Yok, böyle dünya Tanju Bey OLACAĞI BUYDU

CHP il yönetimi dün akşam geç saatlere kadar süren toplantı sonucunda ilçe yönetimini görevden aldı.

Şimdi bazıları ve Tanju Özcan’a yakın ak neşriyat görevden almayı “Darbe” olarak nitelemeye başladı bile.

Bugünden sonra 3-5 gün bu organlarda duyacağınız en çok cümle şu olacak

“Seçimle gelen seçimle gider”

 

Birileri demokrasi şampiyonluğu yapmaya başlayacak.

İyi de bu çevrelere şunu hatırlatmakta fayda var.

Sen yönetimleri tamamen kendi şahsi tasarrufunla yönlendirmeye kalkarsan, üyenin özgür iradesini hiçe sayarsan, seçme ve seçilme haklarını gasp edersen sonunda olacağı buydu.

İnanıyorum ki Kazım Karsu ve yönetimi bu kararı alırken çok zorlandı yani şöyle,bu kararı almak istemedi. Uzun zamandan bu yana da direniyordu bu yetkiyi kullanmamak için.

Ama merkez ilçe delegeliği seçimlerinde yapılan manipülasyon bardağı taşıran son damla oldu.

Sen madem güçlüsün, milletvekilisin, çevren var, parti içerisinde seni seven, sayan tabanın var neden böyle bir yöntemi üyelere reva görüyorsun?

Normal seçim sürecini geçirsin parti merkez ilçe başkanlığına üyelerin teveccühünü kazanan kim olursa o seçilsin.

Ama olmaz.

Parti de çatlak ses! Çıkmayacak.

İyi de CHP faşist parti değil ki, CHP üyesi düşünen, konuşan, ülke sorunlarına kafa yoran üye.

Sen bu üyeye seçimden önce eline bir kağıt tutuşturuyorsun “bunu seç”!

Hem lafa geldi mi “CHP cumhuriyeti kuran parti, devlet kuran yıllarca bu ülkeyi yöneten bir parti”  ama seçime gelince, üyelere gelince “Olmaz senin yerine ben düşünürüm”!

 

Yok, böyle bir dünya, Tanju Bey…

 

 

TANJU ÖZCAN İLE NEDEN AYRI DÜŞTÜK!

Tanju Özcan’ı ilk gençliğinden beri tanırım.

Dönemin Belediye Başkanı Yüksel Ceylan tanıştırmıştı.

Yeğenim demişti, stajyer avukat.

Özcan’ın Baltacıoğlu Hukuk bürosunda stajını yapması için NeJla Ablaya rica etmemle başladı dostluğumuz.

Tanju Özcan eniştesi Yüksel Ceylan’ın partisi DSP’de başlayan siyasi hayatı belediye meclisi üyeliğinden başlayarak başarılı ve şanslı bir grafik çizerek bu noktalara kadar geldi.

Çalışkan değerli bir arkadaşımızdır.

Her siyasi gibi o da süreç içerisinde bazı hatalar yaptı.

Birçoğuna aldırmadık.

Ama 1 Mayıs Emeğin Bayramı,7 Haziran seçimleri ve 1 Kasım seçimleri öncesi ve sonrası izlediği çizgi benim açımdan kabul edilebilir bir çizgi değildi.

Birkaç kez eleştirmeye çalıştım, yanlışlarından başlıcası Bolu’da ak neşriyat ile arasına mesafe koymaması idi.

Uyardık.

Etrafına yuvalanmış aslında amaçları CHP’ye oy kaybettirmek olan, Özcan’ın elinden milletvekilliğini AKP’ye kazandırmak olan ak trol çevre ile Tanju Özcan’ın arası pek sıkı fıkı idi.

Öyle ki Özcan bazı açıklamalarını el altından bu çevreye yapıyor, kendi partisini arkadaşlarını buradan yaptığı isimsiz açıklamalarla kontrpiyeye ye düşürüyordu.

Yapma yanlış dedik, bunlar senin ve solun iyiliğini düşünmüyorlar, bunların yaptığı habercilik değil, bu işlerin karşılığında AKP’den para alıyorlar dedik, ne dedikse kar etmedi.

Dinlemedi.

