Gündem:
ARAP  BAHARINI,  RUS  KIŞI  BASTI!

AKP’nin İslamcı dış politikası, hala devam eden ‘Soğuk Savaş’la harmanlanınca, ortaya bugün yaşadığımız Suriye krizi çıktı! .

Suriye’de yaşanan krizin birinci derecedeki sorumlusu, ABD yönetimi ve Suudi Arabistan ile birlikte, Erdoğan, Davutoğlu ve AKP hükümetidir

ABD, Suudi Arabistan ve Türkiye, Suriye yönetimini devirme planlarına girişince, ülkede bir otorite boşluğu oluşmuş, bu boşluğu da, İslamcı terör örgütü IŞİD doldurmuştu

 

Bu krizde kendine Ortadoğu fatihi rolü biçen Erdoğan;

Esad’a “esed”diyerek, Süleyman Şahı  getirip- götürerek, Şam’da Emevi Camii’nde Cuma hayalleri kurarak;  Nusra, El Kaide, IŞİD’i eğitip donatarak kendine müttefik yaptı.

 İlaç kolilerinin içinde silahların gittiği adreslerin saklanacak tarafı yok!

 

‘Esad zulümü’ ve ‘IŞİD zulümü’ söylemlerine indirgenmiş politikalarla, gerçekleri  gizleyerek, Araplara benzettiği Türkiye Cumhuriyetini, çadır bozuntusu liderler gibi yönetmeye kalktı.

Sonunda, Erdoğan’ın ve Davutoğlu’nun Neo-Osmanlıcı fantastik kurguları ve masalları, Rusya’nın geçtiğimiz hafta Suriye’de başlattığı askeri operasyonla birlikte balon gibi söndü.

Dengeler değişti. Erdoğan’ın ve Davutoğlu’nun Suriye’de kurmaya çalıştığı İslamcı rejim, Rusya duvarına tosladı.

 

ABD’nin ve Türkiye’nin IŞİD’e karşı  göstermelik operasyonları da etkisiz kalınca, Rusya, ‘Soğuk Savaş’ yıllarından beri Orta Doğu’daki en yakın müttefiki olan Suriye’ye sahip çıktı, Türkiye’ye ve ABD’ye meydan okudu.

(Rusya, Suriye’nin en eski müttefiklerinden birisidir. Suriye, ‘Soğuk Savaş’ yıllarında, Rusya’nın Orta Doğu’ya ve Akdeniz’e açılan kapısıydı. Bu durum bugün de değişmedi. Rusya’nın bugün Orta Doğu’daki ve Akdeniz’deki tek  askeri üssü Suriye’deki  Tartus  üssüdür)

 

“Toprak bütünlüğü güvence altına alınmış laik bir Suriye”  istediklerini resmen açıklayan Rusya, İslamcı terör örgütü IŞİD’in ve diğer yönetim muhalifi silahlı grupların Suriye’deki hedeflerine yoğun  hava saldırısı düzenledi.

Erdoğan’ın Rusya’nın operasyonlarına yönelik ilk tepkisi de, son yılların en traji-komik açıklamalarından birisi olarak tarihe geçti: “Rusya’nın Suriye’ye sınırı yok. Rusya Suriye ile neden bu kadar ilgileniyor?”

Bu gelişmede ve Rusya’nın operasyonunda sürpriz olan hiçbir şey yok. Şaşkın bir insanın buna şaşırmasına şaşmamak gerekir.

 

 ABD’nin Suriye, Irak, Libya, Mısır ve Afganistan ile sınırı var mı? Yok.

Pekiyi, ABD neden bu ülkelerle bu kadar ilgileniyor?

Erdoğan, bu soruyu neden ABD’ye yöneltmiyor?!

Türkiye’nin Mısır ve Filistin ile sınırı var mı? Yok. Pekiyi, AKP ve Erdoğan, neden bu ülkelerle bu kadar ilgileniyor?

 

Erdoğan ve Davutoğlu, ortak sınırı olsun veya olmasın, Müslüman Kardeşler gibi, HAMAS gibi İslamcı örgütlerin iktidara gelme olasılığı bulunan tüm ülkelerle bu kadar ilgilenirken, bu ülkelerin iç işlerine karışırken, bu ülkelerdeki yönetimleri  devirmek ve bu ülkelerde İslamcı yönetimler kurmak için mücadele verirken, Rusya’nın Suriye’ye müdahalesine hangi gerekçeyle ve hangi hakla tepki veriyor?!

 

Rusya’nın operasyonuyla adeta elektro-şok yaşayan Erdoğan, şimdi de, Rusya’nın Türkiye’nin hava sahasını ihlal etmesine sarıldı. Erdoğan’ın yeni kozu ve bahanesi bu…

Hatta Erdoğan, Brüksel’den, Rusya’yı imalı olarak tehdit bile etti, “Rusya dostunu kaybederse, çok şey kaybeder” gibi ifadeler kullandı.

Sanki Türkiye ile Rusya ilişkileri bozulursa, kaybeden tek taraf Rusya olacak, Türkiye hiçbir şey kaybetmeyecek!

Bir kişi kendisini evrenin merkezine oturtursa, bu tür açıklamalara da şaşırmamak gerekir!

Ben-merkezcilik, narsizm, adına ne denirse densin, böyle bir ruh haline sahip yöneticiler, ülkelerini her türlü felakete sürükleyebilirler.

Dünyanın en büyük iki askeri gücünden birisi olan Rusya, tüm ekonomik ve siyasi sorunlarına rağmen, doğal kaynaklar açısından, dünyanın en zengin ülkelerinden birisi.

Nitekim Türkiye, doğal gaz ihtiyacını, büyük ölçüde Rusya’dan ve İran’dan karşılıyor. Bunun yanı sıra Rusya, Türkiye’deki inşaat sektörü için en önemli pazarlardan birisi.

Ayrıca, Akdeniz bölgesi, özellikle Antalya ve çevresi, turizm açısından, Almanya ile birlikte, en fazla turisti Rusya’dan çekiyor.

Rusya’dan gelen ve sayıları yılda 2 milyonu aşan turistler, bölgenin en önemli gelir kaynakları arasında yerini alıyor.

 

Başka bir deyişle, Erdoğan nükleer santral ihalelerini Rusya’ya verdi diye, olası bir savaşta veya çatışmada veya diplomatik gerginlikte, çok şey kaybeden tek taraf Rusya olmaz!

Rusya, Suriye nedeniyle Türkiye ile yaşanabilecek olası bir krizde, kimin ne kadar kaybedeceğini önceden hesaplayacak kadar ciddi bir devlettir.

Rusya’nın bu konuda Erdoğan’ın tehditlerine ve uyarılarına ihtiyacı yoktur.

Rusya’nın Türkiye’nin hava sahasını ihlal etmesi elbette yanlıştır. Bu zaten tartışmaya açık bir konu bile değildir ve malumun ilanıdır.

Rusya da zaten bunun yanlışlıkla gerçekleştiğini açıklamıştır.(!)

Velhasılı Ortadoğu’da dengeler değişiyor.. Bu kaygan ve tehlikeli zeminde gerçek bir devlet adamı tecrübesi ve üst akıl gerekiyor..  Umalım ki zarar gören taraf olmayalım..

 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner122

BOLU'YA YENİ AİLE VE SOSYAL HİZMETLER...

Haberi Oku