IRA, ETA,EZLN, FARC-2; TAMİL
 Bu yazı dizisinin ilk bölümünde İngiltere/Kuzey İrlanda/İRA ve İspanya/ Bask/ETA barış süreçlerini gelinen noktayı açıklamıştık.

Merkezi hükümetlerle, ayrılıkçı örgütler arasındaki barış, uzlaşma sürecinin öyle böyle bir süreç olmadığını, kararlılık gerektirdiğini, kamuoyu desteği gerektirdiğini, müzakereler başladıktan sonra kesintiye uğrama hallerinde savaşın daha şiddetlendiğinin altını çizmiştik.

Sanki Türkiye’de olanda bu…

Cumhurbaşkanı Balıkesir konuşmasında müzakere masasını devirdi.

15 Mart 2015 tarihinde Balıkesir konuşmasında "Kardeşim ne Kürt sorunu? Artık böyle bir şey yok. Kardeşim neyin eksik senin?dedi.

Olanlar oldu.

Ve ateşkes süreci resmen bitti.

Suruç katliamı ateşkes sürecini bitiren başka bir milat oldu.

Silahlar patlamaya başladı hem de öncekileri gölgede bırakan bir şekilde.

Kıyasıya bir savaş başladı.

Artarak ta devam ediyor, edeceğe de benziyor.

Ta ki yeni bir müzakere masası kurulana kadar, bu kez masanın etrafında kimler olacak bilmiyoruz, tahminler yürütebiliriz ancak.

 

Ama yazımızın konusu bu değil.

Konumuz dünyada merkezi hükümetler ile ayrılıkçı gerilla örgütleri arasında süreç hangi aşamalardan geçiyor ya da geçemiyor.

Bunları tartışmak, araştırmak…

 

Şimdi isterseniz,

Sri Lanka’dan devam edelim.

Sri Lanka, Hindistan’ın güneyinde bir ada devleti.

1948 yılında bağımsızlığına kavuşmuş, 21 milyonluk bir nüfusu var.

Sri Lanka nüfusu

% 74 Sinhalalar ‘Kurucu unsur’ ‘ Dilleri Sinhala ve adada resmi dil’ ‘Dini Budist”

% 18 Tamiller  ‘Dilleri Tamilce’ ‘Dini karışık Hindu dinleri’

% 7 Moorlar ‘Dinleri Müslüman’

% 1 Diğer

Sinhalalar kuruluştan bu yana azınlık haklarını ihlal ederek Tamilleri dışladılar.

Hatta Seylan olan ülke adını Sri Lanka olarak değiştirdiler ve devletin din olarak Budist olduğunu iddia ettiler.

Bu iki karar adada ayrılıkları körükledi.

Devletin ayrımcı tutumu adanın kuzey doğusunda yaşayan halk, Tamilleri arayışa itti.

Özellikle gençler Sri-Lanka’dan ayrılmayı önerdiler ve 1975 yılında “Yeni Tamil Kaplanları” adı altında örgütlendiler.

Suikastlar ve çatışmalar başladı.

1983 yılında 13 Sri-Lanka askeri Tamil tarafından öldürüldü.

Başkentte Sinhalalar ayaklandı, 2 bin Tamil öldürüldü.

Ayrışma hızlanmış, Tamiller 15 bin gerillaya ulaşmış “Deniz Kaplanları” örgütü Sri-Lanka deniz kuvvetlerinin 1/3 ünü yok etmişti.

Tamil dünyanın her tarafında diasporasını oluşturmuş, artık dünyanın en etkili gerilla örgütü olarak kabul ediliyordu.

1995 yılında Sri-Lanka Cumhurbaşkanı en kapsamlı barış önerisini gündeme getirdi.

1-Tamillere özerklik

2_Sri-Lanka federal devlete dönüşecek.

3-Kuzey eyaletlerinin sekizinin idaresi Tamillere verilecekti

Parlamentoda muhalefet plana şiddetle karşı çıktı ve plan yasalaşmadı.

Çatışmalar hız kesmedi.

Akıllara durgunluk veren çatışmalar, suikastlar yaşanmaya başladı.

Ancak ABD ve AB bu arada Tamil kaplanlarını terör örgütü olarak ilan etti.

Bunun kendi aleyhlerine olacağını fark eden Tamiller tek taraflı ateşkes ilan ettiler. Bağımsız Tamil Devleti yerine özerkliğin yeterli olacağını söylemeye başladılar.

2001 yılındaki genel seçimde Başbakan olan Singhe Tamil sorununu görüşmeler ile çözeceğini vaat etti.

İktidara gelince de Tamil kaplanları ile görüşmeye başladı.

Federal devlette mutabakat sağlandı, Tamillere özerklik verildi karşılıklı tutsak değişimi yapıldı. Tamil bölgesine hükümetin ambargosu kalktı.

Fakat Cumhurbaşkanı planın revize edilmesini istedi. Cumhurbaşkanı Tamil Kaplanlarının ateşkes öncesi silah bırakmasını istiyordu.

Bu Norveç’te yürütülen barış görüşmelerini etkiledi, Norveç süreçten çekildiğini açıkladı.

2008 yılında ise yeni Sri Lanka hükümeti bütün ateşkes çağrılarını ret etti.

Ve savaş çok şiddetli bir şekilde yeniden başladı.

Bu kez Sri Lanka ordusu topyekün bir şekilde Tamil Kamplarına yöneldi.

İlk kez Tamil askeri olarak yenilgiye uğratıldı.

26 yıllık savaş Sri Lanka lehine sonuçlandı.

Hükümet son Tamil gerillasına kadar yok etme operasyonunu 2009 yılında sonuçlandırdı.

Bunun öncesinde Tamil Kurtuluş Kaplanları arasındaki bir ayrılıkta örgütü zayıflattı.

Topyekûn imha Tamil liderinin askeri harekâtta öldürülmesi ile sonuçlandı.

“Tamil Kaplanları Modeli” dünyada ayrılıkçı hareketleri askeri yönden bitirilebileceği konusunda ki eğilimleri güçlendirdi.

Bugün itibari ile Sri Lanka ülkesinde Tamil Kurtuluş Kaplanları örgütü yok, sempatizanları ve onlara umut besleyen Tamil halkı ise varlığını sürdürüyor.

Sri Lanka’nın Tamil sorununda her şey eskiye göre daha kötü.

Çünkü askeri başarıdan sonra Sri Lanka merkezi hükümeti Tamil halkının hiçbir talebine olumlu yanıt vermiyor.

Savaş her iki taraf dan 70 bin cana mal oldu. 100 bin de yaralı verildi.

 

Evet, Tamil Kaplanları ve Sri Lanka merkezi hükümeti arasında ki savaşın satır başları böyle.

Dediğim gibi, Tamil Kaplanları Sri Lanka merkezi hükümetinin askeri harekâtı ile son gerillasına kadar yok edildiler.

Ama Tamil sorunu bütün yakıcılığı ile varlığını sürdürmeye devam ediyor.

Unutulmasın ki Sri Lanka bir ada ülkesi, stratejik ve askeri açıdan sonuç alabilmek bu açıdan olanaklı ama yinede savaş 26 yıl sürmüş ve 70 bin cana mal olmuş.

 

 *Meksika EZLN ve Kolombiya FARC üçüncü bölümde vereceğiz

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner115

NE DEDİ?

Haberi Oku