FLAŞ HABER
KATIRCI HANI'NIN SON HANCISI VE İKİ YOLCUSU

I.BÖLÜM

BOLU KATIRCI HANI’NIN KISA TARİHÇESİ

Ulaştırma, ticari taşımacılık¸ askeri ve sivil nakliyat, postacılık vb. faaliyetlerin; at, deve, katır, eşek vb. hayvanlarla yapıldığı dönemlerde, yol güzergâhlarında inşa edilmiş konaklama mekânlarına (menzilhane) han, kervansaray gibi adlar verilmiştir.  Kervansaraylar, uzun mesafeli yolculuklarda, genellikle ıssız yerlerde kurulan konaklama yapılarıdır.  Han ise genellikle menzil noktalarındaki meskûn mahallerde ve şehir merkezlerinde inşa edilen konaklama yapılarıdır*(1).

Geçmişten günümüze Bolu; Anadolu’nun doğusu ile batısını birbirine bağlayan ve Anadolu’nun güneyinden Batı Karadeniz limanlarına doğru uzanan yolların kavşağında yer alan önemli bir yerleşim merkezi olmuştur. Bu nedenle de Bolu, konaklama mekânları (menzilhaneler), hanlar açısından zengin bir “geçiş bölgesi” özelliği göstermektedir. Kastamonu Vilayeti Salnameleri’nde;  1306 (1889) ve 1310 (1893) tarihleri itibarıyla, Bolu şehir merkezinde 35 adet han, 1317 (1900) ve 1321 (1905) tarihlerinde de 37 adet han olduğu bilgisi yer almaktadır*(2)

Bolu şehir merkezinde yakın dönemlere değin;  gerek uzak mesafelerden gelen yolcuların ve gerekse yakın çevre yerleşimlerinden gelen yolcuların konakladığı hanların, genellikle, Hisar Tepesi ve Hıdırlık Tepesi (Fırka Tepesi) çevresinde toplandığı görülüyor. 20. yüzyılın ilk yarısında, bu mahalde; “Aşağı Taşhan, Yukarı Taşhan, Katırcı Hanı, Deveciler Hanı, Nuhoğlu Hanı, Fil Hanı, Eski Han, Ak Hoca’nın Hanı, Yeni Han, Şeremet Hanı, Hakkı Dayı’nın Hanı, Çeleliler Hanı, Kara Şükrü’nün Hanı, Çukur Han, Süreyya Hocanın Hanı, Kavasların Kaymakam Nurettin Bey’in Hanı ” gibi adlarla anılan hanların varlığı biliniyor*(3).Ne yazık ki bu hanlardan günümüze az sayıda örnek ulaşabildi.


Fotoğraf 1: 11 Ekim 2019. Bolu - İhsaniye Mahallesi’nden Gölyüzü Mahallesi’ne uzanan Şehit Kani Caddesi üzerinde bulunan Katırcı Hanı’ndan bir görünüm.

 

1921 yılının Ocak ayı başında, İtilaf Devletleri jandarmalarının ve işbirlikçi Damat Ferit Hükümeti polislerinin takibinden kurtulmak için işgal altındaki İstanbul’dan Anadolu’ya kaçan iki genç şair, Ankara’da TBMM Hükümeti tarafından, Bolu Sultani Mektebi’ne öğretmen olarak tayin edilirler. Hisar Tepesi’nde bulunan Sultani Mektebi’ne Türkçe ve Fransızca dersleri öğretmeni olarak tayin edilen ve her ikisi de 19 yaşlarında olan bu iki genç şair,yaya olarak yaptıkları, İnebolu’dan Bolu’ya uzanan zahmetli bir kış yolculuğu sonrasında, 1921 yılının Mart ayı başlarında Bolu’ya ulaşırlar. Bolu’da konakladıkları ilk mekan,  Hisar Tepesi’nin kuzey eteklerindeki Katırcı Hanı’dır. Sultani Mektebi’nde göreve başlayan bu iki genç öğretmen,ilerleyen yıllarda, yazdıkları kitaplarda, yaptıkları söyleşilerde; Bolu’da Katırcı Hanı’ndaki, Sultani Mektebi’ndeki yaşanmışlıklarından geniş bir şekilde bahsederler. Milli Mücadele günlerinde, işgal altındaki İstanbul’dan Anadolu’ya geçen ve Ankara Hükümeti tarafından Bolu Sultani Mektebi’ne öğretmen olarak tayin edilen bu iki genç şair; Nazım Hikmet ve Vâlâ Nurettin’dir*(4).

