Gündem:
BU SEÇİM PEK ÇOK ŞEYE GEBE

Takip edenimiz var çok şükür,

Onlar da bilirler ki ben seçim öncesi analiz ve tahmin konusunda yanılmam.

Yerel genel seçimler öncesinde de tercihimi, özlemimi ve tahminimi açık net ifade ederim.

30 Mart 2014 seçimleri dışında da yanıldığımı hatırlamıyorum.

Onda da objektif değildim…

Özlemim ile tahminim birbirine karışmıştı.

Şimdi 24 Haziran seçimleri ile ilgili objektif bir tahminim var mı?

Var elbette.

Normal şartlar altında halk AKP’yi sandığa gömer.

Cumhurbaşkanlığı başkanlık sistemi dedikleri kuş mu deve mi ne olduğu anlaşılamayan, savunucularının dahi anlatamadığı sistem de ülke gündemine unutulur giderdi.

Ancak koşullar ortada.

Ortada OHAL’den beslenen bir iktidar var.

OHAL’i pek sevdiler.

Kalırlarsa devam edecekler. Hatta yer yer sıkıyönetimi aratmayan koşullarda.

Durum bu olunca,

16 Nisan tecrübesinin yaşandığı ülkemizde sağlıklı bir değerlendirme yapabilir miyiz?

Değişen ne?

Her konuda krizin daha da derinleştiği ülkemizde?

YSK değiştirilen seçim sistemi ile yerini daha da sağlamlaştırıldı.

Medya da 16 Nisan’a göre havuz büyüdü.

Büyük bir havuz, eksikler tamamlandı.

Sandıklar, sandık güvenliği, muhtarlar, gergin tipler, sarkık bıyıklar, vatan kurtaran şabanlar, yalan söylemeyi itiyat haline getirilmiş politikacılar, korkanlar, susanlar, uzlaşanlar, dönenler, teslim olanlar, o kadar da değil diyenler, taşrada ve güneydoğu da inanılmaz boğucu bir hava…

Bunun yanı sıra özgürlüğe susamış halklar, ekonomik kriz altında inleyen kitleler, beton tozu, hafriyat kamyonu altında boğulan güzellikler, artık yeter diyenler, gücünün yettiği oranda mücadele edenler, sesinin çıktığı kadar bağıranlar, korkusuzlar, zincirlerinden başka kaybedecekleri bir şey kalmamış milyonlar, büyük sessiz çoğunluk….

Bu koşullarda eğer dağdaki çobanın oyu ile bir şeriatçı, cihatçı, tarikat ehlinin oyu bir sayılıyorsa o zaman akıbet belli

Kaybedecekler yüzde yüz.

Ancak terazi “İslami düzen özleyenler eğer devleti yönetiyorlarsa, bütçeden % 20’ye yakın kendilerine ayırabilirler mubahtır” diyen Hayrettin Karaman gibilerinin elindeyse, objektif sonuç alınamayacağı gibi, dolayısı ile halk iradesi sandığa yansımaz.

Öncelikle bu somut durumu göz önünde bulundurmak şart.

Ben AKP’lilerin “kaybettik, hadi bavulları toplayalım, evimize geri dönelim” demelerini beklemiyorum.

Çünkü siyasal tarihlerinde hiç muhalefette kalmadılar. Her muzırlığı yaptılar, devletin en çukur yerlerine nüfuz ettiler, devlet ile iktidar kavramları iç içe geçti.

Devlet aklı nerede başlıyor, nerede bitiyor?

Kamu yöneticileri başta olmak üzere herkes karıştırdı.

AKP İl Başkanı mı, Vali mi?

Hangisi kenti yönetiyor?

Karıştırmayanınız var mı?

Önce bunun bilincinde olarak sandığa gidilecek.

Öyle bir dikkat, öyle bir özveri, öyle bir cesaret gerekecek ki…

Becerikli, yiğit, gücünü halktan sadece halktan alan, uzlaşma konusunda dön baba dönelim karakterinde olmayanlar öncülerin mücadelesi olacak bu.

Başarı biraz da onlara bağlı….

*Seçimlere kadar daha sık değerlendirme yapacağız.

Başka pencerelerden de baktığımız olacak, Bolu'nun özgül koşullarını da mercek altına alarak!

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner123
banner122

OCAK 2019’DA ÇIKACAK

Haberi Oku