Gündem:
'AÇIK FAŞİZME GEÇİŞ SÖZ KONUSU'
  

Bolu’da aralarında Eğitim Sen Bolu Şube ve Sağlık Emekçileri Sendikaları gibi sendikaların, TMMOB’ ne bağlı odaların, Atatürkçü Düşünce Derneği, Gençlik Muhalefeti gibi derneklerin Cumhuriyet Halk Partisi başta olmak üzere siyasi partilerin oluşturduğu Bolu Emek ve Demokrasi Platformu yeni anayasa teklifinin parlamentoda tartışıldığı bugün “yeni anayasa ve KHK’lara dair” görüşlerini kamuoyuna  açıkladı.

 

BOLU Emek ve Demokrasi Platformu Basın Açıklaması

Geride bıraktığımız 2016 terör saldırılarının ve acının yılı oldu. Şiddetini gün geçtikçe artıran terör ülke geneline yayılarak doğrudan halkı da hedef aldı, yaşam alanlarımız daraldı, toplum olarak adeta nefes alamaz hale geldik. Yaşanan her katliamdan sonra sorumluların donuk yüz ifadeleriyle yaptıkları tekdüze açıklamalar, sayılara indirgenen ölümler, ertesi gün unutulan yaralılar, getirilen yayın yasakları karamsarlığı derinleştirdi ve giderek tüm toplum umutsuzluk girdabının içine çekildi.

15 Temmuz darbe girişiminin ardından ilan edilen, ancak tarihe, basın-yayın organlarının kapatıldığı, muhalif gazetecilerin gözaltına alındığı, tutuklandığı, kamu çalışanlarının, akademisyenlerin görevlerinden alındığı, KHK’larla  işten atıldığı, derneklerin kapatıldığı, kısacası muhalif tüm seslerin susturulmaya çalışıldığı bir baskı dönemi olarak geçen Olağanüstü Hal koşullarında her türlü hukuksuzluk ve adaletsizliğin meşrulaştırılma çabası  sürdürülmektedir. Bunun son örneği ise kentimizde faaliyet gösteren Bolu Gençlik Kültür ve Dayanışma Derneğinin önceki gün geç saatlerde çıkarılan KHK’lar ile kapatılmış olmasıdır. Bir süredir karanlık tetikçilerinin saldırısına da maruz kalan, gençlerin kendi emekleri ve çabası ile karşılıksız sundukları bilimsel, kültürel ve sanatsal faaliyetlerin herhangi bir kılıf altında sonlandırılmaya çalışılması bizler açısından kabul edilemezdir. Şüphesiz ki aydınlık bireylerin gelişimine katkı koyanların susturulması çabası da karşılıksız kalacak; gelecek karanlığa sırtını dönenlerin mücadelesiyle şekillenecektir.  

Tüm bu kaotik ortam süregelirken, söz konusu Olağanüstü Hal koşullarında önümüze bir de Anayasa değişikliği paketi dayatılmıştır. 10 Aralık 2016 tarihinde AKP üyesi 316 milletvekili imzasıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan, 21 maddelik Anayasa değişikliği paketi, Anayasa Komisyonu’ndan 18 madde olarak çıkmıştır. Komisyonun dokuz gün içinde tüm görüşmeleri tamamlayarak oy çokluğu ile kabul ettiği, Anayasa’nın 58 maddesini değiştiren, 21 maddesini de yürürlükten kaldıran bu torba değişiklik paketi, kamuoyu daha ne getirip ne götürdüğünü tam olarak anlayamadan, yeterince bilgilenemeden TBMM Genel Kurulu’na sunulmuştur.

Anayasa, sadece devletin örgütlenme biçimini değil aynı zamanda bütün yurttaşların temel hak ve özgürlüklerini hukuki güvence altına alan toplumsal içerikli bir metindir. Dolayısıyla Anayasa değişikliği iktidarın oy çokluğuna dayalı basit bir usul işlemi değildir. Demokratik bir anayasa üzerinde, ancak toplumun tüm kesimlerince özgür koşullarda tartışılarak uzlaşılabilir. Bu nedenle hazırlanışı ve değiştirilmesinde açıklık, şeffaflık, katılımcılık ve sağlıklı tartışma zeminleri yaratılması esastır, ancak önümüzdeki değişiklik teklifi bu özelliklerden yoksundur.

