Gündem:
HANGİ TOPRAĞA KÜLTÜR EKELİM?

AİBÜ akademisyenlerinden Prof.Dr. Mahmut Öztürk Medya14.net internet gazetesinde köşe yazılarına başladı.

Kendisine Medya14.net ailesi olarak hoş geldiniz diyoruz.

Mahmut Hoca AİBÜ Güzel Sanatlar Fakültesi akademisyenlerinden, bu haftaki köşe yazısında Bolu’da egemen olmaya çalışan güçlerin Köroğlu/Bolu Beyi ikileminden yola çıkarak bu topraklara ekmeye çalıştıkları kültürü eleştiri konusu yapmış.

 

HANGİ TOPRAĞA KÜLTÜR EKELİM?

 

Köroğlu’nun toprağına mı? Bolu Beyi’nin toprağına mı?

Egemen güçler ve onların işbirlikçileri, sınıfsal kimlikleri gereği Bolu Beyi’nin toprağına kültür ekmeyi amaç edinmişlerdir. Sömürü hırslarını sürdürebilmek için, Köroğlu söylencelerini (mitolojilerini) yaşadığı gündelik hayata uyarlayamayan ve içselleştiremeyen aptal ve korkak bir toplum yaratmaya çalışmaktadırlar.



Köroğlu

 
Köroğlu’nun haksızlığa ve zulme boyun eğmeyen kahramanca direniş mitini değil, zorbalığın, zulmün, sömürünün ve feodal mütegallibenin (zorbanın) simgesi olarak söylencelerimize mal olmuş Bolu Beyi gibi, yaptıkları her olumsuz şeyi -hak gaspını, hukuksuzluğu, hırsızlığı, zulmü, zorbalığı…- yaşantılarımıza egemen kılmaya ve boyun eğerek kabullenmemizi amaçlamaktadırlar.

Batı uygarlığı, yaklaşık 1000 yıl süren ortaçağ feodal derebeylerinin ve Hıristiyan kilisesinin zulmünden sonra, Rönesans döneminde Antik Yunan ve Anadolu söylenceleriyle (mitolojileriyle) ancak tanışabilmiştir. Rönesans; yeniden doğuş demektir. 1000 yıl süren dinci-gerici feodal zorbalığa karşı Antik Yunan ve Anadolu söylencelerinin yeniden doğuşudur. İtalyan ressam Botticelli’nin “Venüs’ün Doğuşu” adlı resmi, Rönesans’ın yani yeniden doğuşun simgesidir.




Botticelli Venüs’ün Doğuşu

 Batı uygarlığı Rönesans’tan sonra Aydınlanma Çağını, Laiklik şemsiyesi altında eşitlik, özgürlük, kardeşlik ilkelerini benimsemiş olan Fransız Burjuva Demokratik Devrimini, Endüstri-Sanayi Devrimini, kısaca moderniteyi yaşamıştır. Antik Yunan ve Anadolu söylencelerini benimsemiş, yaşadığı gündelik hayatla içselleştirmiş, yaşamına uyarlayarak dersler çıkarmasını bildiği içindir ki modernite süreçlerini yaşamıştır ve çağdaş anlamda özenilen toplumlar olmayı başarmışlardır.





Delaroix, Halka Yol Gösteren Özgürlük ve Gezi Parkı-Haziran Direnişçileri

 

 Oysa biz bugün, Hıristiyan kilisesinin ve derebeylerinin ortaçağda Avrupa halklarına yaşattığına benzeyen, dinci gerici dayatmalara boyun eğmeye, din görünümlü gerici hurafelere ve dogmalara inandırılmaya,  kendi söylencelerimize ve kültürümüze yabancılaştırılarak söylencelerimizle taban tabana zıt bir yaşam tarzına zorlanıyoruz.

Bolu Beyi’nin zorbalığını, zulmünü ve sömürü düzenini yaşam biçimi ve ideolojisi haline getirmiş piyonlar tarafından, Köroğlu adının paravan olarak kullanıldığı göstermelik festivaller, sempozyumlar, bilimsel, sanatsal ve kültürel etkinlikler düzenleniyor.

Egemen güçlerin ve piyonlarının topluma reva gördüğü gerici, dinci, mezhepçi, etnisiteci, zorbalığa ve zulme dayalı gündelik hayat, Köroğlu söylenceleri ve kültürümüzle asla uzlaşmamaktadır. Köroğlu söylencelerini ve kültürümüzü, yaşam ve hayat gerçekliği üzerinde inşa etme zorunluluğunu, Türk kültüründe ağacın kutsallığı motifi üzerinden Gezi Parkı-Haziran Direnişçilerinin pratikleri ve söylemleri kanıtlamıştır. Türk kültüründe kült ve mit olarak önemli bir yer tutan Nordugan-Hayat Ağacı diğer bir deyişle Nevruz-Bahar Ağacı’na Gezi Parkı-Haziran Direnişçileri sahip çıkarak, Köroğlu’nun toprağına çağdaş kültür tohumlarını Köroğlu’na yaraşır biçimde kahramanca ekmeyi başarmışlardır.

 


Kümbet Üzerinde Hayat Ağacı Motifleri

1968 kuşağının Köroğlu mitlerinden birisi olan Mahir Çayan’ın oligarşi tanımında yer alan Tüccar Mütegallibe (zorba), din görünümlü takva temelli, en gerici ekonomik çıkar çeteleri olan cemaat-tarikat örgütlenmeleri ile feodal kasaba eşrafı zihniyetinin içiçe geçtiği iktidar gücünü, devleti ve kentleri Bolu Beyi gibi yağmalayarak kullanmaya çalışmaktadır. Tüccar mütegallibe’nin devleti ve kentleri yağmalamasına, çağdaş kültürün üretilmesinde en önemli engel olan dinci feodal gericiliğe karşı, Gezi Parkı-Haziran Direnişçileri Köroğlu mitini kahramanca hayata geçirmişlerdir.



Köroğlu’nun toprağına çağdaş kültür tohumları eken Gezi Parkı-Haziran Direnişçileri Barikatta

 Bolu Beyi ile Köroğlu karşıtlığı, uzlaşmaz (antegonist) yaman bir çelişme ve çatışma motifi olarak yaşantılarımızda yerini almıştır. Köroğlu söylencelerini benimsemiş, yaşadığı gündelik hayatla içselleştirmiş, yaşamına uyarlayarak dersler çıkarmasını bilen bir toplum olma yolunda, Köroğlu’nun toprağına çağdaş kültür tohumları eken Gezi Parkı-Haziran Direnişçilerini saygı ve minnetle anıyor, Köroğlu’nun toprağına kültür ekmek için yayın hayatına haziran ayında başlayan medya14.net’i başarı dileklerimle selamlıyorum.