Gündem:
AKP ANTİEMPERYALİST OLABİLİR Mİ?
 Son günlerin gündemi ABD-Türkiye ilişkileri

Öteden beri devam eden kriz ABD’nin Türkiye’ye vizeleri durdurması ile tırmandı, ekonomik göstergeler alt üst oldu, altın, dolar ve Euro yükselmeye başladı, yükselen döviz kurlarının kısa zamanda özellikle akaryakıt ve enerji piyasalarında etkisini göstermesi bekleniyor.

Başlangıçta Ortadoğu’da Amerika ile birlikte hareket eden Türkiye’nin son dönemde Rusya ile yakınlaşması da ABD tarafından dikkatle izleniyor.

Newyork Times Gazetesinin Türkiye’de 12 ABD vatandaşının tutuklu olduğunu duyurması ve son tutuklanan kişinin ABD konsolosluğunda çalışan bir kişinin olması ilişkileri iyiden iyiye germiş durumda.

Kıbrıs olaylarından bu yana ABD ile Türkiye arasında yaşanan en büyük kriz denilebilir son yaşananlara.

 

AKP 16 Nisan şaibeli referandum öncesinden başlamak üzere ülkenin dış politikasında sürekli düşmanlık üzerine kurmuş olduğu siyasi argünmanlarla iç politikada tabanını kemikleştiriyor.

Birinci Dünya Savaşı Osmanlısı örneği Enver Paşacı siyasete çok benzer bir şekilde Pan Türksit ve Pan İslamist yönelimlerle hareket ediyor.

Bahçeli MHP’sini de peşine takmış, fetihçi, cihatçı önüne gelen her ülke ile düşmanlık üzerine siyaset yapıyor.

İsrail, Avusturya, Hollanda, Belçika, Almanya, Rusya, Mısır şimdi Irak Bölgesel Kürt Yönetimi, öncesinde Irak Merkezi yönetimi, Suriye ve en son Amerika…

Efelenmediği ülke yok gibi…

Teorisyenleri(!) ise hep “emperyalizm” üzerine mugalata yapıyorlar.

Güya her türlü emperyalizme karşılar!

Gerçekten öyle mi?

AKP küçük ortağı MHP emperyalizme karşı olabilir mi?

 

Bu sorunun cevabı açık ve net!

Sonuna kadar hayır…

Mümkün değil…

Sen ülkende neoliberal vahşi kapitalizmi uygula, özelleştirmeleri satılacak hiçbir şey kalmamacasına bitir, Hollanda’ya efelendiğin vakit Petrol Ofisini Hollandalılara sat, Almanya ile sertliğin doruğa tırmandığı günlerde memleketin rüzgarını bir Alman şirketine ver, Amerika ile restleştiğin gün Amerikan elçiliğine Atatürk Orman Çiftliğinden 40 dönüm arazi tahsis et, e sonra ben emperyalizme karşıyım de.

Olur, biz de inanalım…

 

Küba Raul Castro dese kabul, Venezüella Sosyalist Maduro dese eyvallah, adamlar ülkelerinde ilk iş petrol şirketini millileştirdiler, Kuzey Kore tamam, bazı fanatik düşünceleri olan liderleri var, ancak rejim farklı, kapitalizm yok…

Bolivya, Nikaragua devlet başkanları biz emperyalizme karşıyız deseler, tartışılır ekonomik programları olmasına karşın, kabullenilebilir…
Ama bunu AKP söylerse ASLA...

 

Üstüne üstlük AKP Amerikan 6. Filoya secde eden bir kökenden geliyor. Amerikan gericiliğinin ete kemiğe büründüğü belli başlı siyasetler hep Siyasal İslamın içinden çıkmadı mı?

Amerikan 6.Filo askerlerini denize döken Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının önüne şimdi TBMM Başkanı İsmail Kahraman ve adamları set çekmediler mi?