Bolu İl Kültür Müdürlüğü’nün, “Bolu Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Envanteri-2011”kayıtlarına göre, Bolu şehir merkezindeki Tescilli Hanlar;“Büyük Cami Mahallesi’ndeki Yukarı Taşhan, Aşağı Taşhan, Semerkant Mahallesi’ndeki Deveci Hanı, Gölyüzü Mahallesi’ndeki Eski Han (Katırcı Hanı)”  olarak belirtiliyor. 19. yüzyılın ilk yarısına tarihlendirilen ve günümüze kadar ayakta kalmayı başaran “Eski Han-Katırcı Hanı”, Bolu İl Kültür Müdürlüğü Envanter kayıtlarında “Eski Han”, yöre halkı arasında da “Eski Han, Katırcı Hanı, Hakkı Dayı’nın Hanı” gibi adlarla biliniyor. Orijinal halinde üç katlı olan Katırcı Hanı’nın, 1944 Bolu-Gerede depreminde hasar gördüğü, bu nedenle üçüncü katının kaldırıldığı, yapının ahşap bir çatı ile örtüldüğü, ilgili envanter kayıtlarında belirtilmektedir*(5).

Osmanlı’nın son dönemi ve Cumhuriyet’in ilk yıllarına ait, eski Türkçe yazı ile hazırlanmış bir tapu belgesindeki bilgiler ışığında,  Katırcı Hanı’nın mülkiyetinin;Ağalar Köyü’nden Hüseyin Halit Bey ve Emine Saadet (Gökçesu) Hanıma ait olduğu biliniyor. 1937 yılında hanın mülkiyetinin el değiştirdiği, 1942 yılına ait Kadastro Kayıtlarında da hanın mülkiyetinin; Mehmet kızı Münevver, Hayriye, Fahri kızı Muammer ve Ahmet kızı Rahime hanımların üzerine kayıtlı olduğu görülüyor*(6).

Fotoğraf 2: 20. yüzyılın ilk yarısında Bolu Katırcı Hanı ve Arnavut kaldırımlarıyla döşenmiş Şehit Kâni Caddesi'nden bir görünüm. (Eski Bolu Fot. Grb.)
 

1940-50 yıllarında Katırcı Hanı’nın işletmeciliğini yapan Hakkı Bey (Topal Hakkı adıyla anılıyor), aynı zamanda katırlarıyla nakliye işleri yapan bir mekkâreci. Mekkârecilikten kazandıklarıyla, ilerleyen yıllarda bu hanı satın almış. Yaşlılık döneminde de hanın işletmeciliğini damadı İsmail Özdilek’e devretmiş. Katırcı Hanı’nın son hancısı olan İsmail Özdilek ile 16 Eylül 2011 tarihinde tanışmıştık. Ailenin üyesi ve aynı zamanda mahallenin muhtarı olan Sayın Mustafa Özdemir bizi Katırcı Hanı’nın son hancısı İsmail Özdilek ile tanıştırmıştı. Sayın Süha Alpaslan’la birlikte ziyaretine gittiğimiz Katırcı Hanı’nın son hancısı İsmail amcanın evinde, misafirperverlikle karşılanmış ve kendisiyle bir söyleşi yapmıştık. Nazım ve Vâlâ Nurettin’in, Katırcı Hanı’nda konakladıkları 1337 (1921) yılında doğmuş olanhanın son hancısı İsmail Özdilek, yaşının getirdiği rahatsızlıklara rağmen hoş sohbetiyle, bize hancılık günlerine ait yaşanmışlıklarını anlatmıştı*(7).

