'VAZGEÇİN ŞU EGONUZDAN” Buyurdu…

Seçim sonuçlandı, ardından dedi ki: “Herkes egosunu bir tarafa bırakmalı…” Şimdi liderler egolarından arınıp koalisyon kuracaklar.

Antalya’nın domatesinden üretilmiş konserve, yemeğe katılmaya hazırlandı. Biraz kurumuş ve bayatlamış da olsa Kayseri’nin pastırması yağlı kağıda sarıldı ısıtılmak üzere… Fakat Adana’nın karpuzu “Ben Diyarbakır’ın karpuzuyla aynı sofraya doğranmam”diyor şimdilik… Ben Diyarbakır karpuzunu tercih ederim o ayrı… Lakin hepsi egosundan arınacak… Zira böyle buyurdu…

Bu “ego” meselesi söz konusu olunca aklıma gelen bir tarihi olayı yazayım dedim.

Olay XIV. Yüzyılda İsviçre Halkı’nın Avusturya egemenliğine karşı ayaklandığı günlerde yaşanır. Avusturya’nın İsviçre Valisi Gessler adında ceberrut bir adamdır. Bu şahsiyet aynı zamanda o denli yüksek bir egoya sahiptir ki, İsviçreli direnişcilerin çoğunlukta olduğu köylerden birinde şapkasını bir sırığın ucuna asarak köylülerin sırığın ucundaki bu şapkaya selam vermelerini zorunlu tutar. Ancak İsviçre bağımsızlık mücadelesinin önderi Guillamue Tell (William Tell) sırığın ucundaki şapkaya selam vermeyi kabul etmeyince despot vali tarafından cezalandırılır. Tell, bu ceza gereği metrelerce uzaktan oğlunun başına konulan bir elmayı okuyla vurmak zorundadır. Sonuçta silahşorluğu ile ünlü bağımsızlık önderi oğlunun başındaki elmayı vurmuştur vurmasına ancak okun elmaya saplanmasına kadar geçen zamanda ikinci oku çekip yayını germiş ve valiye nişan almıştır çoktan… İlk okun oğluna isabet etmesi olasılığını düşünerek…

Yakın tarihimiz itibarıyla ego, sırık ve şapka meselesi bize pek yabancı değil. Gündelik yaşamımızdaki sırık ve şapkaları bir tarafa bırakacak olursak yüksek bürokraside olduça benzerlerini yaşadık bu olayın. Mesela biri merhum oldu. Hakikaten temiz adamdı. En azından akçalı işler yönünden… Bir de kısa boylu değildi yani sırık olacak kadar vardı… Kabzımallıktan gelme bir Erzincanlı idi. Bir gün ansızın egosu pik yapmış, dediğim dedik bir başka yüksek bürokrat tarafından sırığın ucuna asıldı şapka gibi. Ne mi oldu?... Başbakan… Oldu olmasına da ülkede hiçbir başbakan için bu denli mizah öyküsü, tekerleme ve fıkra üretilmedi… Kısacık boyu ile ters orantılı egoya sahip bir muktedirin süper egosunun kurbanı olmuştu.

Sonra bizim sırık cinsiyet değiştirdi. Yeni merhum “baba” meşhur “fötr” şapkasının yerine “silindir” şapkayı kafaya geçirince foterini sarışın bir bayana astı… Bayan başbakanın oğlu devletin “jet ski”sini zimmetine geçirdi… Levent Kırca yazıp oynadığı parodi ile rekorlar kırdı… Halen internette ara sıra açar izlerim.

Sonuncusunun durumu da  hepimizce malum… Sadece sırığın boyu kısaldı… Egoya gelince, o ise aynı ile baki… Eee her egosu yüksek olanın şapkası uzun sırığa asılacak diye bir kural yok… Yalnız bu ego meselesinde kötü olan ego sahibinin bu rahatsızlığının farkında olmaması… Bir sürü gencecik cana mal olsa bile…Yazdıklarım teşbih sanatına örnektir ve teşbihte hata olmaz,biline…

Neyse… Haydi şu ego konusunu yine tarihten çok kısa bir örnekle sonlayayım. İkinci paylaşım savaşının sonlarıdır. Nazi Almanyası’nın yenilgisi kesinleşmiştir. Müttefiklerin top sesleri Berlin’den duyulurken Hitler sığınağında kurmaylarını aşağılamakta ve bas bas bağırmaktadır: “Hiçbiriniz bir halt değilsiniz… Hepiniz beceriksiz birer paçavrasınız… Derhal benim gerçek generallerimi çağırın ve onlar savaşsın sizin yerinize…” Hitler’in intihar etmeden önceki son ve gerçek emirlerinden biridir bu… Peki kastettiği gerçek generaller mi? Hayır onlar çok yakından çağrıştırdığı gibi evlerinde zor tutulan  “yüzde elli” değildir, onlar Nazi İdeolojisini yaşatmak üzere bilinçlendirilmek amacı ile kamplara kapatılmış  yaşları  10 ile 13 arasında değişen çocuklardır… Umarım bu son örnekten kimse “Beterin beteri var haline şükret dostum”sonucunu çıkarmaz… Evet, artık herkes “ego”sunu da alsın gitsin… Esen kalın…
Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner115

İTHAL ET
LEVENT KIRCA

Haberi Oku