Gündem:
ENSAR DÜNYA TİYATRO GÜNÜNÜ SABOTE ETTİ

Bilindiği gibi Ensar Vakfı, vakfa bağlı öğrenci yurtlarında yatılı olarak kalan küçük öğrencilere tecavüzleri ile kamuoyuna yansıyan iktidar destekli İslami bir Vakıf. Vakıf bu eğitim öğretim yılında Bolu İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı okullarda “milli ve manevi!”  değerler eğitimi adı altında telkinde bulunmak için yetkilendirildikten sonra zaman geçirmeden okullara çıkarma yapmaya başladı.

KASITLI ZİYARET

Dün Dünya Tiyatro Gününde ise kasıtlı olarak Bolu Güzel Sanatlar Lisesindeki öğrencilere dini telkinde bulunmak için geldiler. Ancak vakıf kamuoyundaki çirkin ünlerini bildikleri için gittikleri yerlerde Ensar ismini kullanmaktan özenle kaçınıyor. Dün de Güzel Sanatlar Lisesinde isimlerini saklayarak telkinde bulunmaya geldiler.

Öğretmenlerin ve öğrencilerin bu dini telkin ziyaretinin özellikle Dünya Tiyatro Gününe denk getirilmesinden ötürü rahatsızlıklarını Bolu Eğitim Sen Şubesine bildirdi.

Dün bu dini telkin propagandası sebebi ile Tiyatro ve benzeri etkinliklerini sergilemeyen öğrenciler, öğretmenler ve Bolu’daki laik, cumhuriyetçi eğitim emekçileri adına Bolu Eğitim Sen Şube Başkanı Zehra Kulalı Gezici sert bir açıklama kaleme aldı.

İşte o açıklama:

"Kamuoyunun özellikle eğitim camiasının ve velilerimizin, kaygıyla yakından takip ettiği gibi akademik ve bilimsel eğitime yönelik saldırılar her gün yeni bir boyut kazanıyor.

Maalesef, ilimizde de eğitim yöneticilerinin yaptığı muğlak ve skandal protokollerle artık okullarımız yolgeçen hanına dönmüş, laik, bilimsel ve akademik  bir eğitimden bahsetmek neredeyse imkansız hale gelmiştir.

En son, İl Milli Eğitim Müdürlüğümüz, MEB’in yaptığı çatı protokollere dayanarak,  Ensar vakfı Bolu Şubesiyle bir protokol imzalayarak ortaokul ve lise öğrencilerine milli ve manevi değer anlatmaya karar vermişler.

Dün trajik bir şekilde  dünya tiyatro gününde ,Güzel Sanatlar Lisemizde ,sanat yerine Ensar vakfı tarafından,  ders saatinde ‘’manevi’’ değerlerimiz anlatılmıştır.

Manevi değer eğitimi adı altında yapılan dini baskı ve telkin olduğunu hepimiz biliyoruz.

Bu protokollerle amacının eğitim olmadığı, zaten müfredatta, her ders içeriğinde  MEB’in belirlediği değerlerin yer aldığını, formasyonu, eğitimi  ne olduğu belli olmayan kişilerin okullarımızda çocuklarımıza  verecek  bir şeyi olmadığını, bu uygulamalarla eğitimin sekteye uğratıldığını ve eğitim emekçilerinin itibarsızlaştırıldığını  belirtmiştik. Bununla birlikte protokollerle yapılacak uygulamaların ancak ders saati dışında ve veli izni alınarak yapılabileceğini bunun yönergelerde açıkça belirtildiğini defalarca hatırlatmıştık. Buradan tekrar hatırlatıyor ve kamuoyuna duyuruyoruz Yasa ve yönetmelik tanımayan eğitim yöneticileri suç işlemektedir.

Diğer yandan Ensar vakfından ‘’değer’’ eğitimini kim talep etmektedir. Velilerimizin Ensar vakfının okullarda dolaştığından haberi var mıdır?

