SEÇİM'LER… SEÇİL'MELER..


Bir seçimi daha geride bırakmışken, beklediğimiz sonuç  çıkmadı diye küsmeyeceğiz elbet..

Aynı hataları yapmaktan vazgeçmeden farklı sonuç almayı ummak  nasıl bir delilikse artık!

Ne bekliyordu hayal kırıklığı yaşayanlar bilmem?  Ha 40, ha 49 fark eder mi?.. 

Yetersiz, kifayetsiz muhterislerden oluşan bir MUHALEFET’le buraya kadar..

Bu ülkenin aydın oranı % 25’i geçmiyor. Kalan % 75 e nasıl hitap edileceğini de en iyi AKP biliyor..

Şurası da bir gerçek ki; ellerinde tuttukları yazılı ve görsel  medya araçlarıyla ve devlet imkanlarını  kullanarak algı yönetimi ve propaganda araçlarıyla geniş kitleleri istedikleri yerde tutmayı başarıyorlar.

Kullandıkları matematik, millete hizmet etmekten ziyade  iktidarda kalma odaklı  ve sonuç da alıyorlar.

 

2015'te, bugünün teknolojisi, bilimi, kültürü, iletişim imkanlarına ve AKP’nin bunca yanlışına rağmen müthiş bir başarıdır, uzun vadeyi düşünemeyip günlük menfaatler için seçmeni  bu kadar kendinden geçirebilmek… Tebrik etmek lazım, vatana millete hayırlı olsun..

 

CHP ve MHP; iki ana muhalefet partisi, bir an önce liderlerini ve söylemlerini değiştirmek ve geliştirmek zorundalar.

Bu liderlerle ne yazık ki toplum bu partilere yeterli  ilgiyi göstermiyor. Siyasette taze kan, gençleşme ve yenileşme gerekiyor.

Türkiye’yi bu korkunç  gidişten kurtarmak isteyen partiler öncelikle kendi  içlerinde değişmeyi ve partilerini geliştirmeyi başarmalılar. 

Sonuç ne kadar rahatsız edici görünürse görünsün  “enseyi karatmayacağız” (J rahmetle Ç.altan) , çözülmeyeceğiz, pes etmeyeceğiz..

 

Çağdaş medeniyetler içerisinde layık olduğumuz yere ulaşmamızı isteyen herkes, Atatürk İlke ve Devrimleri ve Atatürk Milliyetçiliği çerçevesinde kendilerini, düşüncelerini, partilerini yeniden düzenlemek zorundadır.  Atatürk’ün yolunda olmak doğru, haklı ve çağdaş zemini korumaktır. Bu topraklarda  yaşayan herkesi  eşit, özgür, egemen, gururlu Türk Milleti yapmayı başaran büyük Önder’imizi  daha iyi anlamaya çalışmalı ve O’nun gösterdiği  yol ve ülküde birleşerek ortak akılla hareket etmeliyiz.…Taze kan, örgütlenme ve büyük bir sinerji  gerekiyor.

 

Çünkü biz ortaçağda değil, küresel  ekonominin  işlediği ülkelerin  bin tane ağla birbirine bağlandığı bir zaman diliminde yaşıyoruz. Bu çağda  insanların bir ülkenin vatandaşı  olmaları yetmiyor, dünya vatandaşı  olmaları gerekiyor.  Ülkeye ortaçağ  karanlığını reva gören, batıyı küçümseyen siyasiler çoluk çocuklarını  batı da okutmuyorlar mı?  Eğitim sistemimizde  çocuklarımıza dünya dili İngilizceyi öğretememişken, müfredata  Arapça sokan zihniyet bizi  nasıl geleceğe taşıyacak?

 

“Geçmişte eğitim özgürlüğü yoktu” diyerek, dini eğitim kurumlarının önünü alabildiğine açarak, diğerlerini hapishaneye çevirerek safi eğitimi dinselleştirerek mi  eğitim özgürlüğü sağlanacak?

AKP’ nin 13 yıllık iktidar döneminde milli eğitim politikası 12 kez değiştirilmiş. Bu; ülkeye ihanet değilse nedir?

 

İktidar bütün imkanlarıyla  “İMAM HATİP LİSESİ”  diyerek,  memleketi  imamla doldurmakta  ısrarcı madem;  muhalefet de tüm  gücüyle  “MESLEK LİSESİ-MEMLEKET MESELESİ “ diyerek haklı bir karşı hareket  başlatamaz mıydı? Mesela?   niye akıllarına gelmiyor?!

 

Bu ülkenin geleceğinden endişelenmek yersiz değil..  üniversite sayısını artırmakla övünüyorlar..  Türkiye’de üniversite mezunu oranı %11. Geri kalanın hiçbir becerisi yok. Meslek okuluna giden hem az, hem de eğitim vasat.. Maharet üniversite açmak değil, meslek okullarının niteliğini ve oraya giden öğrenci sayısını artırmak, özendirmek, teşvik etmek olmalıdır.

15-20 yıl sonra bugünkü mesleklerin % 65 i olmayacakmış.. 

 Bu ülkenin gençleri ne iş yapacak? Düşünen var mı?

 

Dünyanın her yerinde eğitimde bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik konuşuluyor.. Geleceğin meslekleri  hepsi  teknoloji temeline dayandırılıyor.  Gelişmek için insana lazım olan bilimdir.. DİN insanın özelidir, kalbinden Allah’a giden yoldur. Salt kendisiyle  ilgilidir.. Devlet müdahalesi gerekmez. Dayatma hiç gerekmez! Makul sayıda imam yetiştiren okullar da olsun..isteyen başını örtsün, isteyen neresini açarsa açsın.. Yeter ki  EĞİTİM’in  önünü  kimse kapatmasın!

Aksi halde bu gidişle dünya ile rekabet gücümüz sıfır olacak. Hiçbir uluslararası alanda rekabet edemeyeceğiz..  Karanlıktan aydınlığa çıkmak için dua yeterli olsaydı, 13 yıldır uçması lazımdı memleketin…

 

Sade bir vatandaş olarak “Eğitim” konusuna takığım. Düşüncelerimi paylaşmaya haftaya da devam edeceğim..

Selam ve sevgi  ile….

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner122

BAKANLIKTAN TAKSİ GENELGESİ
İçişleri Bakanlığı, 81 il valiliğine taksilerle ilgili genelge gönderdi. Genelgeye göre denetimler artırılacak.

Haberi Oku