Gündem:
Dolar Neden Yükseliyor? Türkiye Ekonomisine Etkileri Neler?
   Dolar Neden Yükseliyor? Türkiye Ekonomisine Etkileri Neler?

 

Abant İzzet Baysal Üniversitesi iktisat bölümü lisans öğrencisi olarak Burak Can Gümüşboğa

 "Dolar neden yükseliyor ve Türkiye ekonomisine etkileri" başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Kamuoyunun dikkatle izlediği ani yükselişini anlamlandırma çalıştığı dövizdeki yükselişi bir de akademisyen/ekonomist olma yolunda kararlı adımlarla ilerleyen Gümüşboğa’nın görüşlerinden okuyalım.

  Dolar Neden Yükseliyor? Türkiye Ekonomisine Etkileri Neler?

   Son dönemin güncel konusu olan doların yükselmesinin Türkiye Ekonomisine etkileri konusunu, birçok yazardan okuduk. Ben, basit bir anlatımla herkesin anlayacağını düşündüğüm bir dil kullanarak, bu konuyu anlatmaya çalışacağım. Doların yükselmesinin nedenlerinden başlayalım.

Doların Yükselmesinin Nedenleri:

   Siyasi nedenler: Ülkenin, siyasi olarak nereye gideceğini kestirebilen kimse yok. Ülkeye başkanlık geleceğine dair öngörüler son açıklamalarla beraber artmaya başladı. Ancak, tam olarak bir netlik yok. Bunun yanında Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye’nin üyeliğini geçici bir süreliğine durdurma tavsiyesi, 53 yıldır AB kapısında bekleyen, tüm ticaretini AB’ye göre belirlemiş olan Türkiye için büyük risklere yol açıyor. Bu karar, AB için “tavsiye” niteliğinde olsa da karara Avrupa Birliği liderlerinin kayıtsız kalmaması bekleniyor.

    Jeopolitik Risk:  Sadece ülkemizde yaşanan terör olayları ve darbe girişiminden dolayı değil, Avrupa’da artan terör olayları ve Rusya ile Türkiye arasında yaşanan gerilim gibi olaylar 2016 yılının jeopolitik açıdan zor bir yıl olduğunu kanıtlamaya yeterli etkenlerdir. Tüm bunlarla beraber, Fırat Kalkanı ve Musul Operasyonu’nun getirmiş olduğu riskler ve belirsizlikler, ekonomik gidişatı kötü yönde etkiledi.

 

   FED’in Faiz Artırımı Beklentisi: FED’in faiz kararı neden bizi etkiliyor? Şöyle ki, en başta, portföy yatırımcıları Amerika’ya dönecektir ve bu durumda da cari açıklarını dış finansmanla kapatan Türkiye gibi ülkeler yeni yatırımları çekmede zorlanacaktır. Ayrıca, FED’in faiz arttırması sonucunda Amerika’ya giden yabancı yatırımcılar, ülkeden dolar çıkışına yani, mevcut dolar arzının azalmasına neden olacaktır. Böylelikle, dolar TL karşısında yeni rekorlar kıracaktır.

 

   Donald Trump Etkisi: Şüphesiz ki Trump’ın ABD başkanlık seçimlerini kazanmış olması, piyasalar tarafından beklenilir bir şey değildi. Trump’ın ABD ekonomisine dair korumacı politikaları doların değerini gelişmekte olan ülkelerde artırdı. Ayrıca, Trump’ın mültecilerle ilgili yaptığı açıklamalarda doların yükselmesine neden olan etkenler arasında.

 

  Kısaca doların TL karşısında kazandığı değerden bahsetmeye çalıştım. Şimdi, doların TL karşısında değer kazanmasının Türkiye Ekonomisine olan etkilerinden bahsetmek istiyorum.

 

Dolar Artışının Türkiye Ekonomisine Etkileri:

 

Enflasyon: İktisatçılar tarafından “maliyet enflasyonu” olarak tanımlanan kavram üzerinden gidelim. En basit haliyle bu kavram, firmaların mal ve hizmet üretirken ki maliyet artışlarının, üretilen mal ve hizmetin fiyatına yansıması anlamına gelir. Bu çerçevede doların TL karşısında değer kazanması, üretim aşamasında daha çok “ithal girdi” kullanan Türkiye firmalarının maliyetini artıracaktır. Tabi bu maliyet artışının fiyatları yukarı doğru çekmesi kaçınılmaz bir sonuçtur. Kısacası, maliyet artışı enflasyona yol açacaktır.

