Gündem:
Akıntıya Karşı

Seçimler, işçi sınıfının politik bilincinin arttığı önemli dönemlerden biridir. Komünistler özel olarak bu dönemde işçi sınıfının politizasyonunu sağlamak ve burjuva menşeli kurumların teşhiri için çalışırlar.

Başa yazılacak olan 7 Haziran’da bu tren kaçırılmıştır.

Burjuvazi, kendi temsilcisi olan kurumların kendi iç çelişkilerinin olumsuz toplumsal sonuçlarını soğurmaktadır. “Memlekette çokta bir problem yoktur” dedirtmektedir. HDP ve CHP buraya oturmaktadır. Seçim öncesi memleketin tek probleminin AKP’nin geriletilmesi olduğu söylenmiştir. Seçim sonrası AKP’nin aklanmasına girişilmiştir. Bu tabloda payı olan solcuların tarihsel olarak düştükleri hata burjuva normlarıyla yapılan siyasetin dışına çıkamamış, halka düzen dışı bir alternatif gösterememiş olmasıdır.

Sol’un siyasi olarak hanesine yazılan ilkeler: kamuculuk, ilericilik, laiklik, yurtseverlik, bağımsızlık, anti-emperyalizm, kapitalizm karşıtlığı vs. organik ve bütünleşik bir bağ taşırken, HDP ve CHP’nin desteklenmesi, bu ilkelerin yeri geldiğinde sol tarafından terk edileceğini örneklemiştir.

Seçim sonrası “istikrar” ve “normalleşme” söylemine HDP ve CHP koro olarak katılmaktadır.

Sormakta fayda var.

Sol açısından “istikrarlı bir kapitalizm” var mıdır?

Düzen görmezden gelinmiş, sermaye diktatörlüğünün üstü kapatılmıştır.

Kapitalizm, HDP’nin barajı geçmesinden memnuniyet duymuştur.

Nasıl duymasın?

 HDP düzene odaklanmak yerine “başkan yaptırmayacağız” söylemine odaklanmıştır. Düzen açısından gayet rasyonel bir slogandır.

Milletvekili olan Feleknas Uca mantıklı bir tercihin sonucudur. Avrupa’dan yapılan açıklamalar seçim sonucundan ve HDP’nin barajı geçmesinden Avrupa’nın hoşnut olduğunu göstermiştir.

Seçimin sonucunda halk zafer kazanmamış, tersine sol tasfiye edilmiştir.

Sol’un sadece küçük bir kesimi kendi bağımsız sınıf hattını korumuş, akıntıya karşı kürek çekmiştir. Nicelik olarak azımsanabilir ama nitelik olarak solun hanesine yazılan ilkelerin kararlı tek savunucusu konumundadır.

Mevcut statünün devamı, devrimin başat aktörü işçi sınıfı siyasetinden kaçış, seçim sonrası karşılaştığımız tablonun verili halidir.

Biz akıntıya karşı kürek çekmeye devam edeceğiz. Karşımızda işçi ölümlerinin, kadın cinayetlerinin sorumlusu olan bir düzen var.

Nasıl geri adım atarız ki?

Düşüncesi bile kötü.

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner115

SEÇİM 4 KASIM'DA
Bolu’ CHP merkez ilçe kongresi 4 Kasım Cumartesi günü İl Kültür Müdürlüğü salonunda…

Haberi Oku