VER ELİNİ KARLI DAĞLAR AŞALIM BAYRAMLAŞALIM…

Bir türkünün nakaratıdır bu başlık. “Karahisar kalesi” adlı türkü…Şu dağları aşsak ve bayramlaşsak.Fevzi Hoca güzel yazmış…Kimi koşullarda insanın bayram etmesi pek kolay değil.Ama bazı şeyleri hatırlarsak ve  hatırladığımız değerlere göre davranırsak neden olmasın?

Neleri mi?

Mesela elli kiloluk bir çimento torbasını  kamyona taşıyan insanın harcadığı kalorinin,torbayı taşıyan kişinin nüfus cüzdanında yazan “uyruğu” ibaresi ile bilimsel açıdan hiç bir ilişkisi olmadığını , Yunan ,   İngiliz,  Alman ,  Türk  ya da  bir   Kürt işçinin aynı çimento torbasını kaldırmak için aynı enerjiyi yaktığını  anımsasak …

Mesela iş güvenliği olmayan bir inşaatın beşinci katından düşen bir işçinin zeminle karşılaştığında, zeminin kendisini, pasaport geçişindeki memurun “What is your nationalty” (Uyruğunuz Nedir?) türünden bir soru sormaya gerek görmeden tabiyeti ne olursa olsun direk öbür tarafa yolladığını hatırlasak…

Mesela   kışı sıcak ve huzur içinde geçirdiğimiz evlerimizin inşaatında çalışan işçilerin belki gurbette ite kaka yaşayan farklı etnisitelerden olduğunu hatırlasak ve bizim onları dövmekle tasladığımız yiğitliğe lanet etsek…

Kömür  ocağında beline kadar curufa gömülmüş  ocaktan çıktığında  evladının bile tanıyamayacağı siyahlıktaki  adamın,  ısınırken sadece çıkarttığı kömürü değil ömrünün de bir kısmını yaktığımızı ayrıca “Grizu” denen canavarın kimseden ikametgah ilmuhaberi sormadığını,ocağın da kimsenin ten renginin bile ayırt edilemeyecek kadar karanlık olduğunu anımsasak…

Ağır bir ameliyatta biz uyurken bizi kurtarmak için saatlerce  ameliyathanede ayakta kan ter içinde didişen bir doktorun mesela Süryani bir ailenin çocuğu olduğunu ya da bu olasılığın varlığını hatırlasak…Narkozdan kalktığımızda elini öpmek istercesine minnet duyduğumuz adam ya Cizre doğumluysa?...

Ya da tam tersi  sırf üzerinde askeri üniforma var diye öldürülen bir   Türk gencinin geçmişte sivil hayatında  Kürt komşusunun karısını doğuma yetiştirmek için koşuşturmasını hatırlasak…O doğuma yetiştirmek için seferber olduğu kadın dağdaki bir Kürt gencinin yıllar önce batıya göçmüş kız kardeşi olamaz mı?...Olur olur..

Bakın “Kürt” diye mekanı yıkılan adamın evine ertesi gün ölüm haberi geldi… “Yeğenin  şehit oldu…” dediler…Dükkanı  dağıtılan adam  ağlarken  ağzından şu sözcükler döküldü: “Soyadımı taşıyan yedi askerim var ağabey”…

Hatırlasak belki gene bayramlaşırız…

“Hatırlasak” diyorum…Çünkü  toplum olarak bunları biliyorduk.Unuttuk.Çünkü bunları unutmamız isteniyor…

Bu arada  maalesef  verdiğim örneklerde yegane bağımsız değişken olan “emeği”  de  unuttuk.

Bırakalım memleketin  hangi yakasında doğduğumuzu…Uygarlık tarihine kaç çimento torbası taşıdık mesele bu…Dönelim bayram’a…Benim de bayram seyran derdim yok şu aralar.Ancak gencecik çocukların ölümleri sonrasında ailelerine “Kurban bayramını erken idrak ettiniz” türünden fetva verenler… Az kaldı… Bayramlık ağzımı açtıracaksınız…  

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner122

ENFLASYON AĞUSTOS'TA YILLIK 19,25'E...
Enflasyon ağustosta aylık yüzde 1,12 olurken, yıllık yüzde 19.25 olarak gerçekleşti.

Haberi Oku