İşte o günleri 68 kuşağının devrimcilerinden kanser tedavisi olmaya cezaevi yönetimi izin vermediği için cezaevinde amansız hastalıktan genç yaşta hayatını kaybeden dönemin gençlik liderlerinden Harun Karadeniz anlatıyor.

 

"16 Şubat 1969 günü ilk haber Dolmabahçe Camii’nden geldi. Kalabalık bir grup cami çevresinde toplanmış namaz kılıyordu. Saat 10.00 sularında durumu bizzat görmeye gittim. Topluluğun çoğunluğu sakallı bereli kimselerdi. Bize saldıracak olan bunlardı. Şehrin yabancısıydı. Garip bir sessizlik içinde ve merakla çevrelerini seyrediyorlardı. O an düşündüklerimi anlatmadan geçemeyeceğim.

Bunlar, bizim insanlarımız ve sömürülenlerimiz. Yani 6. filo ve müttefiklerinin sömürdüğü fakir ve dindar insanlar. Bu insanlar kandırılıp bir araya toplanmış ve bize saldıracak zamanı bekliyorlar. Samimiler inanmışlar sonuna kadar ve ölümü göze alarak kalkıp gelmişler buraya. Dini ve vatanı kurtaracaklar, can pahasına da olsa yapacaklar bu işi. Onlara böyle söylenmiş, başkaca bildikleri yok. Sömürü ne demek duymamışlar, yapacakları işin kime yarayacağını kestiremiyorlar. Dünyada olup bitenleri ve 6. filo'nun gerçek yüzünü göremiyorlar. 6. filo'yu o kadar göremiyorlar ki, Dolmabahçe cami’sinin Kabataş tarafındaki filonun gemilerini bile göremiyorlardı. Bu hazin bir manzaraydı benim için. Çok değişik şeyler düşündüm o an, bizim bunca zamandır halka anlatmaya çalıştığımız filoya karşı namaz kılmamalıydı hiç kimse. 6. filo bir put ve bunca insan o puta tapınanlar olamazdı. Ah şu insanlar filonun gerçek yüzünü bir görebilseler, o zaman seyreyle gümbürtüyü. Diyorum ya hazin bir manzaraydı gördüklerim. Esas sömürücüler ve onların yardakçıları, bıyık altından güleceklerdi birkaç saat sonraki halimize. Evet birkaç saat sonra bu insanlar bize saldıracaklar ve kardeş kanı akacaktı. 

Sözün kısası esas düşmanla savaşmayacaktık. Düşmanın kandırdığı cahil bir kalabalık çıkacaktı karşımıza ve bizim emperyalizme ve sömürüye karşı işçi yürüyüşü arada kaynayıp gidecek ve 16 Şubat’ın adı kanlı pazar olarak kalacaktı."

Harun Karadeniz

 

ABD'ni 6. Filo'sunun İstanbul'a gelişini protesto eden Ankara, İzmir, Trabzon ve İstanbul'daki küçük çaplı gösterilerin ardından, öğrenci ve işçi örgütleri 16 Şubat'ta İstanbul'da emperyalizm ve sömürüye karşı bir yürüyüş ve miting yapma kararı aldı. 76 gençlik örgütünün katılacağı gösteri için valilikten gereken izin de alınmıştı.

Gösteri yapılmadan önceki günlerdeyse gerilim artmıştı, çünkü 14 Şubat'taki Cuma namazından sonra Komünizmle Mücadele Derneği ile Milli Türk Talebe Birliği'nin öncülüğünde "Bayrağa saygı" mitingi düzenlendi. Bu mitingde komünistlere karşı savaş açıldığı ilan edilerek halka iki gün sonra düzenlenecek olan 6. Filo'yu Protesto Yürüyüşü'nde komünistlere gereken dersi vermek üzere toplanma çağrısı yapıldı.