Öğrencilerimize okul idarecileri, ENSAR vakfından gelindiğini neden söyleyememiştir? Ensar vakfı kendi kimliğini neden gizlemek zorunda kalmıştır? Bu verdikleri eğitim ne okullarımızın ne öğrencilerimizin ne de velilerimizin talebidir. Bu ENSAR vakfının ve kendi koltuk dertleri olan eğitim yöneticilerinin talebidir.

Protokolü imzalayanlar;

 Karamanda, bilinen 45 çocuk!  Yıllarca, sistematik şekilde cinsel istismara uğramış, hayatları karartılmış 45 çocuğun ifadelerini okudular mı acaba?

‘’Akşam olsun istemiyorduk, yataklarımızdan, uykumuzdan uyandırılıyorduk… canımız yanıyordu, arkadaşlarımız birbirimizin yüzüne bakamıyorduk diyen 45 çocuk..utançla, korkuyla,acıyla yıllarca yaşayan 45 çocuk.. Okumak için tek çaresi, kaderi cemaatlere vakıflara bırakılmış 45 yoksul çocuk...’’

 Hiç düşündüler mi acaba? Mesela çocuklarına iyi geceler derken hiç aklınız geldi mi bu ifadeler?

Bir kişi diyemezsiniz, eğer bir kurumda demokratik bir işleyiş, güvene, saygıya ve sevgiye dayalı bir iletişim kanalı olsaydı, yıllarca travmaya maruz kalan bu çocuklardan birisi derdini söyleyecek bir kişi bulabilirdi. Eğer orda çocuklar korkup sinmeseydi, tek bir kişiye güvenseydi tıpkı rehber öğretmenlerine anlattığı gibi anlatacak bir kişi bulabilirdi.

Hiç düşündünüz mü bunca çocuk, bunca acıyla, bunca yıl neden susar?

Ya da; Karaman Ensar vakfında çalışanların dertleri çocuklar olsaydı, biraz çocuk eğitiminden anlasalardı, biraz vicdan sahibi olsalardı gece gündüz bir arada kaldıkları bu çocukların acılarını, gözlerinde sönen ışığı fark edebilirlerdi.

Korkuyla, telkinle, ezberle yaratılan bu korkunç  karanlık ve suskunluk  ve çocuklar…

Şimdi Bu protokole imza atanlar,  o çocukların ailelerinin elini sıkabilecekler mi? Yüzlerine bakıp çocuklarınıza Ensar vakfıyla manevi değer anlatıyoruz, bize güvenin diyebilecekler mi?

 Eğitim ve Bilim emekçileri olarak bir kereden bir şey olmaz diyen ahlaka ve akla tek bir çocuğumuzu dahi feda etmek istemiyoruz.

Eğitim SEN olarak diyoruz ki Ensar vakfının çocuklarımıza vereceği bir değer yoktur,   

Ensar vakfının vereceği; Karaman’da ki çocuklarımıza ve ailelerine ve koca ülkeye yaşattığı utanç ve acının hesabıdır.

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası üyeleri olarak bizler Merkez Yürütme Kurulumuzun almış olduğu kararla, bu protokollerden kaynaklı ilgili hiçbir görev ve sorumluğu kabul etmediğimizi, ortak olmayacağımızı,

Çocuklarımıza; Akılla, bilimle, evrensel ahlak ilkeleriyle kuracağımız, aydınlık ve onurlu bir gelecek mücadelemizdeki kararlılığımızı kamuoyu ile paylaşıyoruz."

Eğitim Sen Bolu Şube Başkanı

Zehra Kulalı GEZİCİ

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner123
banner122

SIRADA MERKEZ TV Mİ VAR?
Yaklaşık 2 yıl önce yayın hayatına başlayan Merkez TV’nin sahibi Cavit Demir, Merkez TV personeline kanalı...

Haberi Oku