İsmail Özdilek’in anlattıklarında özetle şu ifadelere yer verilmişti:

“... Tevellütüm 1337 (1921). Adım İsmail Özdilek. Şu karşıda gördüğünüz Katırcı Hanı’nı 45-50 sene boyunca ben işlettim. O zamanlar bu Hisar Tepesi’nin etrafında 7-8 tane han vardı. Şimdi iki tane kaldı (Taş Han ve Katırcı Hanı). Amma onlar da artık han değil. Bu günlerde artık ne han kaldı ne de hancı!

Benim zamanımda, uzak yerlerden gelen yolcuların, hatırlı misafirlerin tercih ettiği iki han vardı. Birisi Taş Han, birisi de Katırcı Hanı’ydı. Gerede, Çağa tarafının insanlarının geldiği han başka, Çele, Sazakiçi köylerinin geldiği han başkaydı. Kızık, Seben tarafı ayrı, Düzce tarafı ayrı ayrı hanlara gelir, müşteri olurdu. Şu arka sokakta Ak Hoca’nın hanı vardı. Daha evvelinde Aşağı Çarşı’da da hanlar vardı.  Bilhassa Bolu Panayırı sırasında bir de Bolu pazarı (pazartesi) geceleri bizim handa hiç boş yerimiz kalmazdı.

… Katırcı Hanı’nı 10-15 sene evvel bıraktım. Alt katındaki kiracı bir iki dükkân da son zamanlarda kapandı. Şimdi han sahipsiz,  her yanı mezbelelik oldu... Çok hatıralarım vardır bu handa. Kış geceleri bütün yolcular koca sobanın başında toplanır, gece yarılarına kadar muhabbet edilirdi. Şimdi o muhabbetler de kalmadı. Ne yapalım, devir devran böyleymiş...

Fotoğraf 3: Katırcı Hanı’nın son hancısı İsmail Özdilek.

 

Katırcı Hanı’nın son hancısı rahmetli İsmail Özdilek’in sözleriyle “devir devran”, hanların yerini otellere bıraktığı bir döneme doğru evrilmiştir.  1946 yılında hazırlanan bir turizm envanterine göre, Bolu merkezinde bulunan han ve oteller hakkında şu bilgiler verilmektedir:

"… Bolu merkezindeki başlıca oteller: 16 yataklı Belediye Oteli, 25 yataklı Abant Oteli, 20 Yataklı Süreyya Oteli vd.  Bolu merkezindeki başlıca hanlar: Nuri Aka’nın sahibi olduğu 15 yataklı Çukurhan, Ahmet Bulut’un sahibi olduğu 5 yataklı Yenihan, yataksız Şeremet Hanı ve bunların dışındaki beş han...*(8)

Yıldırım Bayezit Camisi yanındaki Aşağı ve Yukarı Taşhan’dan sonra, döneminin önemli konaklama merkezlerinden birisi olan Katırcı Hanı, 1960’lı yıllardan sonra eski önemini yitirmeye başlamış, sadece bekar erkek müşterilerin, kırsaldan gelen işçilerin ve genç öğrencilerin konakladığı “hecegan” adı verilen hanlardan birisi olarak hizmet vermiştir. Katırcı Hanı, konaklama merkezi olarak işlevini yitirdiği son dönemlerinde de, zemin katında açılan işyerleri ile hizmet vermeye devam etmiştir.

Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından; 09. 01. 1990 tarih ve 1006 Sayılı Karar doğrultusunda tescil edilen Yukarı Taşhan, 09. 01. 1990 tarih ve 1006 Sayılı Karar ile tescil edilen Aşağı Taşhan, yakın tarihlerde kısmi (!) bir restorasyon geçirmiştir... 23. 09. 1996 tarih ve 4825 Sayılı Karar ile tescil edilen Semerkant Mahallesi sınırları içindeki Deveci Hanı ve 09. 09. 2009 tarih ve 4424 Sayılı Karar ile tescil edilen Gölyüzü Mahallesi’ndeki Eski Han (Katırcı Hanı) tarihi,kültürel ve mimari önemine uygun bir restorasyon ve yeniden işlevlendirilme sürecinde kültür yaşamımıza katılmayı beklemektedir...

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner124
banner122

22. SAYIMIZ ÇIKTI
Medya 14 Gazetesi'nin 22. sayısı çıktı. 22. sayımızda yaptığımız çağrımızı sizlerle paylaşıyoruz....

Haberi Oku