Ardından her iki seçimde de ak trol çevre “Burak Cop” üzerinden manüple yapmaya başladı.

Bir de öğrendik ki ak trol çevreye Cop konusunda mama ve tavsiyelerde bulunan Tanju Özcan ve çevresi.

Şaşırdık ve parti yöneticileri nezdinde olayı kınadık sonunda İl Başkanı Kazım Karsu Burak Cop’u önere eden açıklama yaptı

***

20 Temmuz’dan sonra AKP düğmeye basıyor, ülke kan gölüne dönüyor, Kürtlere karşı Bolu’da dâhil şoven saldırılar tedirgin edici boyutlara ulaşıyordu.

Özcan’ın bu saldırılara tavır alması gerekir dedik.

O ise tam tersine şoven, faşist ırkçı çevrelerle dirsek temasına girdi.

Buna karşın CHP içerisinde duyarlı çevreler şoven bu saldırılara prim vermedi.

Kürt sorunu konusunda ise tamamen MHP’ye yakın, ulusalcı çizgiye yakın düşüncelerini ise baştan bu yana onayladığımı söyleyemem.

İşte MHP’li Kamu Sen’e gittiği vakit “Burada kendimi evimde varsayıyorum” demesi ve KESK sözcüsü SES Başkanı Özkan Üstün’ü “kendisine şoven dediği gerekçesi ile” mahkemeye vermeye kalkışması bu konuda çarpıcı bir örnektir.

***

Seçim bitti ve beklenildiği gibi sonuç 2-1 ile sonuçlandı.

CHP oy kaybetmişti, Özcan ise bu oy kaybından Burak Cop’u ve partideki sol çevreleri sorumlu tuttu.

Bu da yanlış çok yanlış bir teşhisti.

Seçimden birkaç gün sonra ise partide ki sol çevreler için “Kapıyı göstermesi” yetkisi olmadığı halde bu cümleleri sarf etmesi bardağı taşırdı.

Oysaki CHP bir kitle partisi idi…

Partide çok farklı düşüncelere sahip kişilerin bir arada mücadele etmesinden doğal bir şey olamazdı.

***

Yine partililer la havle diyerek günlük çalışmalarını devam ederken CHP Merkez İlçe delege seçimleri geldi çattı.

Ben yıllardır bu partide onlarca seçim görmüştüm.

Ama böylesine hiç rastlamamıştım.

Uygulanan sistem “blok liste” bile değildi.

Metazori bir şekilde üyeleri belli kişileri seçmeye zorlayan bir acayip yöntemdi.

Adlandıramıyordum bile.

Hemen aynı gün il başkanlığı odasında bizzat delegelerin huzurunda kendisini eleştirdim.

Yanlış dedim, “Haberim yok” dedi.

Komikti.

Burada söyleyeyim, Yıkılmaz bu seçimin düzenleyici idi, evet doğru ama planlayıcısı Özcan’dı.

Seçimlerin iptali kadar doğal bir şey olamazdı.

***

 

Tanju Özcan dediğim gibi çalışkan Bolu halkının sevdiği, partililerin sevdiği saydığı bir arkadaştır.

Parlamenterdir.

AKP karanlığına karşı mücadele edecek Bolu’yu TBMM’de temsil edecek değerli bir milletvekilidir.

Ama 1 Mayıs Emek bayramı, 7 Haziran ve 1 Kasım seçimleri öncesi ve sonrası seçilememe kaygısı ile ak trol çevrelerin dalaveresi ile onlarla aynı düzleme düşmesi yanlıştır, çok yanlıştır.

Umarım Tanju Özcan bu yapılarla ilişkisini keser, partide farklı düşünen kişi ve gruplara saygı gösterir, birlik ve beraberliğin tekrar tesis edilmesi için çaba gösterir.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
Vatandaş 6 yıl önce

siz ne anlarsınız birlik bereberlikten biraz dara yazında 34 yıl sonra kazanılan vekilliğide kaybettirin durmak yok yola devam sizlere bu yakışır

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner122

BAKANLIKTAN TAKSİ GENELGESİ
İçişleri Bakanlığı, 81 il valiliğine taksilerle ilgili genelge gönderdi. Genelgeye göre denetimler artırılacak.

Haberi Oku