HAYATIMIZ BİTTİ!

Mart ayından bu yana süren Koronavirüs salgını pek çok ailenin hayatını doğrudan etkiledi.

Yaşanan ölümler, salgının yayılma endişesi ile halk arasında başlayan panik ve bunun gibi pek çok akla gelen ya da gelmeyen endişeler insanların yaşamını alt üst etti.

Ticari yaşam küçük esnaflar başta olmak üzere çok olumsuz etkilendi. Örneğin kahveci esnafının hayat standartları tamamen düştü.

Bir araştırmaya göre ülkemizde 700 bin kahvehane var.

Bu sayının fazla olup olmadığı ayrı bir tartışma konusu olmakla birlikte, ülkenin bir gerçeği.

Bu da demektir ki yaklaşık 3 milyon kişinin yaşamları kahvehane gelirlerine bağlı.

Ancak salgın süresince kahvehanelerin birçoğu kapandı veya kapanma sürecinde.

Şehrimizde de bu süreçten birebir etkilenenlerin başında kahvehaneler gelmekte.

 

İŞTE ONLARDAN BİRİ

Aktaş Mahallesinde bir kahveci,

Sunay Geylan, aslen Kıbrıscıklı.

Yıllar önce Bolu AİBÜ Biyoloji bölümünü derece ile bitirmiş.

Ancak KPSS’ye takılmış, bir yere atama olanağı olmadığını görünce Aktaş Mahallesinde kahvecilik yapmaya başlamış.

İsteyerek yaptığı iş değil, ama yaşam koşulları kendisini bu yola sürüklemiş.

“İyi kötü salgına kadar karnımızı doyurduk.

Ama salgın bizi çok kötü vurdu.

Günde 150-200 bardak çay satarken bu rakam 30’a kadar düştü.

Bu Nisan ayından bu yana devam ediyor.

Oyun oynatmamız yasak.

30 bardak çay ile ne eve ekmek götürebildik, ne kiramızı ödeyemedik,

Ne de elektrik ve ısınma giderlerini…

Bırakın bunları ödemeyi kırılan bardağın bile yerine yenisini koyamadık.

Devlet yardım edecek dediler, bir an umutlandık.

Halk Bankası esnafa can suyu kredisi verecek dediler,

İyi bari dedik.

Aklınıza gelen her yere müracaat ettik, ESKOP; Halk Bankası, Kahveciler Odası, hatta belediye…

Bir kuruş bile yardım, can suyu gelmedi, yok.

Mesleğimiz bu direnelim dedik, eski günler gelir, biriken borçları öderiz dedik.

Eş dost akrabadan borçlar aldım, elektrik, birkaç ay kira vs. ödemeye başladım.

O da tükendi.

Bırakın devletin yardım etmesini gün aşırı polis, zabıta baskına gelmeye başladı.

Ne o kâğıt oynatıyormuş muyum?

Polis baskısında günlük 30 çay da yarıya düştü.

Çare yok.

Çareyi dükkanı kapatmakta buldum.

Devren kiralık dedim, belki masa, sandalye, çay ocağı üç beş kuruş para eder diye.

Köye döndüm.

Köydeyim şimdi.

Topraklarımız kıraç, bir ürün üretme olanağım da yok.

Neticeyi mi soruyorsunuz kardeşim.

Hayatımız bitti kardeşim, hayatımız…."

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner124
banner122

'KANLICA MANTARI' TESCİLLENDİ
Bolu’da oldukça yaygın olan Bolu Kanlıca Mantarı, coğrafi işaret alarak tescillendi.

Haberi Oku