Gündem:
FOTOĞRAF KARELERİ ÇOK ŞEY ANLATIR
 Geçtiğimiz günlerde eski cumhurbaşkanlarından Abdullah Gül, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, şimdi sarayın başdanışmanı eski Kayseri Belediye Başkanı Şükrü Karatepe, gazeteci Fehmi Koru’nun beraber İngiltere’de çektirdikleri gençlik fotoğrafları basına sızdı. Ardından yine Hulusi Akar’ın Siyasi İslamın ideologlarından Necip Fazıl ile beraber çektirdikleri fotoğraflarda.

Hani günümüzün deyimi…

“Zamanlama manidar”

Ama neden “manidar” onu bilemem.

Komplo teorilerine aklım ermez.

Benim değineceğim konu zamanlama ile ilgili değil.

Fotoğraf 1977 yılında çekilmiş.

Mekân İngiltere ünlü HydePark ya da meşhur İngiliz istihbaratı M16’nın adam devşirdiği Exeter Üniversitesi bahçesi.

“Abdullah Gül, Exeter Üniversitesi'nde iki yıl eğitim-öğretim görmüştür. Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz da Abdullah Gül'ün bu üniversitedeki sınıf arkadaşıdır! Abdullah Gül, Prof. Dr. Nevzat Yalçınlaş ve Prof. Sabahattin Zaim gibi hocalarının teşviki ve sağladıkları Milli Kültür Vakfı bursu ile 1976-1978 yıllarında Fehmi Koru ve Şükrü Karatepe ile birlikte İngiltere'ye gönderilmiştir.” “ Basından”

Fotoğraflara bakarmısınız?

Lise yılları Kayseri…

Büyük Doğu Derneği Kurucusu, eli ve cebi  Menderes’ dolayısı ile örtülü ödenekle haşır neşir, siyasal İslamcı, ideolog, ülkenin gelmiş geçmiş en önemli gericilerinden ve tarikat ehlilerinin  Büyük Üstat diye tanımladığı Necip Fazıl.

Yanında bir konferans sonrası çekilmiş olsa gerek talebeleri ve karenin içinde genç liseli Hulusi Akar.

Üniversite yılları Londra

Exeter Üniversitesinde master yapan Milli Türk Talebe Birliği üyesi Kayserili Abdullah Gül, Kayserili Karatepe ve Koru, yanlarında da ne saikle Londra’da olduğunu bilemediğimiz yine Hulusi Akar.

Nasıl kareler bunlar…

Kıskananlar çatlasın…

Bir fotoğraf çektiriyorsun,

Siyasilerin her dönem akıl hocası Fehmi Koru ‘Taha Kıvanç’ , genelkurmay başkanı, cumhurbaşkanı, saray başdanışmanı…

Boş yok…

Bu ne muazzam (!) başarıdır böyle…

Ve Yüce Gök sen nelere kadirsin…

 

Ve yine 70’li yıllar.

Üniversiteliler,

Yer, Beyazıt İktisat’ın kantini.

İki kare de bizden.

Üniversiteye girdik Beyazıt İktisadi İlimlere, okuyoruz okulun ismi oldu Maliye Muhasebe, bitiriyoruz mektebi okulun adı oldu Marmara Üniversitesi Ekonomi Fakültesi.

Diploma benimde fotoğraf karelerindeki arkadaşlarımın da bir işine yaramadı.

Bizimle M16’nın Exeter Üniversitesi, Harward’ın falan ilgilenecek hali yok tabii ki, bizimle dönemin Beyazıt ekipler amiri  Bolu eski Emniyet Müdürü Uğur Gür ile hassaten Kenan Evren ilgilendi.

Onların ilgi alanına giriyormuşuz!

Bizde masterimizi cezaevlerinde tamamladık.

Bazımız onu da yapamadı, toprağa verdik.

İlk kare

Soldan sağa Nurettin Sağmalcılar Cezaevinden mezun, Sevgi Erdoğan Yıldırım Devletin Cezaevlerinde hayata(!) dönüş operasyonları yaptığı yıllar, Uşak Kapalı Cezaevinde açlık grevinde iken yaralı bir şekilde ele geçirildi(!), devlet tahliye etmek zorunda kaldı. Devlet operasyon sonucundan çok mutlu idi, Sevgi İstanbul Küçük Armutlu’da açlık grevine devam etti ve 254. Günde 14 Temmuz 2001 günü hayata veda etti. Hülya İstanbul’da mutsuz bir yaşam sürdürdüğünü biliyorum.

Süha bendeniz. Benim yanımda Ömer ini dibi yok ne olduğunu bilmiyoruz.

Sami Antalya’da 60’ının geçti hala bir şirkette çalışıp emekli olma derdinde, Haydar Artvinli dağ gibi adam amansız hastalığın kurbanı oldu. Ayakta Alper Halk Bankasından emekli oldu, mütevazı bir yaşamı var. Eskişehir Söğüt’te.

İkinci karede yine bizim arkadaşlar.

DEVGENÇ kadroları.

Azrail’e elense çekilen günler.

Soldan sağa Alper, Derya ben masada oturanlar Sami, Mehmet, Nurettin, Akif.

Ne istiyorlardı?

Tam Bağımsız ve Gerçekten Demokratik bir Türkiye…

Bağlantısız bir ülke…

Üretim ilişkilerinde üretim araçlarına sahip olanların değil, üretenlerin yönettiği bir ülke.

Herkesin işinin aşının başını sokacağı bir evinin olduğu, sağlığın ve eğitimin parasız olduğu, yer altı ve yer üstü kaynaklarının kamunun olduğu, söz yetki ve kararın halka ait olduğu, din ve vicdan hürriyetinin olduğu, ırkçılığın olmadığı bir ülke düşü için mücadele ediyorlardı.

Şairin dediği gibi,

Bekle bizi İstanbul dedik,

Geldik, gördük, yenildik, döndük.

Ama düşlerimiz inancımız baki, onu elimizden alamadılar.

Peki diğer karedekiler.

1969 yılında şimdi Kanlı Pazar eyleminin tertipçisi Meclis Başkanı İsmail Kahraman’ın başkanı olduğu MTTB’de, üstatları Necip Fazıl’ın rahle-i tedrisatından geçiyorlardı.

Sonra soluğu M16’nınEketer Üniversitesinde aldılar, sonraları da ülke yönetiminde.

Mukayese hakkı sizin…

Biz diyeceğimizi dedik.

 

 

  

 

 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
Cabbar Candemir 1 hafta önce

türk milleti gariptir
her bir lafı kaldırmaz
.bne dersin kızar da
si.ersin aldırmaz........

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner115

ZEHİRLENME OLAYININ ALTINDAN YANDAŞ ŞİRKET...
Manisa 1'inci Piyade Eğitim Tugay Komutanlığı Albay Arif Seyhun Kışlası'nda yedikleri yemeklerden...

Haberi Oku