Gündem:
DAKİKA BAŞI GAZETECİLERE DAVA AÇANLAR OKUSUN!
 Bolu’da Alaaddin Yılmaz ve bir kısım AKP’li hemen her eleştiriye ve yoruma derhal suç duyurusunda bulunarak insanlar üzerinde baskı kurmaya çalışıyor. Suç duyuruları savcılıklar tarafından mahkemelere intikal ettiriliyor. Mahkemelerin ise çok büyük çoğunluğu beraatla sonuçlanıyor sonuçlanmasına ama özellikle vatandaş önce emniyet müdürlüğüne ifadeye gidiyor ardından mahkemede yargılanmanın stresini yaşıyor. Havuzda yazmayan gazeteci ve köşe yazarları da aynı riski yaşıyor.

Gazetemiz genel yayın yönetmeni Süha Alparslan konu hakkında şunları ifade etti: “Bolu Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz son dönemde avukatı Fikret Çıracı ile beraber vatandaşa bir yığın dava açtı. Davaların birçoğu dediğiniz gibi beraatla sonuçlanıyor. Lakin vatandaş tedirgin oluyor. Bana da şimdiye dek bir yığın suç duyurusunda bulundu. Açılan davaların hepside beraatla sonuçlandı, bir tane daha var yanlış hatırlamıyorsam, ayrıca belediye haberlerimize erişim yasağı getiriyorlar, onların itirazları şudur budur adliyeyi sürekli meşgul edip duruyoruz. Ama Anayasa Mahkemesinin “basın özgürlüğü” kararı çok önemli, iyi değerlendirsinler…

 

İŞTE ANAYASA MAHKEMESİNİN BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ İLE İLGİLİ VERDİĞİ  SON KARAR

Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, "airporthaber.com" internet sitesinin sahibi ve genel yayın yönetmeni olan Ali Kıdık, 2014'te Türk Hava Kurumu (THK) Başkanlığını yürüten O.Y. hakkında beş ayrı yazı kaleme aldı.

Kıdık, "THK'yı batırırsan, 20 tırnağımla yakana yapışırım.", "Bu belge şok edecek.", "Ye babam ye, ne zaman doyacaksınız?' ve "THK uçurumun eşiğinde." başlıklarıyla yazdığı yazılarda, özetle "THK'nın kötü yönetildiği, kurumu zarara uğratacak politikalar izlendiği ve bazı kişilere haksız kazanç sağlandığı" iddialarında bulundu.

Bu yazılar üzerine, dönemin kurum başkanı O.Y, "kişilik haklarının ihlal edildiği" gerekçesiyle, internet sayfalarına erişimin engellenmesi talebinde bulundu. Talebi değerlendiren Ankara 5. Sulh Ceza Mahkemesi, "Bir kişiye 'hırsız', 'soyguncu' şeklinde nitelendirilmelerde bulunulmasının, haber olarak değerlendirilemeyeceği ve kişilik hakkı ihlali olduğu" gerekçesiyle, söz konusu internet sitesine erişimi durdurdu.

Kıdık'ın, internet sitesinin erişime açılmasının ardından 14 Nisan 2014'te benzer konuda bir yazı daha kaleme alması üzerine, mahkeme tekrar "erişimin engellenmesi" kararı verdi.

Kararlara yaptığı itirazların, Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesince reddedilmesi üzerine Kıdık, konuyu Anayasa Mahkemesine taşıdı.

"SERT ELEŞTİRİLDİĞİ KABUL EDİLEBİLİR AMA..."

Yüksek mahkeme, başvurucunun Anayasa'nın 26. ve 28. maddelerinde güvenceye alınan ifade ve basın özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verdi. AYM, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasına hükmetti.

AYM, gerekçesinde, söz konusu köşe yazılarının, toplumun bağışlarıyla yaşatılan ve kamuya hizmet eden bir kurumu ilgilendirdiği için bilgilendirme değerinin yüksek olduğu belirtildi. Köşe yazılarında, müştekinin sert bir şekilde eleştirildiğinin, hatta abartıya kaçıldığının kabul edilebileceği kaydedilen gerekçede, şunlar ifade edildi:

"Bu tür başvurularda, basının yerine geçip belli bir durumda kullanılacak haber yapma şeklinin ne olacağını belirlemek, yargı mercilerinin görevi değildir. Basın özgürlüğünün, demokrasi ile yakın ilişkisinin doğal sonucu olarak, bir dereceye kadar abartıya ve provoke etmeye izin verecek şekilde geniş yorumlanması gerektiği kabul edilmelidir. Haberin yayımlanmasının, müştekinin hayatına kayda değer bir etkisinin olduğu gösterilmemiştir. Haberin, onun özel hayatı ile ilgisinin olmadığı, kaba hakaret içermediği ve keyfi kişisel saldırı boyutuna da ulaşmadığı gözetildiğinde, geriye başvurucunun haberi verirken kullandığı polemik içeren agresif usulü kalmaktadır. Bu noktada, ifade özgürlüğünün sadece haber ve fikirlerin içeriğini korumadığı, haber ve fikirlerin iletilme usulünü de koruduğu gözetilmelidir."

"DAHA FAZLA TAHAMMÜL GEREKİR"

Müştekinin, havacılık alanında faaliyet gösteren en büyük kurumlardan birinin başkanı olduğu anımsatılan gerekçede, "Müştekiye yönelik eleştirinin sınırlarının, sıradan insanlara göre daha geniş olduğunu kabul etmek gerekir. Halkın, tanınmış kişilere ilişkin bilgileri alma hakkı da gözetildiğinde, müştekinin eylemlerinin ve sözlerinin basın tarafından izleneceği, hakkında haber yapılacağı ve ağır eleştirilerde bulunulabileceğini öngörmesi, demokratik çoğulculuk açısından bunlara daha fazla tahammül etmesi gerekir." değerlendirmesinde bulunuldu.

İfade ve basın özgürlüğü başta olmak üzere, hak ve özgürlüklerle ilgili, internet konusunda kamu gücünü kullanan makamların ve mahkemelerin çok hassas davranması gerektiğine işaret edilen gerekçede, "İnternete erişimin engellenmesi tedbiri, en son başvurulacak çare olmalıdır. İnternet ortamında bulunan zararlı içeriklerle, diğer başka usullerle mücadele etmek mümkünse ya da erişimin engellenmesi ile korunan menfaate karşılık daha büyük bir zarar doğmuşsa, böyle bir durumda erişimin engellenmesi kararı, ifade ve basın özgürlüklerinin ihlalini teşkil edecektir." ifadesi kullanıldı.

Gerekçede, söz konusu internete erişimin engellenmesi kararının, müştekinin itibarının korunması için demokratik bir toplumda gerekli olmadığı vurgulandı.

 

 

 

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

PES
Ülkü Mert Yazdı

Haberi Oku