SEÇİM…

 21 Temmuz  2015  Tarihli  “Yazık” başlıklı  yazımın son bölümünden bir cümle: “…Anlaşılan o ki   ‘Erken Genel Seçim’ in o bölgede olağan şartlarda  yapılması birileri için risk arz ediyor…”

 

Bu yazıyı kaleme aldığımda yani  “Erken genel seçim” ifadesini kullandığımda halen koalisyon görüşmeleri hararetle sürmekte idi. Orta oyunu meşrepliğinde süren koalisyon arayışı bu yazıdan yaklaşık bir ay sonrasına kadar da devam etti. Ancak perşembenin gelişi çarşambadan belli olduğu için ön görülerim kehanet sayılmaz. Gerçi o tarihlerde operasyonlar henüz başlamamıştı. Ama “Suruç” olayı yaşanmıştı ve yazımdan fazla değil hemen iki gün sonra “IŞİD” operasyonu diye başlayan süreç şimdilerde iç savaşa dönüştü.

 

Erken genel seçime bir aydan az zaman kaldı ve bölgede de olağan seçim koşullarından söz etmek olanaksız. Üstüne bir de Rusya müdahalesi eklendi ki kadayıfın altı kızardı kızaracak.

 

Bundan sonra ne olacak? Bir satır yukarıda  “Erbakan Muhterem”in veciz lafını telaffuz ettik. Bir başka muhteremin lafı ile sürdürmeğe dilim hiç varmıyor ama anımsamakta yarar var.  “Birileri sahaya iner düdüğü çalar ve oyun biter”… Ecevit’in bu tarihi lafından hemen sonra 12 Eylül yaşanmıştı…

1 Kasım seçimlerinin sonucunda koalisyon arayışlarının devam edeceğini söylemek için  kahin olmaya gerek yok ve seçenekler arasında bugünkü durumla karşı karşıya kalma olasılığı da var. AKP’nin oy oranı düşüyor kuşkusuz. Ancak bu seçimlerde yüksek oydan ziyade milletvekili sayısını hedefledikleri dikkate alınmalı. Az farkla milletvekillikleri  kaçırdıkları bölgelerde seçmen sayısındaki artışlar işlerin nasıl yürüyeceği konusunda ipuçları veriyor.Muhalefetin ise bu durumun  farkındalığı konusunda endişelerim var ya da en azından ben denk gelmedim.Hemen herkes sandıkların taşınmasına odaklanmışken aslında kimi seçim bölgelerine bir iki günlüğüne seçmen taşınması durumu söz konusu gibime geliyor.

Tarih kimi zaman seçmene  hayati misyonlar yüklemiştir. Bu tür seçimlere benzer örneklerden birinde Almanya’da   seçmen  1930’larda Hitler’i iktidara getirmişti. Hitler’in iktidara gelişinin dünyaya maliyetinin ne olduğunu yazmaya gerek duymuyorum. Bugünkü konjonktürde de  Türkiye için en büyük tehlike savaştan, şiddetten ve kandan nemalanan bir iktidarın/koalisyonun  ülkenin başında kalmasıdır.Tarihin çöplüğü, uluslar arası sermayenin gaza getirmesiyle ülkelerini maceradan maceraya sürükleyen diktatör müsveddeleriyle doludur.Bu seçimde böyle bir   durum gerçekleşirse Merhum Ecevit’in dediği üzere birilerinin sahaya inmesine gerek yoktur zira şu anda olumsuz anlamıyla herkes sahadadır.Hepsi de ağızlarında düdükle beklemektedir.Çok zayıf bir ihtimal gibi gözükmekle birlikte 12 Eylül  tarzı oluşumlar da  buna dahil…

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner122

ENFLASYON AĞUSTOS'TA YILLIK 19,25'E...
Enflasyon ağustosta aylık yüzde 1,12 olurken, yıllık yüzde 19.25 olarak gerçekleşti.

Haberi Oku