Gündem:
Amaç dindar nesil
 Milli eğitim müdürlükleri okullara gönderdiği yazıda, evde dini sohbetlerin amacı, çocukların “okul saatleri dışında milli ve manevi değerlerle mücehhez nesillerin yetişmesine katkı sağlamak” olarak yer aldı. Öğretmenler tarafından 10’ar kişilik öğrenci gruplarıyla “mümkünse evde” aile ziyaretleri ve sohbet şeklinde, mümkünse belirlenen bir mekânda, MEB’in maaşını ödediği Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenleri ile din eğitimi çalışmalarının gerçekleştirilmesi talimatı verildi. Milli eğitim müdürlüğünün internet sitesine de yüklediği haftalık konu materyallerinin Medeniyet Yolcuları Vakfı’na ait olması dikkat çekti. 28 ünite kapsamında iman, ibadet, 15 Temmuz, siyer gibi ünite adlarında din eğitimi verilmesi planlandı. 

Amaç dindar nesil

MEB himayesinde AKP ve tarikatlerin evlere sokulmasını ve çocukların okul dışında onların eğitim modeline emanet edilmesinin önünü açacak proje materyallerinde de skandal içerikler dikkat çekti. “Genel Kültür” başlığı altında çocuklara MEB’in anlatacağı konular arasında “Istırap Salıncağında Özden Kopuşu Seyrederken” başlıklı yazıda cumhuriyet dönemi karşıtlığı açıkça yer aldı. Yazıda “Altı asırı aşan bir hâkimiyet sürmüş olan Osmanlı Devleti yoktu artık. İnsanımız bütün umudunu yeni kurulmuş olan Devlete bağlamıştı. İlk uygulamalar, halkın beklentileri karşılamak yerine kaygı verici nitelikler taşıyordu” ifadelerinin ardından hilafetin kaldırılması, şer’iye ve evkaf vekaletinin kaldırılması, tevhid-i tedrisat kanunu ile medreselerin kapatılması ile dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’in Tevhid-i Tedrisat’la ilgili “Bu kanun tamamıyla dini bir maarif teşkilatı olan medreseyi kaldırıyor, Türk maarifi lâik ve dünyevî bir mahiyet kazanıyordu... Tevhid-i tedrisat, maziye bağlanan düşünüş tarzının yıkılıp, modern kültürün kurulması hareketidir. Bu bakımdan tarihimizin ve istikbalimizin en mühim inkılâplarından biridir” sözleri eleştirildi. Atatürk ismi kullanılmadan cumhuriyetin kuruluş yıllarının eleştirildiği metinde “Tek Parti Dönemi diye bilinen 1923-1946 yılları arası yakın tarihimiz açısından oldukça önemlidir. ‘Halka rağmen halk için’ anlayışıyla, halkın taleplerinin ve beklentilerinin dikkate alınmadığı, ideolojik yaklaşımların hakim olduğu bu dönemde ülkede maddi ve manevi ciddi buhranlar yaşanmıştır. Halk dikkate alınmadığı gibi, siyasi bir muhalefet de olmadığı için tek parti iktidarı otoriter bir tutumla istediği her şeyi uygulamaya koymuştur. ‘Allah demenin yasak olduğu yıllar’ şeklinde hafızalara yer etmesinden ve yukarıda kısmen verilen bilgilerden de anlaşılacağı üzere dini hayatta da hayli sıkıntılar yaşanmıştır” ifadeleri yer aldı. Cumhuriyet Gazetesi

 

 

 

 

 

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

PES
Ülkü Mert Yazdı

Haberi Oku