Gündem:
HİLAFETÇİ ÖMER'İ SAVCILIĞA VERDİ

Bolu AKP eski il başkanı ve milletvekili adayı Ömer Sayın 3 Eylül 2015 tarihinde adaylık açıklamasında “Hilafet Türkiye’de batmıştır, Türkiye’de ayağa kalkacaktır” ifadelerini kullanmıştı.

Bütün ülkede infial uyandıran açıklama sonrası Sayın’a bir yığın tepki gelmişti.

AKP yöneticileri ise bu konuda sessizliklerini korumuşlardı.

CHP merkez ilçe başkanı Hüseyin Yıkılmaz ise, Ömer Sayın hakkında “halkı din farklılığı gözeterek açıkça kin ve düşmanlığa tahrik etme, Anayasa ile koruma altına alınan laik düzene yayın yolu ile muhalefetten”  işlem yapılmasını talep ederek savcılığa suç duyurusu yaptı.

Yıkılmaz’ın suç duyuru dilekçesi şu şekilde;

 

BOLU CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

MÜŞTEKİ : Hüseyin YIKILMAZ – T.C. Kimlik No: .................
BüyükcamiMh. Parti Sk. Bolu İş Hanı K. 5 BOLU

ŞÜPHELİ : Ömer SAYIN
Tabaklar Mh. Cumhuriyet Cd. No: 37 D. 2 BOLU

SUÇ : Halkı din farklılığı gözeterek açıkça kin ve düşmanlığa tahrik 
etme, Anayasa ile koruma altına alınan laik düzene yayın 
yoluyla muhalefet etme

SUÇ TARİHİ : 3 Eylül 2015

KONU : Şüpheli hakkında gerekli soruşturmanın yapılarak eylemine 
uyan ceza maddeleri uyarınca kamu davası açılmasına karar 
verilmesi talebimizin arzından ibarettir.

AÇIKLAMALAR : Yukarıda adı geçen şüpheli, 03.09.2015 tarihinde üyesi bulunduğu Adalet ve Kalkınma Partisi’nden milletvekilliği aday adaylığı için başvuruda bulunmuş, hemen ardından parti binası önünde yaptığı konuşmada sırasında “İslam dünyasının beklediği tek bir ülke var. Alemi İslam'ın lideri Türkiye'dir. Hilafet Türkiye'den batmıştır, tekrar Türkiye'de ayağa kalkacak.” şeklinde ifadeler kullanmış, şüphelinin bu sözleri ulusal ve yerel basında geniş yer bulmuş, büyük yankı uyandırmıştır. Şüpheli, bu sözleri ile Anayasamızda koruma altında bulunan laik düzene ve Cumhuriyetin değerlerine yayın yoluyla açıkça muhalefet etmekte, halkı din farklılığı gözeterek açıkça kin ve düşmanlığa tahrik etmektedir. Şöyle ki:
Anayasamızın 2. maddesi Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olduğunu belirttikten sonra 14. maddesinde temel hak ve hürriyetlerin hiç birinin, millet bütünlüğünü bozmak ve laik Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek amacıyla kullanılamayacağını hükme bağlamıştır.Anayasamızın 24. maddesinin son fıkrasında, kimsenin devletin sosyal, ekonomik, siyasi, veya hukuki temel düzenini kısmende olsa din kurallarına dayandırmak amacıyla her ne suretle olursa olsun dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan yerleri istismar edemeyeceği ve kötüye kullanamayacağı düzenleme altına alınmaktadır. Ayrıca hiçbir uluslararası sözleşme, Demokratik devletleri kendilerini yıkmayı hedefleyen görüşlere hoşgörü göstermekle yükümlü kılmış değildir.
Laiklik ilkesi Türkiye Cumhuriyeti'nin özü ve iskeletidir. Bu ilke korunduğu sürece değişik din, mezhep ve düşünceye sahip toplum kesimleri barış içinde yan yana yaşayabilirler. Diğer bir deyişle laiklik, toplum barışının (kamu düzeni) ve ulusal birliğin vazgeçilemez koşuludur. Onun içindir ki, Anayasamızın 3. maddesi Cumhuriyetin laik niteliğinin değiştirilemeyeceğini, hatta bunun teklif dahi edilemeyeceğini belirtmektedir.

