Gündem:
EMPERYALİZM GERİCİLİK SİLAHINI KULLANIR

 Ülkemiz 20.YY başlarında yedi düvele karşı savaşarak,emperyalizmin bağrında yara açmış ve onları topraklarımızdan atmıştır. Ancak emperyalizm boş durmamış dini ve etnik ayrılıkları kullanarak halkı bölmeye kendi arasında çatışmasını sağlamaya devam etmiştir. Bunun en somut örneğini ülkemiz 1980 öncesinde yaşadı.Sokaklarda kendilerine “sağcı” ya da “solcu” adı veren ancak her ikisinin amacı “ülkeyi kurtarmak” olan gençler birbirini katletti. Bu arada emperyal güçlerin emrinde olan ama ne yaptıklarının farkında olmayan silahlı güçler çoğu köy kökenli ,değerli onlarca bilim adamımızı öldürdüler.Bunların isimlerini kısaca anımsamak gerekirse;

CAVİT ORHAN TÜTENGİL:

1921 Yılında Tarsus’da doğan TütengiL,1944 yılında İstanbul Üniversitesi, Felsefe Bölümünden mezun oldu. 1944-53 arasında Antalya ve Diyarbakır liselerinde Felsefe Grubu Dersleri öğretmenliği yaptı. Kepirtepe ve Aksu Köy Enstitülerinde çalıştı. MEB 1953 yılında Sosyoloji asistanı olarak İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nde akademik yaşamına başladı. Doktorasını "Montesquieu Siyasi ve İktisadi Düşünceleri" üzerine yaptı. 1960 yılında doçent oldu. 7 Aralık 1979 tarihinde evinden üniversiteye giderken silahlı saldırıya uğradı ve öldürüldü.(Vikipedia)

Temel çalışma alanı "Gelişme Sosyolojisi" idi. Tütengil'e göre, Türkiye, bir geçiş ülkesidir. Bu geçişte pusula ise Atatürk'ün düşünceleridir. Atatürk'ün gençlere öğütleri arasında yer alan "benim yapmak istediklerimi tamamlayınız" sözü onun için özel bir yere sahip olmuştur. 10 yıla varan öğretmenliği sırasında, eğitim sorunlarına sadece kuramsal değil, pratik düzeyde de öneriler getirmiştir. Tütengil, yıllarca Cumhuriyet Gazetesi'nde denemeler yazmıştır.

Başlıca eserleri;Köy Enstitüsü Üzerine Düşünceler (1948),ziya Gökalp Bibliyografisi (1949),Prens Sebahattin (1954),Montesquieu'nün Siyasi ve İktisadi Fikirleri (1954),Ziya Gökalp Üzerine Notlar (1956),Prens Sebahattin (1954),İçtimai ve İktisadi Bakımdan Türkiye'nin Kara Yolları (1961),Dr. Rıza Nur Üzerine (1965),Diyarbakır Basını ve Bölge Gazeteciliğimiz (1966),Azgelişmiş Ülkelerin Toplumsal Yapısı (1966),Köy Sorunu ve Gençlik (1967),Ağrı Dağındaki Horoz(Denemeler (1968),İngiltere'de Türk Gazeteciliği (1969),Türkiye'de Köy Sorunu (1969),Sosyalbilimlerde Araştırma ve Metot (1969),Azgelişmenin Sosyolojisi (1970),100 Soruda Kırsal Türkiye'nin Yapısı (1975),Temeldeki Çatlak (1975),Atatürk’ü Anlamak ve Tamamlamak (1975),Prens Lütfullah Dosyası (Vedat Günyol ile birlikte)

PROF.DR.BEDRİ KARAFAKİOĞLU

 23 Ekim 1915, Çorumdoğumludur.Eski valilerden ve Çorum milletvekili SuheypKarafakıoğlu'nun oğludur. 1937de Yüksek Mühendis Mektebi'ni bitirdi. Fransa'da EcoleNationalSuperior’da telekomünikasyon öğrenimi gördü. Türkiye'ye dönünce kendi okulu İTÜ'de görev aldı. 1939'da doçent, 1948'de profesör oldu. 1960'ta ise ordinaryüs oldu. Kurucu Meclis’te Üniversite Temsilciliği yaptı. 1964-1965 arası İTÜ Elektrik Elektronik Fakültesi dekanlığı, 1965-1969 yılları arasında İTÜ rektörlüğü yaptı. Ayrıca İstanbul televizyonunun çekirdeği sayılan İTÜ televizyonunu kurdu ve yayınlarında etkin çaba gösterdi.Kendi alanında da ciddi bilimsel çalışmalar yapmıştır.


