Gündem:
BİR BAHÇELİ ELEŞTİRİSİ
HAZİN BİR MİLLİYETÇİLİK ÖYKÜSÜ
MHP ya da kendisini “ülkücü-milliyetçi” diye tanımlayan gruplarla ilk tanışmam 1972 yılında Ürgüp Lisesi yatılı pansiyonunda öğrenci iken olmuştur. Karşılaştığım tipler derslerde başarı sız ama kavgadan döğüşten iyi anlayan şımarık tiplerdi.

O nedenle okul yıllarında ülkücü ve milliyetçi arkadaş sayım bir hayli azdı.

1980 öncesi yaşadığım Nevşehir ,Ülkücü grupların egemenliği altında olup kendilerinden olmayanları şehre sokmuyorlardı.

1980 öncesi CHP Nevşehir İl Başkanı tanıdığım en kaliteli siyasetçi eski parlamenter Av Zeki Tekiner parayla kiralanan ve kendisini “ülkücü/milliyetçi” diye tanımlayan katillerce katledilmişti. O nedenle bir hayli soğuk bakmıştım bu gruplara.

Üniversite yıllarında ve Ankara sosyal çevresinde çok sayıda ülkücü /milliyetçi arkadaş ile samimi oldum. Daha yakından tanıma fırsatım oldu. Pek çoğunun görüşlerinin benimle paralel olduğunu görüyordum. İçlerinde gerçekten vatan sevgisi ve sola güvensizlik vardı. O nedenle ülkücü /milliyetçi arkadaş çevrem 1990 yıllardan sonra çoğaldı. Bunlar arasında kaliteli kafası çok iyi çalışan, dürüst, vatanını gerçekten seven insanlar olduğunu görmek beni mutlu etti.

O nedenle aşağıda sıralayacağım eleştirilerim dürüst vatanını seven kaliteli ülkücü ve milliyetçi arkadaşlarla asla ilgili değildir. Onlarında benim gibi düşündüğünden eminim.

Merhum Alpaslan Türkeş’in vefatıyla MHP Genel Başkanlığına Sayın Devlet Bahçeli geldi. Bahçeli’yi Gazi Üniversitesi asistanlık döneminde tanırdım. Kendisi hakkında çevreden duyduğum “bir istihbarat örgütü adına çalışır” ya da “arabasında 1980 öncesi silah yakalandı ama kayda geçmedi” hatta ailesinin “Türk kökenli olmadığı” gibi iddiaları hiç ciddiye almadım.1980 sonrası PKK/Ülkücü sokak çatışmalarının önlenmesinde, sokakta dolaşan ülkücülerin okuyup yazmasında eğitimli olmasında Sayın Bahçeli’nin ciddi katkıları olduğunu da unutmamak  gerekir.

2002 yılında henüz 2001 krizi aşılmamışken seçimlere iki yıldan uzun bir süre varken DSP-ANAP-MHP koalisyonun Sayın Bahçeli tarafından bozulduğunu ve AKP nin önünün açıldığını unutmamak gerekir.

PTT gibi kritik bir kurum özelleştirilirken hatta yabancılara peşkeş çekilirken tek mücadele eden Prof.Dr.Mümtaz Soysal’dı.MHP ve Bahçeli’yi burada suskun gördük.İlk yerli sanayi olan Sümerbank talan edilirken de MHP ve Bahçeli suskundu ya da beklenen tepkiyi vermedi.

Abdullah Gül gibi İngiliz Devleti’nin yoğun güvenine mazhar, atadığı her üst düzey bürokrat ları  FETÖ’den tutuklanan bir kişinin Cumhurbaşkanlığı makamına oturmasının yolu sayın Bahçeli tarafından açılmıştır.

7 Haziran seçimlerinde AKP çoğunluğunu kaybetmiş ve muhalefetin iktidar olma şansı ortaya çıkmışken daha sayım sonuçları bitmeden Sayın Bahçeli’nin “ne kadar erken olacaksa o kadar erken seçim” demesi belleklerden çıkacak gibi değildir. Bu süreçte kendisine önerilen Başbakanlık teklifini bile red etmiştir.

Son 7 Haziran seçimlerinde Deniz Baykal’ın TBMM Başkanı olması mümkünken bir Bahçeli manevrası ile Sayın İsmet Yılmaz(şimdiki Milli Eğitim Bakanı) TBMM başkanı yapılmıştır.

Son olarak defalarca “Başkanlığı bölünme olarak” defalarca tanımlayan Sayın Bahçeli’nin birden ortada fol yok yumurta yok iken başkanlığı gündeme sokması ve iktidar partisine var gücüyle destek olması ilginçtir.

Partili cumhurbaşkanlığının ülke ve Türk milleti aleyhine işleyecek bir sistem olacağı, ülkeye huzur ve barış getirmeyeceği açıktır.

 İlerde bu makama olağanüstü yetki ile kimin geleceği de belli değildir.

Tüm bunlar ciddi bir risk iken ülkeyi riske atmak milliyetçi geçinen bir partiye ve sayın Bahçeli’ye hiç yakışmamıştır.

O nedenle Sayın Bahçeli’nin demokrat, liberal ve sol kamuoyunda hakkında oluşan “olumlu” izlenimi sildiğini belirtmek gerekir.

 Türk tarihi ve milliyetçilik tarihinin kendisini hayırla yad etmeyeceğinden eminim.

 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner115

CHP kortejinin konakladığı tesisin suyunu...
CHP İstanbul milletvekili Gürsel Tekin, CHP kortejinin dün geceyi geçirdiği Bolu Dağı'ndaki tesisin...

Haberi Oku