Gündem:
1+1+?

Seçimlere 10 gün kaldı.

Bu ülkenin yurttaşları hemen hem fikir birliği içinde.

Cumhuriyet tarihinin en önemli seçimi bu Haziran seçimleri.

7 Haziran seçimlerine Türkiye rejim bunalımı ile gidiyor.

Cumhurbaşkanlığı makamında anayasayı askıya, parlamenter sistemi bekleme odasına alan yeminine sadık olmayan bunu seçim propaganda sürecinde inkar dahi etmeyen bir Cumhurbaşkanı var.

İktidar partisi açısından her şeyin kötüye gittiği bir seçim öncesi yaşanıyor.

Bir yandan derinleşerek süren ekonomik kriz, öte yandan Cumhurbaşkanının parti içine her müdahalesinde un ufak olan bir yapı.

Bunu şöyle de formüle edebiliriz.

Bir yanda jöleliden Kalın, Varank, Akdoğan, Ala, Soylu gibi isimlere kadar Cumhurbaşkanlığı dar olıgark çevresi, bu gruba yanaşmaya çalışan bir kısım milletvekili adayı öte yanda başta Arınç olmak üzere akli selim davranmaya çalışan ama AKP’den de başka sığınacak liman bulamayan küskünler.

Arada derede kalan ise Davutoğlu.

Bu yapısal bozukluğun sandığa yansımaması mümkün değil.

Zaten anketler de bunu doğruluyor.

Diğer siyasal partiler başta CHP olmak üzere AKP’nin ön sırada yolsuzluk (17/25 Aralık) olmak üzere yandaşlara sunulan devlet ihalelerini, milli gelir dağılımındaki inanılmaz bozukluğu, katliam gibi iş kazalarının işçi sınıfı üzerinde yarattığı düzene karşı olan nefreti, en genel anlamda AKP’ye tepkiyi, tüm vaatlerine karşın örgütleyebilmiş durumda değiller.

Ancak seçimlerden de güçlenerek çıkacakları hemen hemen kesin.

Bu bağlamda seçimin en çok merak edileni HDP’ nin % 10 barajını aşıp aşamayacağı.

HDP % 10’u aşar mı?

Ben aşacağına aşması gerektiğine inananlardanım.

Çünkü Kürt sorununun çözümünün parlamento içerisinde aranması ülkenin yararına…

 

 

Peki, Bolu’da nasıl bir tablo ile karşı karşıya kalacağız?

Aslında bunu tam tarihini hatırlamıyorum ancak Aralık (2014 ) ayında yazmıştım.

Yazılarım eski gazetemden kaldırıldığı için ulaşamıyorum.

Ancak ne yazdığımı biliyorum.

Aralık (2014) ayında Bolu’da 2011 genel seçimleri gibi bir tablonun oluşacağını neticenin 2 AKP 1 CHP olarak tecelli edeceğini ifade etmiştim.

Bu savım Mayıs 2015 ayında da değişmedi, aksine güçlendi.

Bunu değiştirebilecek tek alternatif son bir hafta MHP’nin ülkede ve Bolu’da göstereceği perfornmans.

Tabii bunu bir önsezi olarak ileri sürmüyorum.

Yine CHP ön seçiminden Tanju Özcan’ın çok rahat çıkacağını, 7 Haziran seçimlerinde de çok zorlanmayacağını yazmıştım.

Bu da bir önsezi değildi.

Bir öngörü diyebiliriz.

Şimdi gelelim bu öngörümü ileri sürerken ki gerekçelerime.

Daha doğrusu rakamsal ifadelere….

Rakamları konsolide ettiğinizde siz de ikna olacaksınız.

Üç seçimi baz aldım.

2007 Genel, 2011 Genel ve 30 Mart 2014 İl Genel Meclisi seçimleri.

Bu üç seçimde Bolu seçmen sayıları ise,

2007     185 063

2011     200271

2014     208058

2015     212854  seçmen…

Burada dikkat edilmesi gereken seçmen sayımızda 30.Mart.2014’ e göre artış sadece % 2.25…

Son üç seçim ise,

2007 Genel seçim   2011 Genel Seçim   2014 İl Genel M

AKP 90 BİN 409 % 54.89                AKP 103 BİN 158 % 58.50             AKP 99 BİN 826  % 53.99

CHP 24 BİN 179 % 14.68               CHP    35 BİN 417 % 20.05            CHP 44 BİN 043  % 23.82

MHP20 BİN O61 %12.18              MHP   28 BİN 478 % 16.10            MHP 29 BİN 763 % 16.10

DİĞER       %18.25                             DİĞER         % 5.35                          DİĞER % 6.09

Üç seçimin incelenmesi Bolu’daki seçmen yönelimleri konusunda yeterince fikir veriyor.