1980 öncesinin malum silahlı güçlerince 20 Ekim1978 yılında silahlı saldırı sonucu öldürüldü. İsmi İTÜ Ayazağa yerleşkesinde anısına bir caddeye adı verilmiştir

 

PROF.DR.FİKRET ÜNSAL

GATA,Dicle Üniversitesi ve Çukurova Üniversitesi Rektör yardımcısı,Tıp fakültesi dekanı nöroloji kliniği kurucusu idi. 17.09.1979 tarihinde silahlı saldırı sonucu Adana’da öldürüldü.

Doç.Dr.ORHAN YAVUZ

Doç. Dr. Orhan Yavuz 1941 yılında Erzurum-Narman - Kışlaköy’de doğdu. Yeniköy İlkokulu’nu bitirdikten sonra öğretmen okulu sınavını kazanarak Cılavuz Öğretmen Okulu’na başladı. Üçüncü sınıf öğrencisiyken babasını bir kazada kaybetti. O sıralarda daha on beş yaşında bir çocuk olan Orhan Yavuz ailenin sorumluluğunu almış, kardeşlerinin hem ağabeyi hem de babası olmuştu.

Orhan Yavuz, okulun tatil olduğu yaz aylarında ailenin geçimini sağlamak için tarlada, çayırda çalışan, kışın ise okul birinciliğini hedefleyen çok zeki ve çalışkan bir öğrenci idi. Bu yoğun çalışma temposu sonucu okul birincisi değil ama okul ikincisi olmuştu Daha sonra Yüksek Öğretmen Okulu Kimya Bölümü’ne kaydoldu. Okulu bitirince bir dönem Erzurum Lisesi’nde kimya öğretmenliği yaptı. Aynı yıl Atatürk Üniversitesi’nin açtığı sınavı kazanıp Atatürk Üniversitesi Kimya Bölümü’nde asistan oldu.

Erzurum Atatürk Üniversitesi öğretim görevlisi Doç Dr. Orhan Yavuz, 1 Haziran 1977 sabahı komşusu ve arkadaşı olan araştırma görevlisi Halil Çivi ile okula giderken bıçaklanarak katledildi.


Doç.Dr.NECDET BULUT

Necdet Bulut 1960'ta İstanbul Üniversitesi (İÜ) Fen Fakültesi Jeofizik Bölümü'nü bitirdi. 1963-1969 arasında IBM şirketinde sistem mühendisi olarak çalıştı. 1969 Mayıs'ında ODTÜ Elektronik Hesap Bilimleri Bölümü'ne programcı olarak girdi. Aynı yılın kasımında öğretim görevliliğine atandı.

1970 Şubat'ında Purdue Üniversitesi'nde doktora çalışmalarına başladı. 1972'de bilgisayar bilimleri dalında M.S, 1973'te de doktora derecesi aldı (Türkiye'nin bilgisayar alanında doktora yapan ilk bilim adamıdır),. Bir süre Purdue'da yardımcı profesör olarak çalıştı. 1974'te ODTÜ'ye döndü ve yardımcı profesörlüğe yükseltildi.

Bulut 1975'te ODTÜ Bilgisayar Merkezi'nin yönetmenliğine getirildi. Türkiye'nin en büyük bilgisayar merkezinin yönetmeni olarak Bulut, bir yandan konuya hâkimiyeti, bir yandan sonsuz enerjisi, ama en başta insan ilişkilerindeki başarısı ve demokratik tutumu ile tanındı, sevildi, saygı uyandırdı. 1975'te Türkiye Bilişim Derneği (TBD) Genel Başkanlığına seçildi. Ayrıca Tüm Öğretim Üyeleri Derneği'nde genel yazmanlık görevini yürütüyordu.

1977 Şubat'ı başında kendi isteğiyle Bilgisayar Merkezi Yönetmenliğinden ayrılan Necdet Bulut, 14 Şubat'ta Hasan Tan'ın ODTÜ rektörlüğüne getirilmesiyle başlayan yoğun mücadele döneminde en ön saflarda mücadele verdi. ODTÜ'nün en yüksek akademik organı olan Üniversite Konseyi'nde yardımcı profesörlerin temsilci üyesi olarak görev yaptı.

TODAİE'de "Bilgi İşlem Sistemleri", Karadeniz Teknik Üniversitesi'nde (KTÜ) "Doğrusal Programlama" dersleri de veren Bulut, 1978 Temmuz'unda (ODTÜ'den izinli olarak) KTÜ Elektronik Hesap Bilimleri Enstitüsü Başkanlığı'na getirildi. KTÜ'de bilgisayar merkezinin kurulması için çok yoğun bir çalışma içine girdi.

