FLAŞ HABER
Gündem:
BİR ÖZELLEŞTİRME HİKAYESİ

1995-2004 yıllarına yayılan ÖRÜS özelleştirilmesi ve Bolu fabrikalarının en son 2004 Temmuz ayında nihai olarak satışı gerçekleştirildi.

258 bin metrekare arazisi ve içindeki fabrikalarla özelleştirilen ORÜS Bolu Entegre tesislerini alan iş insanı Burhan Çelik 16 yıllık zaman diliminde tesislerde gerek orman ürünlerine gerekse de turizme yönelik bir yatırım gerçekleştirmedi.

ORÜS’ün satılmasına karşı olan işçiler, ORÜS çalışanları sendika, demokratik kitle örgütü ve soldaki partiler o yıllarda Bolu’da çok yoğun bir çaba sarf ettiler ama özelleştirme kararında olan hakim güçler sonunda başardılar ve ORÜS’ü babalar gibi sattılar.

Zamanın AKP milletvekili Ali Erçoşkun bir açıklamasında satışa karşı olanları çok sert eleştirdi ve kendi lisanı ile "istemezük" zihniyetini topa tuttu, ORÜS’ün satışını savunarak; "Karacasu kazanır, Bolu kalkınır!"  dedi.

Evet diğer birçok kamu kurumu ile ORÜS’te satıldı. Görüldüğü gibi yıllardır da ne üretim var ne yatırım ne istihdam.

ORÜS Entegre tesislerinin yatırımını gerçekleştiren kadrodan olan yaşayan çınar aslen Bolulu Yüksek Orman Mühendisi Şeref Sarınalbant halen Ankara’da…

ORÜS Genel Müdür Yardımcısı Şeref Sarınalbant 95 yaşında ve Medya 14 Genel yayın Yönetmeni Süha Alparslan’ın da dayıları oluyor.

Şeref bey ilerleyen yaşına rağmen süreci takip ediyor ORÜS ve mevcudiyeti ORÜS tesislerinin su ihtiyacından doğan Gölcük Tabiat Parkı ile ilgili anılarını kaleme almış.

Tarihe bir not amacı ile Şeref Beyin anılarını yayınlıyoruz.

Bu vesile ile kendisine uzun sağlıklı ömür diliyoruz.

ŞEREF SARINALBANT’IN KALEME ALDIĞI ANILAR

SATMAK DEGIL YAPMAKTI DÜSÜNCEMIZ”

Bolu Devlet OrmanKereste fabrikası 70’li yılların ikinci yarısında yangın geçirerek kullanılamaz hale gelmişti.

Ormancılıkla ilgili devlet kuruluşunda çalışan bir yetkili,  bir Bolulu olarak bu duruma çok üzülmüş ve mesai arkadaşlarımızla birlikte çare arayışlarına yönelerek yok olan fabrikanın yerini arazi spekülatörlerine kaptırmaktansa oraya yeniden modern bir kereste fabrikası yapmaya karar vermiştik.

ORÜS FİZİBİLİTE ÇALIŞMALARI

Bu amaçla, bir grup meslektaşımla birlikte gönderildiğimiz Avusturya’ da Birlesmis Milletler bünyesinde faaliyet gösteren FAO (Food and Agrculture Organization) da calismalara katildik..Graz şehrinde o günün şartlarına göre son derece modern bir  entegre kereste fabrikasını gezip  yetkililerden bilgi aldık. Sistem bizi çok etkilediği için meslektaşlarımla  birlikte fabrika yerleşim ve üretim akış planını, kullanılan makine ve ekipmanların teknik özelliklerini ve bunlara yönelik detaylı bilgileri  toplamış, çokça  fotoğraf  çekmiş ve  çizimler almıştık.

Artık bu modern tesise ait olan plan ve bilgileri idealimiz modern Bolu Devlet Orman Kereste fabrikası için realize etmeye gelmişti sıra.

Şeref Sarınalbant makamında fizibilite çalışmalarını yaparken

Bu bilgileri kullanarak yoğun çalışmalar sonrası hazırladığımız plan ve projeyi bir süre sonra Devlet Planlama Teşkilatından geçirdik. Böylece ilk ve önemli adım atılmış oldu.

Sahanın Jeolojik ve zemin emniyet gerilme işlemlerini İstanbul Teknik Üniversitesi hocalarından Prof. Dr. Terzioğlu’na yaptırdık.

