Gündem:
GÜVENLİK Mİ, DEMOKRASİ Mİ?
Evet, Türkiye’de terör ve buna bağlı olarak güvenlik sorunları var.

Bunu yadsımanın gereği yok.

Emniyet güçleri de elbette ülke çapında güvenlik zafiyetlerinden kaynaklanan açıkları kapatmak için yoğun bir faaliyet ve dikkat içerisinde.

Bolu’da da güvenlik güçlerinin aynı hassasiyeti taşıdıklarına inanıyoruz.

Ancak son bir aya baktığımız da bazı yerel organlarının manşetlerini incelediğimizde sürekli bu konunun ön planda olduğunu görüyoruz.

Gün aşırı yerel basında “uçan kuşa kimlik”, “önlemler üst seviyede”, “emniyet teyakkuzda”,“vilayete, emniyet müdürlüğüne bariyer”, “önlemler artırıldı” vb. gibi haberlere rastlamamak mümkün değil.

Bu haberlerin yapılmasını emniyetin istediğini zannetmiyorum.

Bir iki hemen hemen her gün…

Bu tür yandaş organlar ne yapmaya çalışıyor?

Doğrusu merak ediyorum.

Haber bulamayınca mı bu tür haberlerle günü geçiştiriyorlar yoksa farklı mecralardan kendilerine bu konuda bir telkin mi var?

Zaten emniyet halka duyurulması gereken konularda açıklama yapıyor.

“Şüpheli paket” en son örnek…

Bizim yandaşlar ise, habire abart abart.

Yandaşlara yetki versen neredeyse memlekette sokağa çıkma yasağı ilan edecekler.

Bu onların yaptığı bir algı operasyonu değil ise cahilliklerine vermek lazım

Eğer bu bir algı operasyonu ise, o zaman da kamuoyuna şu mesajı vermekte fayda var.

Demokrasi ile güvenlik karşı karşıya getirilecek iki kavram olamaz.

Modern toplumlarda bu iki kavram birbiri ile eşgüdüm içerisinde yürür, organize edilir.

Biri diğerine galebe çalmaz.

Aşırı güvenlik, göstere göstere sert güvenlik önlemleri demokrasiyi, demokratik hakları boğar, demokratik hakların kullanılmasını önler,sürekli bu yönde haberler halkı korkutur, panikletir netice de ortaya bir korku toplumu, polis devleti çıkar.

Ha bunlardan fayda uman siyasiler varmıdır?

Elbette.

Meclisin önünde başkanlık sistemine tepkilerini dile getirmek için toplanan sivil toplum yöneticilerinin ve CHP milletvekillerin uğradıkları saldırıları gördük.

OHAL ile, çok sıkı güvenlik önlemleri ile, toplantı ve gösteri haklarını yok ederek kısıtlayarak referanduma gidilecekse, ki öyle gözüküyor, bundan sağlıklı bir sonuç çıkmaz, tıpkı Kenan Evren’in 12 Eylül faşist anayasa referandumun da olduğu gibi.

Bana kalırsa, ülkede ve Bolu’da bu güvenlik konularını şiddetli bir şekilde abartanların iyi niyetli olduklarına inanmak için saf olmak gerek.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner115

Gözaltına alınan Nuriye ve Semih'le ilgili...
Avukat Selçuk Kozağaçlı, açlık grevinin 75. gününde evlerine yapılan polis operasyonuyla gözaltına...

Haberi Oku