16 Şubat günü, göstericiler Taksim'e doğru yürüyüşe geçmek üzere Beyazıt'ta toplanırken, "komünistlere gereken dersi verme" çağrısına uyan sağ görüşlü kişiler de Taksim Meydanı'na geldiler. Burada toplu kılınan namazın ardından taşlı ve sopalı bir biçimde beklemeye koyuldular. Beyazıt Meydanı'nda toplanan gençlik örgütleri yürüyüşe geçtiler. Sultanahmet, Sirkeci, Eminönü, Karaköy ve Dolmabahçe üzerinden Taksim Meydanı'na ulaşan göstericilerin önünü kesen polis, alana küçük gruplar halinde girmelerini sağladı. Alana girenler de burada bekleyen ve sadece iki sıra olan polis barikatını kolaylıkla aşan sağcıların sopalı, taşlı ve bıçaklı saldırısına uğradı. Tekbir getiren saldırganlar, göstericileri şiddetli bir biçimde dövdü. Olaylar sırasında Ali Turgut Aytaç ve Duran Erdoğan adlı gençler bıçaklanarak öldürüldü. Bu sırada polisin saldırganları engellememesi dikkat çekti.

 

Komünizmle Mücadele Derneği kurucusunun Fetullah Gülen olduğunu söyledikten sonra Kanlı Pazar İstanbul’u MTTB Başkanı İsmail Kahraman’a kulak verelim.

O dönem Milli Türk Talebe Birliği'nin başkanlığını yapan İsmail Kahraman bugünün AKP'li Meclis Başkanı

İsmail Kahraman’la birlikte Milli Türk Talebe Birliği’nden yolu geçenler arasında Tayyip ErdoğanAbdullah GülAhmet Davutoğlu, Numan Kurtulmuş, Bülent Arınç, Abdülkadir Aksu, Ali Coşkun, Hüseyin Çelik, Mehmet Ali Şahin, Kadir Topbaş, Taner Yıldız, Cemil Çiçek, Beşir Atalay, Osman Pepe, Abdurahman Dilipak, Necati Çetinkaya da bulunuyordu.

Zaten AKP’liler kökenlerini inkar etmiyorlar, açık ifade ediyorlar.

Bakın 2012 yılında Çorlu’da MTTB Tekirdağ şubesinin etkinliğine katılan İsmail Kahraman o yıllarından övgüyle bahsetti. “Şu an Türkiye’yi yöneten kadro Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) Akademisi’ nden yetişti. Bizim dönemimizden iki dönem sonra Tayyip Erdoğan, Milli Türk Talebe Birliği kültür müdürüydü. Abdullah Gül MTTB İcra Konseyi Genel Sekreteriydi. Sami Güçlü, Beşir Atalay, Bülent Arınç, Mehmet Ali Şahin. Bugün ülkeyi yönetirken gördüğünüz şu kadro Milli Türk Talebe Birliği Akademisi’nden mezun olmuştur.”
Kısa bir not daha; 2011 yılında MTTB Genel Başkan Yardımcılığını meşhurlardan Abdürrahim Boynukalın yaptı.

*****

Az biraz tarih sayfalarını karıştırdığınızda gerçekler daha net bir şekilde karşınıza çıkyor.

Siz siz olun AKP’nin bu tür söylemlerine inanmayın.

AKP anti-emperyalist olamaz olsa olsa bir emperyalistin kucağından iner öteKine oturur.

 

 

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
Burhan kahraman 3 ay önce

Çok önemli bir yazı okutalıp okuyalım gerçeği sadece gerçeği anlatıyor yazar

Misafir Avatar
ilginç 3 ay önce

bolu şehit veriyor gencecik fidan vatan uğruna toprağın karabağrına giriyor sizin gazete de tek bir haber bile yok ne iş siz kimin tarafındasınız. bundan sonra sizi okumayacağım ve her platformada da bu tutumunuzu protesto edeceğim

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner115

BUGÜNLERE NASIL GELDİK
Doç. Dr. Faruk GÜÇLÜ

Haberi Oku