklı ve güvenli olması gerekmektedir. Bu güven duygusu onların eğitim ortamlarındaki psikolojik ve duygusal yeterlilikleri için önemlidir” şeklinde konuştu.

YANLIŞ SAĞLIK POLİTİKALARI ‘SOSYAL CİNAYET’ OLARAK DEĞERLENDİRİLECEKTİR!
Toplum sağlığını tehlike altında olduğunu ifade eden Gezici, “Sağlık örgütleri ve bilim insanları, sağlık hizmetleri, belediye temizlik hizmetleri ve gıda satışı dışında, gelir güvenceli 28 günlük kapanmayı önermektedir. Her şey yolundaymış gibi hareket eden MEB’in yüz yüze eğitimin sağlıklı ve güvenli şekilde devamını sağlayacak iradesinin olmadığı açıkça ortaya çıkmıştır. Eğitim emekçilerinin aşıları yapılmadan futbolcuların aşıda öncelikli olması meseleye yaklaşımın özetidir. Bugün pandeminin bu noktaya gelmesinde payı olan herkes bulunduğu koltuktan istifa etmelidir. Yüz yüze eğitimin bakanlığın belirttiği %80 katılımla devam etmediği tarafımızca bilinmektedir. Siyasal iktidar ve bakanlık, sıralayacağımız tedbirler hayata geçirmedikçe çocuklarımızın eğitim hakkını gasp etmeye, toplum sağlığında telafisi olmayan yanlış sağlık politikasında ısrar,tarafımızca sosyal cinayet olarak değerlendirilecektir” diye konuşarak yüz yüze eğitim için taleplerini sıraladı:

“Salgının geldiği boyut yönetilemez haldedir. Salgının kontrol altına almak için sosyal destekli kapanma, kademeli açılma,tam bir izolasyon  ve rutin test hayata geçirilmelidir.

Salgın kontrol altına alındıktan sonra okulların yüz yüze eğitime hazır hale getirilmesi için derslik sayısı arttırılmalı ve eğitime ulaşım imkanları sunulmalıdır.

Eğitime ek bütçe oluşturulmalı, sağlıklı ve güvenli bir eğitim için ihtiyaç duyulan öğretmen, temizlikve sağlık personelleri kadrolu olarak atamaları yapılmalıdır.

Kalabalık okullarda, öğretmenler odası sayısının artırılması, öğrenci ve öğretmen tuvalet sayılarının artırılması için çalışma yapılmalıdır.

Sağlıklı bir eğitim süreci için pandeminin seyrine göre okullar ilk açılan yerler olmalı en son kapatılması gereken yerler olarak planlanmalıdır.

Yüz yüze eğitim için eğitim emekçileri hızlıca iki doz aşılanmalı, düzenli aralıklarla test yapılmalıdır.

Eğitim hizmetlerinin tam olarak sürdürülebilir olması için, bileşenler karar süreçlerine dahil edilmeli, sendika ve meslek odaları temsilcilerin olması sağlanmalıdır. Şeffaf bir süreç işletilmelidir.

Eğitim Sen olarak eğitim sürecinde eğitim emekçilerinin, öğrencilerimizin ve velilerimizin güven duygusu içinde yaşamını sürdürmeleri, yüz yüze eğitime devam edebilmeleri, aşı ve diğer tüm tedbirlerin bir an önce hayata geçirilmesi için sağlıklı ve güvenli bir eğitim ortamı için mücadele etmeye devam edeceğiz.”

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner122

GEZİCİ'DEN MEB'E TEPKİ:"SINAVLAR...
Sınavla öğrenci alacak okullar için belirlenen toplam 174 bin 160 kontenjanın yüzde 40’ını imam hatip...

Haberi Oku