YARINLAR

Epeydir yazamıyorum. Kimi zaman tatil dönemleri, farklı nedenlerden dolayı okulun açık olduğu periyoda nazaran çok daha yoğun olabiliyor.Özel yetenek sınavlarını yaptık ve bir iki gündür anca nefes alabildim.Kısacası akademik görevlerim nedeni ile  “yeni kurulan kabine” “Tuğrul TÜRKEŞ” ve “İhsan ÖZKES” konularına  pek vakıf olduğumu ifade edemem.

Yalnız ölümler devam ediyor,ediyor,ediyor…İnsanlar bunu kanıksıyor.Ve bazen de sadece yoğunluktan değil salt yazı yazarak  bu durumu değiştirmenin olanaksız olduğunun farkındalığı ile  bir şey yazmak içinizden gelmiyor.

 

Yetmişli yılların Eurovision şarkılarından biri Ali  Rıza Binboğa’nın seslendirdiği   “Yarınlar Bizim” adlı  şarkı idi. Şarkı o günün koşullarında  “Özgürlük”  “Barış” gibi  temalara vurgu yaptığı için  Binboğa  komünist olarak yaftalanmış  ancak ilginç vücut dili ve sempatik  şivesi sayesinde bütün çocukların taklidini yaptığı  sevilen bir şarkıcı haline dönüşmüştü.O çocuklardan biri de bendim. Fakat  her okuduğumda  şarkıda bir mantık hatası olduğunu  o yaşlarımda bile fark etmişimdir.Şöyle ki; tam kırk  yıl öncesinin o “komünist” şarkısı  şu dizelerle başlıyordu:

 

“ Özgürlük ve barış

 Tüm insanların özlemi  olacak yarınlarda”

 

Daha sonra yarınların mutluluk  getireceğine  herkesin güleceğine vurgu yapan umut dolu dizeler  geliyordu arka arkaya… Aslında Binboğa ilk dizelerdeki “özlemi” sözcüğünü  “ortak değeri”  maksadı ile kullanmıştı ama düz bir okumayla anlam tamamen değişiyordu.Gelecekte özgürlük ve barış olguları  özleme dönüşecekse mutluluk, kardeşlik, gülmek nasıl gerçekleşirdi ki ? Sözler şöyle devam ediyordu:

 

“Anam bacım kardeşim eşim dostum yandaşım

 Daha da mutluyuz yarınlarda

Ağlamak yok gülmek var

Düşmanlık yok dostluk var

Yarınlarda seni sevmek var

 

Mutluluk şarkısı tüm insanların

Gönlüne dolacak yarınlarda

Canım gülüm sevdiğim

Balım dalım birtanem

Daha da mutluyuz yarınlarda”

 Keşke  ilk dizeler değil de  sonraki dizelerdeki  umutlar gerçekleşebilseydi tam kırk yıl sonra…Keşke mutluluk şarkısı  tüm insanların gönlüne dolabilseydi…Keşke analar bacılar kardeşler daha mutlu olabilseydi bugünlerde.Düşmanlığın kökünü kurutabilsek ve dostluğu egemen kılabilseydik keşke…Çok yazık ki ilk dizeler gerçek oldu kırk yıl sonra.Özgürlük ve barış hepimizin özlemi haline geldi.Yoksa biz de elbette dolu dolu gülmeyi isterdik.Ama bakın  Edip CANSEVER  “Mendilimde Kan Sesleri” isimli şiirinde gülmeyi nasıl tanımlıyor:

 

Gülemiyorsun ya, gülmek

Bir halk gülüyorsa gülmektir

Ne kadar benziyoruz Türkiye’ye Ahmet Abi.

 

Bugün dünya barış günü…Lakin ne çare…



Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner122

ENFLASYON AĞUSTOS'TA YILLIK 19,25'E...
Enflasyon ağustosta aylık yüzde 1,12 olurken, yıllık yüzde 19.25 olarak gerçekleşti.

Haberi Oku