5237 sayılı TCK’nin 216 ve devamı maddelerinde tanımlanan suçlar, tehlike suçu olduğu gibi, oluşması için şiddet çağrısında bulunmak zorunluluğu aranmakta ise de bu, dar yorumlanmalıdır. Şöyle ki:

Düşünce açıklamasında kural olarak şiddet ve şiddete çağrının aranması, o düşüncelerin demokratik bir ortamdan yararlanarak oluşturacağı baskıcı bir yapıda kolaylıkla taraftar toplamasına engel olma amacını da taşımaktadır. Yine ayrıca hiçbir hak ve özgürlük, diğer hak ve özgürlükleri yok etmek için yani kötüye de kullanılamaz. Bazı toplumlarda, demokratik düzeni yok edici, demokrasiyle bağdaşmayan terkedilmiş sistemlerle ilgili düşünceler, herhangi bir baskı ya da şiddet ortamı oluşturmadan da kolaylıkla taraftar bulabilmektedir. Demokrasinin çoğulcu niteliğinden yararlanan bu düşünceler, demokrasiyi ortadan kaldırmak için tanınan hak ve özgürlükleri kendilerine araç olarak kullanmaktadırlar. Bu bağlamda toplumların sosyolojik yapıları ve tarihsel geçmişleri irdelenmeli, her düşünce açıklaması, o toplum yapısı yönünden ayrıca bu yönüyle de değerlendirilmelidir.

Toplumumuzda insanların en kolay etki altına alındığı konular din söylemi altında şeri konularla yapılmaktadır. Ülkemizin, ifade özgürlüğü konusunda "zorlayıcı sosyal gereksinim ölçütünü" yorumlarken, özellikle şeriata yönelik söylemlerde takdir marjı diğer ülkelere ve konulara göre daha geniştir. Yakın zamanlarda Sivas'taki "Madımak Oteli" olayı hatırlanmalıdır. Olayların nasıl alevlendiği ve sıçradığı, kaç kişinin yaşamını yitirdiği unutulmamalıdır. Yine son dönemde yaşanan olaylar nedeniyle, bu olaylarda hiçbir rolü bulunmayan doğu kökenli vatandaşlarımızın işyerlerine yapılan saldırılar da şikayete konu olayı değerlendirirken gözden uzak tutulmamalıdır.

Şüpheli, şikayete konu açıklaması ile toplum barışının eksenini oluşturan Cumhuriyetin laik karakterini zayıflatıp yıkmayı hedeflediği cihetle, eylemi yeterince yakın şekilde kamu düzenini bozma tehlikesi yaratmaktadır. Farklı inanç ve düşüncelere hoşgörüsüzlüğün hüküm sürdüğü ülke ve toplumlarda yaşanan şiddet olayları, bu tehlikenin yeterince yakın (somut) olduğunun apaçık delilleridir.Bu nedenlerle şüphelinin şikayete konu söylemi, ifade özgürlüğünün dışına taşmakta olup atılı suçun unsurları itibariyle oluşmuştur.

HUKUKİ NEDENLER : Ceza Muhakemesi Kanunu, Türkiye Cumhuriyeti 
Anayasası’nın 2, 14, 24. maddeleri, TCK’nin 216 ve devamı 
Maddeleri

DELİLLERİMİZ : Şüphelinin şikayete konu söyleminin yayımlandığı Sözcü Gazetesi’nin 04.09.2015 tarihli nüshası, CNN Türk İnternet Sitesi görüntüleri, Mynet İnternet Sitesi görüntüleri ve sair her 
türlü yasal delil

NETİCE VE TALEP : Yukarıda arz ve izahına çalışılan ve Sayın Savcılığınız tarafından resen nazara alınacak nedenlerden ötürü şüpheli 
hakkında eylemine uyan ceza maddeleri uyarınca kamu davası 
açılmasına karar verilmesini arz ederim. 11.09.2015

Müşteki
Hüseyin YIKILMAZ

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner115

ERKEK AYLARI MI? YOKSA AÇLIK AYLARI MI?
FEVZİ ENGİN YAZDI

Haberi Oku