 Prof. Terzioğlu’nun hesaplamalarında, inşaat yapmaya çok da uygun olmayan, 0.5 gibi bir zemin emniyet gerilmesi ortaya çıkmıştı. Buna rağmen Terzioğlu hoca ekibiyle birlikte çok ciddi bir çalışma içersine girmiş ve bize bu zemin şartlarına uygun sağlam, depreme karşı direnci yüksek binaların proje ve hesaplarını takdim etmişti.


 

Hemen faaliyete geçtik yapılan ihaleler ve gereken yerlerde emanet usulüyle iş yaptırarak tesisi 1978 yılının ilk aylarında tamamladık.

Elektrik tesisatını Çizmecioğlu motelin yanındaki trafodan beton direklerle fabrikaya getirdik. Bu işle ilgili   o dönem Bolu kereste fabrikası elemanı olarak çalışan Orman mühendis muavini merhum Mehmet Sarınalbant görevlendirilmişti. O da ciddi ve planlı bir çalışmayla bütün engelleri aşmış ve işi yüzünün akıyla bitirmişti. Eskiden ahşap emprenyeli direklerle gelen enerji hattını TEK’e (Türkiye Elektrik Kurumu) devretmiş ve yeni beton hatla Karacasu civarındaki tüm köylerin aydınlatmasını sağlamıştık.

GÖLCÜK DOĞUYOR

Şimdi sıra su sorununu halletmeye gelmişti.

Aladağ bölge şefliğim zamanında, bölgeye gitmek için Yozgat köyü üzerinden giden kestirme bir orman yolunu kullanırdım. Yol üzerinde 3-4 değişik noktadan buz gibi su akardı. Dinlenmek için durur sudan içerdim.  Bu suları bir depoda toplayıp kendinden tazyikli sistemle fabrikaya getirmeyi düşünüyordum.

Bu düşüncemi dönemin belediye başkanı Muzaffer İşin duymuş olacak ki, bana Seben dağlarındaki bütün suların Belediyeye ait olduğunu ve suyu veremeyeceğini söyledi. Sözü fazla uzatmadan bize su kaynağı olarak nereyi gösterebileceğini sordum. Çaygökpınar köyunun altından çıkan ve büyük suya karışan kuvvetli bir kaynağı kullanabileceğimizi belirtti.

 Kendisine, fabrikaya yaklaşık 25 -30 km uzaklıkta bir kaynaktan su getirmenin çok maliyeli olacağını ve Devlet Planlama Teşkilatından onay almamızın mümkün olmadığını ifade ettim.

Muzaffer İşin Ortaokuldan sınıf arkadaşımdı, Kastamonu lisesine beraber gitmiştik.

Duruma kendisi de ziyadesiyle üzülmüştü.

Size , Golcüğü önersem kabul eder misiniz? diye sordu. Başka şansımız yoktu, mecburiyetten kabul ettim.

Gölcük, Aladağ bölge şefliğim döneminden bildiğim, yanından geçdiğim ,içinde mandaların dinlendiği sazlık bir yerdi. Hemen üzerindeki Kökez de durur suyumuzu içer, dinlenirdik.

Başka alternatifimiz kalmadığı için fabrikamız İçin gerekli olan suyu buradan sağlamaya ve burasını bataklık olmaktan çıkarıp toplumun yararına bir park haline getirmeye karar verdik. Dönemin DSİ genel müdürü Hazım Tütüncüoğlu’nu çok iyi tanırdım. Hemen kendisinden randevu aldık ve muavinimle birlikte ziyaretine gittik. Durumu anlattık, kendisi konuyu çok olumlu buldu ve destek olacağını söyledi.

 Bir süre sonra DSİ Eskişehir bölgesinden 3 adet iş makinası Bolu’ya geldi. DSİ Bolu bölge müdürlüğü mühendislerinden Nejat Gören konuyla ilgili görevlendirilmişti. Bizde koordinasyon için fabrika müdürümüz Şefik Nohut’u görevlendirdik.

Yoğun bir çalışma döneminden sonra saha temizlenmiş, günümüzde ziyaretçilerin üzerinde yürüdüğü toprak bent yapılmıştı.

Bize de bent in altından kapitajımızı yapmak için bir parmaklık boru ile geçit verdiler. Son aşamada DSİ yetkilileri sahaya suyu salıp golü bugünkü haline getirdiler.

Bizde kaptajımızı yapıp emanet usülüyle suyu Karacasu köyü üzerinde yaptırdığımız depomuza getirdik ve fabrikadaki ana vana bağlantısını sağlayarak su sorunumuzu da çözmüş olduk. Böylece modern fabrikamızda çağa uygun teknoloji ile üretime başlayarak Ülke ekonomisine katkı da ilk adımımızı atmış olduk.

