BOMBA PATLAR MI?
 Saat 07.15 suları...

-Bomba atarlar mı sence?

-Yok, be, ne bombası! Abartma. Hadi geç kalmayalım otobüse.

Otobüse geç kalmıyoruz, biniyoruz.

Şarkılarla, türkülerle, marşlarla Ankara'ya doğru gidiyoruz. Hayallerimiz var. Gider gitmez halaya gireceğiz, ardından kortej, ardından miting ve mitingden sonra da hep beraber Madımak filmine gideceğiz.

Madımak'a gitmek isterken Madımak'ı yaşattılar!

Otobüsteyiz ve “Türküler Yanmaz'ı” söylerken bir arkadaş birden bağırıyor "Bomba patlamış" diye. Hepimiz telefonlara sarılıyoruz. On beş dakika geçmeden sosyal medyada yazmaya başlıyorlar: Ankara'da bomba patlamış! E bizim orada arkadaşlarımız, yoldaşlarımız var! E orada onca "insan" var! Arıyoruz arkadaşları, telefonlar kapalı, ulaşamıyoruz. İnanamıyoruz, büyüklüğünü hayal edemiyoruz. "Ses bombası olmalı" diyoruz.

Ve yaklaşık 5 dk sonra inmemiz gereken yere geliyoruz, iniyoruz. Ambulanslar geçiyor, bir süre sonra itfaiye... Etrafa şaşkınca bakarken bir Kürt annesi görüyorum. Oğluyla patlamayı görmüş, üzerlerine et parçaları yağmış... Ağıtlar yakıyor: "Biz barış istiyoruz, biz kavga istemiyoruz, biz ölüm istemiyoruz! Devlet bizi daha ne kadar öldürecek! Yeter artık, yeter! Edi bese!"

Elini, yüzünü yıkıyoruz, seviyor bizi.

"Size bir şey olmasın, yazık değil mi? Hepimiz benim evlatlarımsınız" diyor. Beyaz başörtüsünün arkası kan içinde. Etrafa bakınıyorum birkaç insan üzerlerinde çamurla önümden geçiyor. Bir adam gelip önümde birileriyle konuşuyor, dikkat ediyorum üzerindekiler çamur değil, insan eti! Kan yok, et parçaları var!

Dayanamıyorum, hiçbir şey hissedemiyorum. Yakınlardan TV sesi geliyor: Hakkari otobüsünden. Hakkari otobüsünün önünde Tekirdağ otobüsü, onun önünde Bolu otobüsü. Hakkari, Tekirdağ ve Bolu Ankara'da. "Barış" demek için. Ama insanlar kan içinde.

Haber geliyor "Birleşik Haziran Hareketi AKM'de toplanacak" diye. Aklıma ilk gelen 5. bombanın orada patlayacağı oluyor. Evet, 5 çünkü 3. ve 4. bomba patladı haberleri geliyor bize. AKM'ye doğru gidiyoruz. Bir güvenlik görevlisi bize yanlış yol gösteriyor ve on dakikalarca AKM'yi arıyoruz. Ararken bir haber geliyor: AKM'ye gitmeyin bomba ihbarı var. Bizde bombanın patladığı alana doğru gidiyoruz. Yolda bir polis grubunun yanından geçerken bir kısmı bize bakıp gülüyor, bir kısmı da silahlarının emniyetini açıyorlar. Gidiyoruz. Alana çıkan caddeyi trafik polisi aracını yola park ederek kapatmış. Ambulanslar kaldırımın üzerinden zor geçiyor. Hâlâ her yerden bomba ihbarları gelmesine rağmen Ankara'ya gelirken olduğu gibi Ankara'da da arama yapılmıyor. Elimizi kolumuzu sallayarak sokuluyoruz alana. Sonrası... Sonrasında yapılacak hiçbir şey yok. Zaten alana sokulmadık ve otobüse doğru yürümeye başladık. Kürt anneleri çimlere yığılmış ağıtlar yakıyor. Bağıran, şoka girmiş insanlar ve isyan edenler... Dehşet! Hayatımda yaşadığım en berbat gün. Yaşamak istemediğim gün...

Ve gelelim yaşadıklarımızın ötesine... Birkaç kendini bilmez gülerek basın açıklaması yaptığında "Güvenlik zafiyeti yok" demiş. Alın size zafiyet:

-Ne Ankara'ya giderken ne de Ankara'da arama hiç yapılmıyor.

-Bir polis bomba patlamadan önce bombanın patladığı yere doğru giderken arkadaşları bağırıp geri çağırıyor.

-Bomba patladığında polis akıllıca(!) davranarak yaralıların üzerine gaz bombaları atıyor, yaralılara bakmaya çalışanları gözaltına alıyor ve meydana çıkan sokakları ambulans geçişte zorlansın diye araçlarıyla yolu kapatıyorlar.

Beyazıt Katliamı'na, Suruç ve Diyarbakır Katliamı'na ne kadar benziyor değil mi? Hep kitaplardan okuduğumuz, belgesel ve filmlerini izlediğimiz katliamların belki de en büyüğünü yaşıyoruz.

Şimdi sosyal medyada insanlar toplanmış "Terörü lanetliyoruz" diyor. E bizim on yıllardır söylediğimiz de bu ya: Asıl terörist devlettir. Onca katliam sonucu bu bariz ortadadır.

Eğer toplam 15 dakikalık o iki molayı vermeseydik bizde bomba patladığı sırada o meydanda olacaktık. Ve hayallerimizde ki gibi ilk halaya gireceğimiz için yüksek ihtimal şu an ya morgda ya da hastanede olacaktık. Bizi kurtaran o iki molaydı,

Peki, orada ölenlerin suçu neydi? Birilerinin rant ve taht aşkına kurban gidecek kadar ucuz muydu canlar!

Edi bese!

Yeter artık!

Edi bese!

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner122

ENFLASYON AĞUSTOS'TA YILLIK 19,25'E...
Enflasyon ağustosta aylık yüzde 1,12 olurken, yıllık yüzde 19.25 olarak gerçekleşti.

Haberi Oku