 

   Reel Sektör Döviz Borcu: Ağustos 2016 itibariyle açıklanan verilere göre, Türkiye’nin finansal olmayan piyasalar dışında ki reel sektör döviz borcu, 310 milyar dolar. Buna karşılık varlık miktarı ise 100 milyar dolar. Kısacası dolarda ki bu artış devam ettirdiği takdirde, reel sektör borcunu ödeyemez hale gelecek ve sıkıntılar baş göstermeye başlayacaktır.

 

   Türkiye Ekonomisi döviz kurunun yukarı doğru tırmanması sorunuyla ilgilenirken, akıllara tek bir soru geliyor. Ekonomi politikası yapıcıları, bu sorunu nasıl çözecek? Karar alıcılarının, döviz kurunun aşağı doğru yönelmesi için yaptıklarını inceleyerek soruyu yanıtlamaya çalışalım.

 

  Merkez Bankası’nın Faiz Artırması: TCMB, döviz kuruna müdahale etme amacıyla bir toplantı gerçekleştirdi. Bu toplantı sonrası, her ne kadar Cumhurbaşkanı faizlerin yükseltilmemesini istediğini defalarca tekrarlamasına rağmen, TCMB sıkıntıyı fark etmiş ve faizleri Ocak 2014’ten beri ilk defa artırmıştı. TCMB’nin bir diğer hamlesi ise, piyasaya 1.5 milyar dolar ek likidite sağlaması oldu. Ancak, bu kararların açıklandığı gün, AP’nin Türkiye’nin üyelik görüşmelerini geçici olarak durdurma tavsiyesi, TCMB’nin faiz artırımı ve diğer önlemlerini etkisiz hale getirerek doların tekrardan yükselişe geçmesine neden oldu.

 

Ne Yapılmalı?

 

   Yukarı da bahsettiğim politikalara rağmen doların yükselişi devam etmekte. Bu süreç nasıl aşılacak? Ne yapmak gerekiyor? Yanıtlamaya çalışalım.

 

 Siyasi Politikalar: Türkiye’nin siyasi belirsizlikleri devam ettiği sürece, doların yükselişini durdurabilmek çok zor duruyor. Öncelikle 15 Temmuz darbe girişiminden sonra, FETO terör örgütü ile mücadele kapsamında çıkarılan OHAL’in verdiği KHK yetkisiyle “Burjuva hukuku” resmen yok sayılmakta ve özel şirketlerin mallarına el konulmaktadır. Türkiye ekonomisinin toparlanıp, düzelmesi ve TL’nin Dolar karşısında ki değer kaybını önleyebilmek için, OHAL’in bir an önce son bulması ve piyasalara güven verilmesi gereklidir. Ayrıca, bir an önce başkanlık sistemi ve yeni anayasa tartışmalarına bir karar verilmelidir.

 

Ekonomik Politikalar: Dolar, şimdiye kadar hep Türkiye’nin başına bela oldu. Peki, biz bu beladan nasıl kurtuluruz? Bunun tek bir yolu var. Oda, üretim ekonomisine sahip olmaktır. Türkiye, “katma değer yaratan üretim” aşamasına geçmediği sürece yabancı yatırımcıya ve ithalata bağlı olmaya devam eder. Bu bağlılıkta doların, Türkiye’nin başına hep bela olacağı anlamına gelir. Bu bağlılıktan kurtulmak için, eğitim sisteminin düzeltilmesi ve bilimsel araştırmalara destek verilmesi gereklidir. Araştırma ve geliştirme faaliyetlerine ağırlık verilmelidir.

   Bu “katma değer yaratan üretim” aşamasına geçmediğimiz sürece, nice krizler gelir, geçer. Neyse ki, benim gibi genç yaşta olanlar, bir ekonomik kriz görmüş olur. Kriz yaklaştığında, iyimserlik havası artarmış derler…

                                                           

KAYNAKÇA:

TCMB, Reel sektör istatistikleri

TCMB, Duyurular, Basın duyuruları, ( 2016-59 )

                                                                                                       Burak Can GÜMÜŞBOĞA

 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner115

MİMAR VE ŞEHİR PLANCILARI DAYANIŞMA GÜNÜNÜ...

Haberi Oku