Gündem:
AKP'DE HER YER HİZİP!

 Bolu’da AKP içindeki hizipler artık kendisini saklamıyor.

Parti Alaaddinciler, Erçoşkuncular şeklinde tam ve net olarak ikiye ayrılmış durumda.

Yöneticiler, belediye ve il genel meclisi üyeleri; parti taraftarları dahi hizip başlarına yakınlıklarına göre Alaaddinci veya Ercoşkuncu şeklinde adlandırılıyor.

O Alaaddin’in adamı ya da öteki Ercoşkun’un adamı şeklinde.

Bolu dışındaki eski milletvekilleri, bürokratlar, siyasiler de bölünmeye uygun bir şekilde saflarını belirliyor.

Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz’ın en yakınındaki isim AKP il Başkanı Nurettin Doğanay.

***

Tarafların televizyonları dahi belirli…

Örneğin Merkez TV A.Yılmaz’a yakın, Abant TV Ercoşkun’a,

Köroğlu TV ise anlaşmazlıkta iki arada, bir derede…

Televizyon kavgası o kadar ileri gitti ki, bu TÜRKSAT vericisindeki Abant TV frekansını karartmaya yönelik çabalarda Alaaddinci grup epey mesafe almış durumda.

***

Yazılı ve elektronik basın Bolunun Sesi dışında tamamen Alaaddinci ve Doğanaycı, bunda yandaşların belediye olanakları tarafından beslenmelerinin önemli etkisi var, bir de tabii Alaaddin’in Basın İlan Kurumundaki ilişkileri belirleyici.

***

Tabii bölünmenin Ankara cephesi de eksik değil.

Alaaddinci grupla beraber hareket edenler arasında Ekonomi Bakan yardımcısı Fatih Metin ve milletvekili Fehmi Küpçü, Erçoşkun ile beraber olan ise diğer bakan yardımcımız Yüksel Çoşkunyürek.

İl Genel Meclisi başkan ve üyeleri her iki tarafı idare ediyor. Zaten AKP içinde bu grubun bir kıymet-i harbiyesi yok

***

Taraflar kendilerini savunacak avukatları dahi değiştirmiş durumda.

Alaaddin belediye ve şahsi avukatlarından Mehmet Emin Güz ve Yüksel Gültekin ile yollarını ayırdı, şu anda Fikret Çıracı bu görevi yapmakta, Ercoskun’un avukatı ise Mehmet Emin Güz oldu.

 

AKP’nin bir dönem mühim ismi her ne kadar AKP’den istifa etmiş olsa bile Dr. Hüseyin İka, Doğanay’a yakınlığından ötürü ismi Alaaddinciler arasında geçiyor. İlçe Başkanı da Alaaddinci.

***

Bu isimler neden Alaaddinci ya da Ercoşkuncu?

Bu sorunun cevabının ardında 15 Temmuz kalkışması ve ardından gelen FETÖ soruşturmaları var.

Partide herkes birbirini FETÖCÜ ya da kripto FETÖCÜ olarak suçluyor.

Saflaşmanın ardını sürdürdüğünüzde çok rahat şu söylemler ile karşılaşabilirsiniz!

Örneğin

“Ya o mu kardeşim o FETÖCÜ olmaz olur mu o abisiyle beraber bir dönem baş himmetçi idi!, Himmet alan veren kesimin başıydı!”

“A onu bilmiyor musunuz kardeşim, ona Fethullah Pensilvanya’dan imzalı Lale tabloları bile hediye gönderdi”

“Ooo siz onun FETÖ’nün bir numaralı firari sanığı Adnan Daylan ile ilişkisinin hiç kopmadığını fark etmediniz mi?”

Böyle…

Bu yasaklı konuları Bolu’da cesaretle dile getiren tek isim İmdat Aslan

Onun dışında bu konuların yazılması ve basılması tabu.

***

Bolu’da Adliye, Emniyet ve OHAL Valiliği de AKP içindeki bu hizipleri biliyor.

Esmayı üzerlerine sıçratmadan idare-i maslahat yapıyorlar.

Sık sık Bolu’ya gelen İstanbul milletvekili Erdoğancı Metin Külünk tartışmaları sessiz ve derinden izliyor.

***

Bu giderek artan artık uzlaşmaz hale gelen çelişkilerin halli nasıl olacak?

AKP çevreleri bu sorunun AKP olağanüstü kurultayı öncesi ama öyle, ama böyle çözüleceği kanaatinde…

“Atama ile gelecek yeni AKP yönetimleri oluşurken bu konularda mesafe alınacak.

Suçlamalar ne kadar etkili oldu, kurultay sonrası her şey belli olacak” deniliyor.

***

AKP içindeki bir diğer şayia, ulusal basında da ileri sürülen şayiaya göre kripto FETÖCÜ olarak ismi dillendirilen, referandumda il merkezlerinde başarısız olan, AKP içinde Abdullah Gül, Ahmet Davutoğlu, Bülent Arınç gibi isimlerin adamı olarak kabul edilen belediye başkanlarının görevden alınacağı, yerlerine Erdoğan’ın AKP Genel Başkanı olduktan sonra kayyım atanacağı söylentisi.

Bu söylentilerden Gökçek, Topbaş, A.Yılmaz gibi isimlerde nasibini almış durumda.

A.Yılmaz’ın A.Gül’ün Sakaryalılar grubu bağlısı olması da tabiî ki bu bağlamda önemli

Zaten manşet haberimiz Aydınlık Gazetesi yazarı İsmet Özçelik’te 23 Nisan yazısında bu konunun altını çizmiş durumda.

***

Bu konuda ileri sürülebilecek son tez ise OHAL.

OHAL ile yönetilen Türkiye.

“Tek adam” rejiminin yapı taşları döşenirken partili Cumhurbaşkanlığının hayata geçirildiği, demokrasinin raftan ne zaman ineceğinin hiç ama hiç belli olamaması, bu tür rejimlerde atanmışların, seçilmişlerin hiçbir iradesinin olmaması, bütün tercihlerin vesveseli bir yönetim tarzının belirleyiciliğine terk edilmiş olması gibi faktörler esas halde.

Sadece Bolu AKP çevresinde oluşan bu meseleler bile referandumda “hayır” oyu verilmesi için yeterli sebep iken, sandıktan şaibeli bir “evet” oyu çıktı.

“Evet” oyu çıkmasının bedelini; demokrasi, işçiler, kamu emekçileri, akademisyenler, aydınlar sol, Kemalist, cumhuriyetçi çevreler ödeyecek bunu biliyoruz, ancak bu bedel sadece bu kesimlerle sınırlı kalmayacak. AKP içinde ki hesaplaşmada da bedel ödeyecek olanlarda çıkacaktır.

***  Hizbin  Abant Tv'ye karartma çapalarında başarılı olamadığını belirtmekte fayda var. Abant Tv yoluna Türksat vericisinden üstelik te  2  ayrı frekanstan yoluna devam ediyor. 

 

 

 

 

 

 

 

 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
talut 5 ay önce

yaptığınız haberde kurunun yanına yaşıda katarak parti içindeki herkesi fetöcü ilan ediyosunuz. büyük bir vebal altına giriyosunuz. lütfen haber yapmak için değilde doğruları halka anlatmak için haber yapın..

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner115

TOLGA ÇANDAR KONSERİ
Eğitim Sen Bolu Şube’nin düzenlediği Tolga Çandar konseri başarılı geçti.

Haberi Oku