Hiç akılda yokken sırf fabrikamıza su sağlamak amacıyla çıktığımız yolda Gölcük Gölü'nü de bir yaşam alanı olarak milletimizin hizmetine sunup milli parklar genel müdürlüğümüze devrettik. Genel Müdürlük, Orman mühendisi Cahit Yörüker ‘i golde Alabalık yetiştirmek üzere görevlendirdi . Cahit bey de bu görevi layıkıyla yerine getirdi.

 Son olarak Orman Bakanlığı'na bağlı üç genel müdürlüğün girişimi ile bugünkü küçük köşk de göl kenarında inşa edilip proje tamamlandı. Bugün ziyaretçilerin beğenisini kazanan ve Gölcük resimlerinden tüm halkımızın tanıdığı bu güzel köşk bu şekilde yapılmıştır.

Zamanında bir bataklık görüntüsünde olan Golcüğün kazanılması için büyük katkı veren Bolumuzun yetiştirdiği değerli mühendislerden Hazım Tütüncüoğlu’nu da şükranla anıyorum.

EKONÖMİYE KATKI SUNMALI

Netice olarak en içten duygularımla kaderine terk edilmiş, atıl durumda çürümeye bırakılmış Bolu devlet orman kereste fabrikamızın daha fazla vakit kaybetmeden lojmanlarıyla birlikte tekrar ekonomimize kazandırılmasını diliyorum...

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
Senda,Aksungur 3 ay önce

Meslek hayatıma Orman bak.ORUS GENEL MD.BOLU ORUS FABRIKALARI INSAATLARINDA BASLADIM ORTADOGU VE BALKANLARIN EN BUYUK PREFABRIK EV TESİSLERİ OLAN BU ENTEGRE FABRIKALAR BÜYÜK EMEK VE OZVERI ILE KURULAN CIK ONEMLI TESISLERDI SATILMIS OLMALARI ÇOK BÜYÜK BIR TALIHSIZLIKTIR. BURADA YAPILACAK IMALATLAR DEPREM VS ACIL DURUMLARDS HAZIR BINALAR OLARAK YER ALACAKTI ASLA SATILMAMALIYDILAR .YETERSIZ IS ADAMLARININ ELINDE HEBA EDİLEN BU FABRIKANIN BIRGUN GERI ALINACAGINI DUSUNMEK BENIM ICIN ÇOK BÜYÜK MUTLULUK OLACAK

Misafir Avatar
Cengiz tülbek 3 ay önce

ellerinize sağlık

Misafir Avatar
Hicran Taşal 3 ay önce

Ellerinizden öpüyorum

Misafir Avatar
Nurten Uluutku 3 ay önce

Heyecanlandım her birine gönülden teşekkürler.
Ve gerisini anladınız siz

Misafir Avatar
İSMAİL YERLİKAYA 3 ay önce

Benim Karacasu kereste fabrikasina basladigimda yalnizca eski imalat vardi.Yeni fabrikanin temeli atilmamisti.Yeni makinalar gelmeye baslamisti.Mudurumuz Bahattin terzioglu mud.muavini celik bey Teknik mudur muavini Cevat Yilmaz ve bizler rahmetli ustalarimizla ORUS.u. faaliyete gecirdik.Karacasu gelisti.TURKİYE genelinde 24 adet fabrika ekmek kapisi oldu.Siyasi yelpaze zaman icerisinde orusu savurmasiyla sonladi.ORUSU alanlar Fabrikayi calstirmak icin personel almak icin bas vuru formu dagitildi.Bende form doldurdum.Foruma not dustum .Faaliyete gecene kadar yoredeki eski ustalardan faydalanilmasini beyan ettim Maalesef netice alinamadi İCİM sizliyor orayi gordukce.

Misafir Avatar
Fikret Kansız 3 ay önce

Emeği geçen herkesden Allah razı olsun Şeref abi eline sağlık bir.çok
kışı ekmek yedi sizlere sağlıklı günler diliyorum selam ve saygılar ömrünüz uzun olsun

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner124
banner122

SAĞLIK ALANINDA UYGULANAN POLİTİKALAR ŞİDDETİ...
Ankara Keçiören’de hastanede sağlık emekçilerine karşı yapılan saldırıya ilişkin SES Bolu Şubesi...

Haberi Oku