SONBAHAR NEDEN HÜZÜNLÜ?

Sonbaharın içindeyiz. Kış kapıda. Günler kısaldı. İşten çıktığımızda gün bitmiş oluyor. Bu yazı da bitirdik. Uzun zorlu bir kış olacak gibi.

Bitirebilecek miyiz acaba?

Üzerimizde ağır bir yorgunluk, ne bulursak yiyor, yatıyoruz.

Uyumak yorgunluğu çözmüyor. Sabah yine yorgunuz. Akşam arkadaşlar yemeğe davet etti, bir bahane bulup atlatmak gerek. Bizi çeken hiçbir aktivite yok artık. Gün nasıl bitecek ki?

Sizi anlattığımı mı düşünüyorsunuz?

Öyleyse bir sorun var muhtemel. SAD olabilirsiniz. SAD ne?

Üzgünsünüz anlamında değil. Mevsimsel Affektif Bozukluk (SAD) anlamında. Sebep şu: Daha az gün ışığı melatonin hormon seviyesini etkiliyor ve duygusal durum birden bozuluyor. Güneşin gücü tartışmasız değil mi? Hastaların %70'i güneşi görünce ya da ışık tedavisi alınca düzeliyor.

İnsan beynini hasta eden en önemli şey süreklilik kazanan karanlık…

Kötülükle karanlığın eşleşmesi tesadüf değil.

 Karanlıktan aydınlıklara çıkmak ise yaşam enerjisini devamlı kılan belki de tek istek.

Aydınlığa inanın yeterli...

                                              ***

DEĞERLİ OLAN HAYATTIR

Yaşam kısa.

Hayat, bir pınarın yanı başında bir solukluk nefes kadar kısa.

Yaşam bedensel bir algı, doğmak ve ölmekten ibaret…

Hayatsa bedensel, ruhsal ve sosyal yaşamın tamamı…

 Su içmekten ibaret değil, su içerken tüm tabiatı hissetmek ve tam o noktada neden bulunduğumuzu analiz etmek, iç muhasebesini yapmak.

Yaşamı değerli kılan da bu…

İnsan ve toplum düşmanlığıyla kurgulanmış, açlığını bastırmak ve susuzluğunu gidermekle canlılığını sürdürmüş bir hayatı yaşasanız ne olacak yaşamasanız ne olacak.

Hayatı doğru algılayarak şekillendirdiyseniz uzun yaşamayı istersiniz eminim. Çalışmalar düzenli yürüyüşün yaşlanmayı geciktirici süreci hızlandırdığını ve yaşlanmış DNA'yı onardığını gösteriyor 
Hedef günlük 20 dk üzeri hızlı yürüyüş, hedefse günde 10000 adım. Hayatınıza fazladan 3-7 yıl zaman ekliyor. 
Değerli olan hayattır. Hayatı değerli kılansa sevgi...

***

GÜNEŞ OLMADAN YAŞAM OLMAZ

Güneş olmadan yaşam olmaz deriz.

 Doğrudur.

Güneşin yaşamsal fonksiyonlardaki önemi biliniyor mu?

Hiç zannetmiyorum.

En iyi bilinen fonksiyonu D vitamin senteziyle alakalı.

Fakat çok daha ötesi var. 
Kırmızı ışık, yaşlanmayla gelen göz dibi değişiklikleri, dizlerde osteoartroz, soğuk yanıkları, hipotroidizm, beyin hasarı sonrası algı bozuklukları, sellülüt, saç dökülmesi, ve fibromiyaljide etkin kullanılmakta.
Mavi ışığın ise akne, antibiyotiğe dirençli enfeksiyonlarda mükemmel sonuçları var.
Güneşin tam spektrum beyaz şığı ise kan akımını artırmakta antikor üretimini tetiklemekte ve vücuttaki inflamasyonu azaltmakta.

Gördüğünüz üzere hastalıkların sebepleri ve tedavisi doğada var. Güneş girmeyen eve doktor girer sözü asırlık tecrübelerin neticesi.

Ancak kadınlarımız güneşi görmüyorlar.

Örtülerin altında hastalıklı bir yaşama mahkûm edilmiş. Kim tarafından? ERKEKLER.

Ben Allah'ın kadınları örtünün altında, sağlıksız, ot gibi yaşamasını istediğini düşünmüyorum. Allah erkeklerin mutlu özgür ve sağlıklı kadınların mutsuz, hastalıklı olmasını istiyorsa evlatlarını birbirinden ayırıyor demektir ki bu da Allah kavramına terstir.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner115

NE DEDİ?

Haberi Oku