Suçlu Mülteciler mi?

Artık hayatımızın bir parçası haline geldi, Suriyeli Iraklı Arap mülteciler. Yaklaşık üç yıldan beri ülkemize akın akın geliyorlar. İlimizde bu mülteci akınına uğradı ve Suriye'den Irak'tan gelen halka ev sahipliği yapmaya başladı.


Fakat şehrimize yerleşen göçmenlere Bolu halkının olumlu yaklaştığını,  misafir perverliğini gösterdiğini söylemek zor.

Mültecilere karşı büyük bir önyargıdan da bahsedebiliriz. Tanımadığımız bilmediğimiz coğrafyalardan gelen insanlarla bir arada yaşamak ilk başta bir önyargı oluşturur ve bu önyargı da normal karşılanabilir.

Fakat ülkemize ve ilimize gelen mültecilerle bundan sonra bir arada yaşayacağımızı bilerek hareket etmek gerekir.

Bütün kötülüklerin sebebi mültecilermiş gibi davranmaktan artık vazgeçmemiz lazım. O insanlarda buralara keyiflerinden gelmediler. Buraya geliş nedenlerini, neleri arkalarında bıraktıklarını bilmeden çoğu zaman yargısız infaz yaparak konuşuyoruz.

Özellikle Bolu yerel basınının buna daha fazla dikkat etmesi gerekiyor. Mültecilerin içinde geçtiği haberler maalesef nefret diliyle yapılıyor.

Bu durumdan kimse de şikayetçi değil.  Yerel basında mültecilerle ilgili kimi haber başlıkları şöyle, "Iraklı sapık ",  "yettiler artık ", "Her yerde dileniyorlar".

Şunu açıkça söylemek gerekir ki bu dil gazetecilik dili değil, nefret ve kışkırtma dilidir. Bir gazetecinin bir haberi yazarken olayı nedenleriyle birlikte aktarması gerekir. Bizim yerel basınımız sadece dağın görünen yüzünü haber yapıyor.


Biraz dağın aşağılarına inelim Suriyeli ve Iraklı Araplar neden ülkelerinden kaçıyor. Ülkemize ve Avrupa ülkelerine neden geçmeye çalışıyor.

Çünkü ülkelerinde iç savaş yaşanıyor.

Çünkü ülkelerinde IŞİD gibi insanlık tarihinin daha önce görmediği kafa kesen, kadınları köle pazarında satan vahşi bir örgüt var.

Ortadoğu'da yerlerinden yurtlarından edilen milyonlarca insandan hiçbiri bu kirli savaşın sorumlusu değildir.

Savaşın sorumlusu merkez kapitalist ülkeler ve Esad'ı devirip Şam'da Emevi Camisinde namaz kılmayı hayal eden AKP iktidarıdır.

Esad'ı devirme pahasına Ortadoğu'da cihatçı örgütlere silah yardımı yapan, maddi ve manevi destekte bulunanlar kimlerdi hatırlayalım.

 Kısa bir zaman öncesine kadar IŞİD'e terör örgütü diyemeyen öfkeli çocuklar diyen derin stratejist Davutoğlu beyi hatırlayalım.

Şimdi bir kez daha düşünelim. Ucuz iş gücü olarak çalışmak zorunda kalan, dilenen, fuhuşa zorlanan mültecilerin suçu mu bu, yoksa bu ortamı yaratan egemenlerin mi suçu.

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner122

BAKANLIKTAN TAKSİ GENELGESİ
İçişleri Bakanlığı, 81 il valiliğine taksilerle ilgili genelge gönderdi. Genelgeye göre denetimler artırılacak.

Haberi Oku