Demokratik ülkelerde herhangi bir yasa değişikliğinde bile üniversitelerin, aydınların, demokratik kitle örgütlerinin, meslek kuruluşlarının ve sendikaların görüşleri alınır. Yani konu çoğunluk iradesine indirgenemez. Ülkemizde ise demokrasi seçimlerde oy verme ve TBMM’de temsil edilen siyasal partilerin tartışmasına indirgenmiştir. Anayasa değişikliği çalışmaları, gerçekte, parlamentoda grubu bulunan iki siyasi parti ile sınırlı kalmıştır.  Söz konusu Anayasa değişikliği gerçekleşse bile meşruiyeti tartışma konusu olacak ve yeni toplumsal gerilimlerin kapısını sonuna kadar açacaktır.

Unutulmamalıdır ki, 1982 Anayasası yüzde 92 oranında oy almasına karşın meşruiyet kazanamamıştır. Üstelik temel hak ve özgürlükler halka oylatılarak yok edilmiş, çoğunluk oyu yani “milli irade” yönünden hiçbir sorunu olmamasına karşın meşruiyeti hep tartışılmıştır. Tarih göstermiştir ki, “çoğunluk oyu” demokrasilerde tek referans olamaz, olduğunda da onu adı ve içeriği artık demokrasi değildir.

12 Eylül Anayasası kuvvetler ayrılığı ilkesini yürütme lehine bükmüş iken, siyasal iktidara bu güçlü yürütme yetkisi dahi az gelmiş olmalı ki, tüm erkleri tek kişide toplamak istemektedir. Görünen odur ki, cumhuriyet ile hesaplaşılması, demokrasi ve laikliğin tasfiye edilmesi, yoğun dinselleştirme, kısaca toplumun yeniden biçimlendirilmesine hizmet eden düzenlemeler eşliğindeki Anayasa değişikliği ile siyasal rejim değişimi/dönüşümünü tamamlayacak yeni bir dönemece girilmiştir.

Anayasa değişikliği, kamuoyunda bilindiği üzere Cumhurbaşkanına olağanüstü yetkiler öngörmektedir. Ülkemizde parlamenter sistemin olmazsa olmazı olan kuvvetler ayrılığı ilkesinin yerle bir edileceği, yasama, yürütme ve yargı mekanizmalarının tek kişide toplandığı otoriter-totaliter bir rejime, açık faşizme geçiş söz konusudur.

Halkın temel hak ve özgürlüklerini güvenceye almayan, sosyal hukuk devleti normlarından, hukukun üstünlüğünden ve kuvvetler ayrılığından yoksun, toplumsal, politik örgütlenmelerin hazırlanmasında öncü bir rol üstlenmediği, demokratik koşullarda özgürce tartışılmayan hiçbir anayasa değişikliği girişimi Türkiye’de demokrasinin de “istikrarın” da önünü açamaz. Bu değişikliğin gerçekleşmesi durumunda demokrasinin biçimsel unsurları da yok edilecek, toplum daha büyük yarılmalar yaşayacaktır. Bu gerçeklerden hareketle, anayasa değişikliği teklifi TBMM gündeminden çekilmelidir.

Bunun dışındaki tüm girişimler ve çabalar ülkemizin ve çocuklarımızın geleceği ile oynamaktır.

Bolu Emek ve Demokrasi Platformu, ardı ardına yaşadığımız katliamlarda genç, yaşlı, çocuk, kadın, sivil, asker, polis binlerce insanımız can verirken, binlerce insanımız yaralanırken; basın yayın organları üzerinde tekel oluşturulmuşken, muhalif kesimler baskı ve şiddetle sindirilmeye çalışılırken, toplumsal kutuplaşmayı artıracak olan Anayasa değişikliği teklifine “HAYIR” demektedir, “HAYIR” diyecektir.

Geleceğimize sahip çıkmak için anayasa değişikliği dayatmasına karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz. Emekçileri ve demokrasi güçlerini bu çerçevede birlikte ve ortak mücadeleye davet ediyoruz.

BOLU EMEK VE DEMOKRASİ PLATFORMU

 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner115

TOLGA ÇANDAR KONSERİ
Eğitim Sen Bolu Şube’nin düzenlediği Tolga Çandar konseri başarılı geçti.

Haberi Oku