AKP’nin oyları üç seçim ortalaması   % 55.79

CHP yükselen bir eğilim izliyor,

CHP üç seçim ortalaması % 19.51

MHP üç seçim ortalaması % 14.79

Bir diğer bakılması gereken kıstas ise bu üç partinin yine bu üç seçimde ülke düzeyinde aldıkları yüzdeler.

Bu incelemeden çıkan sonuçlar ise bir başka sonuca götürüyor bizi.

 

AKP seçmeni Bolu’da AKP’ nin Türkiye ortalamasının üstünde bir oy oranına sahip

2007                         2011                       2014        

+      % 8.42             + % 8.67           + %9.73

CHP Bolu seçmeni CHP’nin Türkiye ortalamasına giderek yaklaşıyor;

2007              2011                   2014

-% 6.16     - % 5.83          - % 1.80

 MHP seçmeni MHP’nin Türkiye ortalamasına yakın bir trend izliyor.

 2007                2011                 2014

-%2.08           + % 3              - % 1.52

 

Bu veriler dahi Bolu’ya dair bir tahmin yapmak için yeterli,

Şöyle ki,

Türkiye’de sağlıklı bir seçim olacaksa AKP’nin % 39-41 arasında bir oy alacağı tahmin ediliyor.

Bolu seçmeni ise Türkiye ortalamasının üzerinde AKP’ye teveccüh göstermekte,

Bunun ortalama yine iyimser bir tahminle % 8 olacağı konusunda akıl yürütürsek,

AKP’nin oyu Bolu ilinde en yüksek % 49-50  düzeyinde olacağını öngörebiliriz.

Ki bu rakam AKP Bolu teşkilatı için büyük başarıdır.

Aralıklı bir tahmin yaparak sonuca gidersek,

% 49-50 rakamı ile

Birinci milletvekili % 49-50 ile Ali Erçoşkun AKP

İkinci milletvekili % 26-29 ile Tanju Özcan CHP

Üçüncü milletvekilliğine gelince;

Fehmi Küpçü (AKP) ipi göğüslemeye daha yakın.

MHP’nin milletvekili çıkarma şansı ise AKP’nin belirttiğimiz düzeyde oy almaları halinde yok.

Ancak MHP’nin % 20’yi geçmesi hali, AKP’nin ise Bolu’da % 40-42 oy alması hali ile birleşirse 1+1+1 olma ihtimali söz konusu olabilir.

Yukarıda da işaret ettiğim gibi bu  MHP’nin ülke ve Bolu genelinde sergileyeceği son hafta performansına bağlı…

Çünkü AKP’nin seçmene söyleyebileceği yeni bir şey yok “dombra” şarkısı dışında.

AKP’de erezyon devam ediyor.

Seçim güvenliği sağlanabilirse AKP’nin Gerede; Dörtdivan ve Yeniçağa’da egemenliği nispeten kırılabilirse bu olasılık söz konusu olabilir.

Bu anlamda sandık güvenliği konusunda MHP daha dikkatli davranmalı.

AKP’nin 7 Haziran’da en önemli handikaplarından biri de Saadet+BBP ittifakı, bu ittifakın %4-5 leri yakalaması ve Kürt kökenli yurttaşların bu kez Bolu’da HDP’ye yönelmesi ki HDP Bolu’da 6-7 bin oyu hedefliyor, tüm bu faktörler AKP’yi daha da şaşırtacak sonuçlara yol açabilir.

İşte bu bağlamda MHP’nin üçüncü milletvekilliği için şansı olabilir.

Aksi takdirde Fehmi Küpçü (AKP) yine milletvekili olarak meclise gider, ama bu kez ikinci milletvekili olarak değil, son sıra milletvekili olarak.

                               ***

Netice olarak evet hepimiz 8 Haziran’da yeni bir Türkiye’de uyanmak istiyoruz.

Ama bizim yeni Türkiye hayalimizde AKP’nin belirleyici güç olmasına yer yok.

Cumhurbaşkanı RTE’nin ülke demokrasisini rafa kaldırdığı parlamentoyu vs. kurumları askıya aldığı başkanlık sistemi yok.

Muhalefetin bu seçimden güçlenerek çıkması parlamentoda çoğunluğu oluşturup “AKP’ye yeter artık” demesi, Kürt meselesinin parlamento çatısı içerisinde tartışılmasının yolunu açacak olan HDP’nin barajı geçme sevdası var.

Evet bu ülkenin insanları demokrasi istiyor, ama AKP’nin ileri demokrasisi değil,

Bu ülkenin insanları yeni bir anayasa istiyor, ama AKP’nin anayasası değil,

Bu ülkenin insanları barajsız, güvenli bir seçim sistemi istiyor,

Bu ülkenin insanları neo liberal politikaları uygulayarak hayatı kendilerine zindan eden AKP iktidarından kurtulmak istiyor.

Böyle bir olasılık var.

Hem de güçlü bir olasılık bu…

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner115

LOZAN ANTLAŞMASININ 94. YILDÖNÜMÜ

Haberi Oku