Neoliberalizmin Stratejisi:  Alan Daraltmak
 Sol kitleselleşemiyor. Doğrudur… Peki, solun kitleselleşmek gibi bir derdi var mı? Elhak kaçınılmaz. Hele şimdilerde bu olmadan hiçbir şey mümkün değil. Eskilerin deyimiyle “dar kadro  “demir çekirdek” ya da “Hücre tipi” ile bir şeylerin değişeceğine inanan varsa beri gelsin. Yani eğri oturalım doğru konuşalım.

Neden sol kitleselleşemiyor? Çok eskilere gitmeden algılayabiliriz. Sol sıçrama taşlarını teslim etmekte fevkalade mahir. Bunda yıldırma, eziyet ve işkence etme, daha masum her tür pentagon oyununun payı var mı? Var… Bu durumu anlamak için de büyük tarihçi olmaya gerek yok. Türkiye tarihinin kırılma noktalarına bakmak yeterli. 1800 lere  gitmeye gerek yok bence. Haydi, gelin yakın tarihten birkaç örnekle açıklayayım. Örneğin Mustafa Kemal meselesi.. Elbet her aklı başında solcu Hasan İzzettin Dinamo’nun  “Kutsal İsyan” ını okudu. Türkiye’de devrim derdine düşen gençlerden Doğan Avcıoğlu ya da Doktor’u (Hikmet Bey) okumayan var mıydı sizce? E bunca okunmuşluğa ne oldu?

İzah edeyim . Yayınlarda bahsi geçen solun sıçrama taşlarının  “tukaka” edilmesi sürecine aldanmışlıklar egemen oldu. Yani sadece başefendi aldatılmadı. Öyle bir aldatıldık ki 12 Eylül zindanlarında bizden eskilere Atatürk adı ile işkence yapıldıkça sol sıçrama noktalarından birini kaybediyordu. Zindanlara girip çıkanlar gördükleri işkencenin doğal sonucunda yanlış adresi hedef alıyorlardı.  Dolayısıyla bu noktada aydınlanma ve modernite bağlamında eksen  kayması yaşanıyor, zulmün mimarı pentagon flamalı Kenan  Evren Mustafa Kemal’in devamı olarak algılanıyor ve alan daralmaya başlıyordu.

Alan aslında daralmıyor “daraltılıyordu” Pentagon Türkiye de solun nitel ve nicel gelişiminde Kemalist aile çocuklarının başat rol üstlendiklerinin farkına varmıştı ve Kenan Evren gibi bir faşisti Mustafa Kemal’e mal ederek solun ahirdeki örgütlenme alanını ustaca daraltıyordu. Yıllar sonra içerden öfke ile çıkan adamlar kendilerine Atatürk ve şimdi kaybettiğimizi kabul ettiğimiz cumhuriyet üzerinden nasıl işkenceler yapıldığını anlatıyorlar ve biz de hak veriyorduk.

 

 

 

 

 

 

 

Kısacası ABD Mustafa Kemal yerine Kenan Evren’i koymayı başarmıştı ve biz de buna inanarak örgütlenme alanımızı daraltmıştık.

Solun bir kısmı 12 Eylül referandumunda “Yetmez ama evet”çi olarak  hem ağaç kütüğü haline dönmüş Kenan Evren’den intikam alacağını hem de kanayan Kürt sorununa çözüm bulacağını sanarak başka bir alan daraltmaya alet oluyordu.Bu alan daraltma meseleyi AKP gibi bir iktidara ihale etmekten öte bir şey değildi. Kokusu hemen çıktı.Sonra çözüm sürecinde alan daraltıldı ve bütün olarak ocu bucu olmayalım diyen insanlar depolitize oldular.

Mesela geçmişte bu memlekette  solun sıçrama noktalarından biri de antiemperyalizm olgusuydu. Altmışsekiz hareketi bunun üzerine inşa edildi. Slogan şuydu :Faşizme ve Emperyalizme karşı yaşasın tam bağımsız demokratik Türkiye” İmza : Tarihin gördüğü samimi örgütlerden biri ,DEV-GENÇ…Seksenlere kadar bu yapıdan ve TKP den türeyen kollar bu antiemperyalizm şiarını dillerinden düşürmediler. Geçmişi şaibeli bir kanat daha var Doğu Perinçek beyefendi. O da antiemperyalizm diyordu. Ustaca manevralarla alan bu sefer de Doğu Bey’e bırakıldı. Artık biz bu lafı telaffuz edecek olsak aynı safta yeraltcağız korkusuyla kaçınır olduk.Gene örgütlenme alanımız daraldı. Üzerine bir kitap yazılacak kadar bol örneğin olduğu bu konuyu bir köşe yazısına sığdırmak hayli zor ama içten içe ABD ye ve emperyalizme olan öfkesinden kuduran kaç eski tüfek “Adım Tayip Bey ile anılır” korkusu yaşayarak ABD  ve Trump’a neredeyse yeşil ışık yakacak bu da ayrı bir konu…Buyurun beyler inandığınız güzel dünya için örgütleyecek adamınız kaldıysa yapın devriminizi.Yalnız kimse bana başefendi antiemperyalist mavalı okumasın…

Kargalar güler.

 

 

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner123
banner122

ÖCALLAR PETROL FARKINI GÖSTERDİ

Haberi Oku