Gündem:
AYKUT KAYNAR

Aykut, 19 yaşında iken karanlık güçler tarafından bir suikast sonucu öldürüldüğünde henüz 19 yaşındaydı.

12 Eylül öncesinin çalkantılı yıllarında hayatlarının baharında öldürülen binlerce devrimci genç ülkeyi karanlıklar sarmalına sürükleyebilmek için bugünler hedeflenerek katledildi.

Emperyalizm ve yerli işbirlikçileri 1975-85 arası binlerce devrimci genci tasfiye etti. Öldürdü, işkence etti, gözaltında kaybetti, idam etti, hapsetti, sürgün etti, tasfiye etti.

Sahayı temizlediler ne kadar gerici,  işbirlikçi, kifayetsiz muhteris, hain varsa ambalajlayıp piyasaya sürdüler.

ABD ve emperyalist güçler yerli işbirlikçiler için farklı farklı ambalaj hazırlamışlardı. Kimisi liberal, kimisi muhafazakâr, kimisi üniformalı, kimisi gardırop Atatürkçüsü,  kimisi siyasal İslamcı, kimisi ayrılıkçı kimisi de sahte solcuydu.

Ama hepsinin ortak özelliği Made in USA imalatı olmaları idi. Bu güya farklı ürünler ülkeyi on yıllar boyu yönetti.

Gelinen nokta malumunuz…

İş yok, eğitim yok, borç çok…

Huzur yok, tarım yok, üretim yok…

Ülke adeta bir labirent,

Çıkış umutları? 

Elbette var, elbette…

Zor, engebeli, dolambaçlı bir yol bu.

İşte o yıllarda Aykut genç yaşında bu meselelerin ayırtına varmıştı. Daha 16 yaşında ülkenin sorunları ile haşır neşir olmaya başlamıştı.

Orman Mühendisi Mahzar Kaynar’ın iki oğlundan büyüğüydü. Baba Kaynar,  satranç ustası, açık fikirli mesleğine âşık, sakin bir adamdı. Oğlunun ülke sorunları ile ilgilenmesine karşı çıkmıyor ancak içten içe kaygılanıyordu kuşkusuz.

Aykut Bolu Lisesinde akranlarının arasında hemen göze batan uzun boylu, çok yakışıklı, parlak bir geleceği olduğu ilk bakışta belli olan seçkin gençlerden biri idi. Tıpkı arkadaşı Sinan, Kadri gibi…

Bolu Lisesinin ilk devrimci kadrosunu bu üçlü oluşturmuştu. Bir yandan eğitimlerini aksatmıyor öte yandan toplumsal meselelere ilgi duyuyor, Devrimci Gençlik dergilerini okuyor, yeniden filizlenmekte olan Dev-Genç hareketine sempati duyuyorlardı.

Aykut Bolu’da o yıllarda kurulan 4 yıllık Sevk ve İdare Yüksek Okulunu kazandı,  Sinan Tatbiki Güzel Sanatların Mimarlık bölümünü, Kadri Bolu Eğitim Enstitüsünü.

Aykut çok kısa sürede arkadaşları arasında öne çıkmış, devrimci mücadelenin gençlik önderlerinden olmuştu.

Elbette güvenlik güçleri Aykut’a kayıtsız kalmamışlardı.

Aykut ve Aykut gibileri tasfiye edilmeliydi. Emperyalizmin Türkiye programı çerçevesinde Aykutların önüne geçilmeliydi. Oligarşi Denizlerden, Mahirlerden bu yana kendini restore etmiş, bir şekli ile kendini yenilemişti. Polis Aykut’u Bolu’da köşe bucak arıyordu, sanki Bolu’da devletin beka sorunu vardı ve Aykut yakalanınca beka sorunu da halledilmiş olacaktı. Oysa o günlerde de sahte solcu bir yığın liberal, tıpkı bugün de olduğu gibi, öğretmen hareketini, emek hareketini kuşatmışlardı.

Ama devletin derdi, varsa yoksa Aykut ve Aykut gibilerdi.

O günlerde Aykut geçici süre Bolu’yu terk etme kararı aldı. Kendisine yakın gördüğü Aybastı kırsalında faaliyet gösteren kır birliklerine katılma kararı aldı. Fındık üreticilerinin mücadelesine omuz verecek, bölgenin kanını iliğini sömüren tefeci tüccarlar ve onların müttefiki faşist çeteler ile mücadele edecekti.

Ancak 1980 Mayısında Aykut’un haberi geldi Bolu’ya, ailesine…

Aybastı kırsalında sırtından vurulmuş halde bulunmuştu. Cenazesi yağmurlu bir Mayıs günü Bolu’ya getirildi. Kalabalık bir topluluk Aykut’a yakışır bir cenaze töreni düzenledi.

Aykut Şehitler Mezarlığına gömüldü.

Baba Mahzar Kaynar’ın kalbi oğlunun acısına dayanamadı, vefat etti. Annesi Bolu’da duramadı…

Aykut’un devrim mücadelesi, çizgisi kâh alçalarak, kâh yükselerek bugün hala devam ediyor.

19 Mayıslarda Gençlik ve Spor Bayramı ülkeyi ele geçiren kifayetsiz muhteris siyasal İslamcılar tarafından unutturulmaya çalışıyor iken 1980’den bu yana her 19 Mayıs’ta arkadaşları, dostları, ailesi Aykut’un mezarı başında toplanıyor, onu anıyor.

 

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner123
banner122

DOLAR YAKANLAR, IPHONE KIRANLAR
SÜHA ALPARSLAN YAZDI

Haberi Oku