Trabzon'daki lojmanının girişinde, 26 Kasım 1978 gecesi, ülkücü tetikçilerce arabası çapraz ateşe alındı; oğlu ve dört ay önce evlendiği eşi hafif yaralandı. Ağır yaralanmış olan Bulut, Genelkurmay Başkanlığı'nın gönderdiği özel uçakla Ankara'ya getirildi; 8 Aralık'ta Hacettepe Hastanesi'nde öldü. Bulut'un arabasında 27 kurşun deliği belirlendi.

Necdet Bulut'a ateş eden (mahkeme dosyasında "Ülkü Ocakları üyesi" olarak geçen) üç tetikçi 15'er yıl, onları azmettiren üç Ülkü Ocakları üyesi ise müebbet hapse mahkum oldular. Ancak Askeri Yargıtay, Bulut'un ölümünde "tıbbi hata" ve -tıp açısından- "meslek ve sanatta acemilik" saptadığından bu kararlar bozuldu ve yargılama, yeterli kanıt bulunamadığından dolayı, 1985'teberaatla sonuçlandı.


Doç.Dr.BEDRETTİN CÖMERT

27 Eylül 1940  doğumludur. 1972’de Hacettepe Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümünde öğretim görevliliğine atandı. Burada da İkinci doktorasını verdi. “Giotto ve San Francesco Geleneği” konusundaki tezi ile Sanat Tarihi doktoru da oldu.

Yoğun bir yazı ve çeviri etkinliğinin içinde bulunan Cömert, 1960’lı ve 70’li yıllarda dönemin belli başlı dergilerinde ürünleriyle yer aldı. Forum başta olmak üzere, Yansıma,Gelecek, Varlık, Soyut, Yeni Ufuklar Yeni Ortam dergilerinde şiirleri yayınlandı. Cömert, 1950’lerde şiirle girdiği edebiyat-sanat dünyasında, adını daha çok eleştiri çalışmalarıyla duyurdu. Önemli çeviriler yaptı. Gombrich’in ünlü kitabı Sanatın Öyküsü’nün çevirisiyle 1977 Çeviri Ödülü'nü kazandı. Kalmasın Ellerim Sizlerden Uzak adlı şiir kitabı ise 1979 yılında yayınlandı.

Bedrettin Cömert üzerine hazırlanmış 2 önemli çalışma vardır. Her ikisi de H.Ü. yayınıdır. 1- Bedrettin Cömert' e Armağan , Özel Sayı, Ankara, 1980. 2- Dil ve Sanat, Ankara, 2012. ISBN 978-975-491-333-0

11 Temmuz 1978 Salı günü , sabah saat 08:45'de Ankara Gaziosmanpaşa, Karagöz Sokak’daki evinden çıkan Cömert  Çapraz ateş sonucu Cömert olay yerinde öldü. Karısı Maria ağır yaralandı.

"Tüm Öğretim Üyeleri Derneği Başkanlığını" üstlenmiş olan Cömert, kısa bir süre önce Hacettepe Üniversitesi’nde çıkan olayları araştıran komisyonun başkanlığı üstlenmişti. Bu nedenle de ölüm tehditleri alıyordu.


Yaklaşık aynı tarihlerde Cömert cinayeti’ni araştıran Ankara 5. Sulh Ceza Mahkemesi, cinayetin azmettiricisi sıfatıyla Abdullah Çatlı hakkında tutuklama kararı çıkardı.

Cömert’e ateş eden silahların Ankara'da pek çok cinayette kullanıldığı anlaşıldı. Polis, 3 saldırganı belirledi: Rıfat Yıldırım, Üzeyir Bayraklı ve "Ahmet" kod adlı bir sağ görüşlü kişi.

İlk ikisi, başka bir cinayetten aranmaktaydılar ve Almanya'ya kaçmışlardı. Artık bulunamazlar sanılırken 1985'te Almanya'da 1,5 kilo eroinle yakalanıp uyuşturucu kaçakçılığından tutuklandılar. Ama idamla yargılanacakları için Türkiye'ye iade edilmeyip serbest bırakıldılar.

Emperyalizm zaman zaman kullanacağı kişileri değişik görüşlerden ve değişik etnik gruplardan seçebilmektedir. 1980 öncesi öldürülen demokrat,devrimci bilim insanlarının niçin öldürüldüğü,sorgulanması gereklidir.

 

 

 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner115

GÖLCÜK’TEN ELİNİ ÇEK!
CHP Merkez İlçe Örgütü ve demokratik kuruluşlar Baroevi’nde Gölcük Tabiat Parkı için toplandı.

Haberi Oku