Gündem:
Artık Yeter! Ölümlere Seyirci Kalmayalım!

Korkmaz açıklmasında; “AKP’nin 7 Haziran seçimleri sonrasında tek başına iktidarını kaybetmesinin ardından, içeride ve dışarıda savaş politikalarının yeniden devreye girmesinin bedelini ülke olarak en ağır şekilde ödemeye devam ediyoruz. Gerek Başbakan Davutoğlu’nun “Bu vatan için evlatlarımızı feda etmeye hazırız” ifadesi, gerekse Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Bu ülke toprakları şehit kanı ile yoğrulmaya devam edecektir” sözlerinin ardından, savaşın bedelini ülkenin yoksul halk çocukları canlarıyla ödemeyi sürdürmektedir” dedi.

“Yurtta Barış Dünya’da Barış”

“Yıllardır şiddet ve baskı politikalarında ısrar ederek, “yurtta barış, dünyada barış” için gereğini yapmak yerine, erken seçimlerde “tek başına iktidar” için gözlerini kan bürüyenlerin “inadına savaş” hırsı yüzünden, gencecik canlar hayatının baharında toprağa düşmeyi sürdürmektedir. Son iki aydır Suruç, Varto, Silopi, Silvan, Cizre ve Yüksekova’da yaşanan çatışmalar sonucunda aralarında çocukların da bulunduğu çok sayıda insan hayatını kaybetmiş, ateş yine düştüğü yeri yakmıştır.

Yarbay Mehmet Alkan’ın kardeşinin cenazesinde söylediği “Düne kadar çözüm diyenler, neden şimdi savaş diyor?” sorusu yanıt beklerken, Hakkari-Dağlıca,Tunceli,Iğdır ve Diyarbakır ve Hatay’da yaşanan saldırılar sonucunda yine yüreklere ateş düşmüştür. Eğitim Sen olarak hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı diliyor, barış ve kardeşliği savunmak yerine, savaşı ve ölümü kutsayanları lanetliyoruz.

Günlerdir yaşanan çatışmalardan “siyasi rant” çıkarmaya çalışanlar “Savaşın kazananı, barışın kaybedeni olmaz.” sözünü unutmamalıdır. Her gün cenazelerin geldiği, gözyaşlarının sel olup aktığı bir ülkede birilerinin “koltuk hırsı” uğruna, inadına savaş çığırtkanlığı yapmasını ve daha çok ölüm istemesini kabul etmek ya da onaylamak mümkün değildir.

 

“Artık Yeter!”

Türkiye’de yaşayan ve halkların kardeşliğine inanan kesimler yıllardır benimsenen çözümsüzlük politikaları nedeniyle ağır bedeller ödemiş, telafisi mümkün olmayan acılar yaşamıştır. Bugün yaşanan ölümlere “Artık yeter!” demenin vakti gelmiştir. Barışa sahip çıkmak, ölümü değil yaşamı savunmak, silahların yerine demokratik siyasetin konuşması için ısrarcı olmadıkça daha büyük acıların yaşanmasının önüne geçilemez.

Eğitim Sen Olarak  “Artık Yeter! Ölümlere Seyirci Kalmayalım, Barışı ve birlikte Yaşamı Savunalım!” diyoruz ancak, Türkiye’de geçmişte halkları birbirine düşürerek katliamlara zemin hazırlayanlar, birilerinin “tek başına iktidar” ve “400 vekil” hırsının tetiklemesiyle ayrımcı, ırkçı-gerici politikalarını yeniden devreye sokarak, halkların barış içinde bir arada yaşamasını engellemek için elinden geleni yapmaktadır.

Son birkaç gün içinde AKP başta olmak üzere, ırkçı-şoven güçlerin kışkırtması ve organizasyonu ile Muhalefet partilerine yönelik organize saldırılar gerçekleşmiş,parti binaları yakılıp yıkılmaya çalışılmıştır. Mevsimlik işçilere,esnafa,derneklere,TOKİ işçilerine yönelik linç girişimlerinin artması, sırf Kürt oldukları için çok sayıda yurttaşın ev ve işyerleri ateşe verilerek açıkça katliam yapılmak istenmesi, saldırıların başından sonuna planlı bir şekilde gerçekleştirildiğini göstermektedir.

Ülke çapında organize bir şekilde yaşanan saldırı ve linç girişimlerinin güvenlik güçlerinin gözleri önünde gerçekleşmesi, hatta Hürriyet gibi ana akım medya organları bile hedef alınırken, güvenlik güçlerinin en küçük bir müdahalede bulunmaması dikkat çekicidir.

“Tek Parti, Tek Adam”

7 Haziran seçimleri sonrasında ortaya çıkan siyasi tabloyu 1 Kasım seçimlerinde değiştirmek için yeniden kışkırtılan şiddet ve çatışma ortamında ülkenin dört bir yanına her gün cenazeler gitmekte, birileri savaşı ve yaşanan ölümleri kutsayarak “oy hesapları” yaparken, annelerin, babaların, kardeşlerin gözyaşları sel olup akmaktadır.

Türkiye’nin “tek parti, tek adam” yönetimine doğru hızla yol aldığı bugünlerde sokakları kışkırtarak ve açıkça hedef göstererek baskı, şiddet ve saldırıların yeniden devreye sokulması, parti binalarının içindeki insanlarla birlikte ateşe verilmesi benzer örneklerini ancak faşist rejimlerde görebileceğimiz uygulamalardır.

Son yıllarda özellikle Cumhurbaşkanının konuşmalarında toplumu kamplaştırmak amacıyla kullandığı nefret dili, toplumda ırkçı-şoven söylemlerin etkisinde kalan faşist güruhların harekete geçmesini, kitlesel saldırılar ve linç girişimlerine yönelmesini beraberinde getirmiştir.

Ülkenin çeşitli yerlerinde yaşanan ve gün geçtikçe artan linç girişiminde güvenlik güçlerinin müdahalede bulunmak bir yana seyirci kalması, yaşanan saldırıların “tek başına iktidar” hesapları yapanların organizasyonu ve desteği ile gerçekleştiğinin en somut kanıtıdır. Geçmişte 6-7 Eylül’de İstanbul’da, Maraş’ta, Çorum’da, Sivas’ta, Gazi’de devletin güvenlik güçlerinin tutumunun nasıl acılara yol açtığı unutulmamalıdır. Şiddet üzerinden toplumu bölme ve birbirine karşı kışkırtma girişimlerinin Türkiye’yi derin bir karanlığın içine itmesine asla izin verilmemelidir.

Toplumsal barışı ve bir arada yaşama kültürünü tehdit eden her türlü gerici-ırkçı hareket ve linç girişimleri, Anadolu’nun farklı kimliklerden halklarının birliğini ve birlikte yaşama isteğini kıramayacaktır. Yıllardır sürdürülen halkları birbirine karşı kışkırtma ve düşman haline getirme ve savaş politikalarındaki anlamsız ısrarın ülkeyi açıkça iç savaşa sürüklemesine asla izin verilmemelidir.

Toplumu siyasal kamplaşmalar üzerinden bir birine karşı kışkırtarak yeni saldırılara ve katliamlara zemin hazırlayanlar ve arkasındaki siyasi güçler amaçlarına ulaşamayacaklardır. Türkiye’nin emek ve demokrasi güçleri, ülkemizi ırkçı-şoven odaklara, kim oldukları herkes tarafından bilinen kimi siyasi çevrelerin talimatıyla hareket eden faşist güruhlara asla geçit vermeyecektir.”

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner115

KARE KARE BÜYÜK YÜRÜYÜŞTE BOLU

Haberi Oku