Gündem:
İÇ SAVAŞ
 İç savaş birkaç dallama "silahlanın" çağrısı yaptı diye çıkmaz.

İç savaş?

Suriye’ye özenme ile hiç olmaz.

Bugün ülkemizde iç savaş çıkmasının hiç bir objektif koşulu yoktur.

Vatandaşa silah gösterme, silahla sosyal medyada artizlik yapma ile de iç savaş çıkarmak olanaksızdır.

Ha ülkemizde cihatçı çeteler yok mudur?

İŞİD; El Kaide, El Nüsra vs. gibi illegal örgütlenmeler yok mudur?

Bugüne dek siyasi iktidarın pışpışladığı bu çeteler böyle bir özlem içinde değiller midir?

Osmanlı bilmem nesi adlı ne idüğü belirsiz örgütlenmeler ellerinde pompalı tüfeklerle resim çektirdiklerinde, Osmanlı sakalı bıraktıklarında, kendilerine birtakım mihraklar bunlara aslansın, kaplansın demekte midirler?

Bunların cepleri kısmen de olsa doluyor mudur?

Bu soruların hepsine olumlu yanıt vermek mümkündür.

Ancak bunlar var diye, oluyor diye iç savaş çıkmaaazzz.

Burada hayata geçirilen şudur,

Referanduma 2 aydan az bir zaman kala, “evet” cephesinin hezeyanlarıdır bunlar.

Seçmeni sandıktan uzak tutma manevralarıdır.

Ya da seçmenin bir kesimine “bak hanım “evet” demez isek iç savaş çıkacakmış, boş ver .ikiver kuyruğunu  “evet” verelim gitsin,neme lazım” dedirtme taktikleridir.

Dezenformasyonun dik alasıdır,

Kitle pasifikasyonudur.

Bu bağlamda referandumda anayasa değişikliğine “hayır” diyecek olan güçler, halk kitleleri, büyük çoğunluk korkusuzca sandığa gitmeli görevini yapmalıdır.

Karanlık mahfillerin oyununa gelmemelidir.

***

İç savaş, evet, 12 Eylül öncesi Türkiye resmen ilan edilmemiş iç savaş koşullarından geçmiştir.

Halk kitlelerinin yükselen emek, demokrasi ve sosyalizm mücadelesi kanla boğulmuş, binlerce kişi hayatını kaybetmiş, 24 Ocak ekonomik kararlarını halka zorla benimsetmenin yolunun iktidara fiilen el koyma olduğunu bilen emperyal güçler ve tekelci burjuvazi sömürge tipi faşizmin gizli icrasından vazgeçmiş, iktidar ordunun yönetimine yani “açık faşizm” evrilmiştir.

Ruzi Nazar, Karanlıklar Prensi Richard Perle, emperyalizmin teorisyeni Graham Fuller’in isimlerini anımsayın lütfen.

Sonuncusunun ismi 15 Temmuz Darbe Girişiminde de geçti biliyorsunuz.

Bunlar 12 Eylül’e gidilen yolda parke taşlarını döşeyen CİA ajanlarıdır.

Örneğin Ruzi Nazar’ın Kahramanmaraş, Sivas, Çorum katliamları öncesi bölgede görüldüğü, karanlık odaklarla görüşmeler yaptığı bilinmektedir.

Binlerce devrimcinin katledildiği, gözaltında kaybolduğu, işkencelerde can verdiği, binlerce insanın hayatına mal olan, sakat bırakan bu karanlık dönem solun üzerinden adeta bir silindir gibi geçmiştir.

Siyasal islamın önünü açan 12 Eylül rejimi geride çok acılar bırakmış, zihinlerden asla çıkmayacak olaylarla anılmaktadır.

***

Lakin bu resmen ilan edilmemiş iç savaş koşulları ile karanlık mahfillerin desteğinde hareket eden zamanımızın teröristleri arasında bir benzerlik yoktur.

Şimdikiler mugalâta yapmakta, üfürmektedir.

Silahlanalım demekle silahlanılmaz, bu mezarlıktan geçer iken ıslık çalmaya benzemektedir.

Kendi korkularının dışa vurumudur.

Tekraren, halkımız 16 Nisan’a kadar artarak devam edecek bu söylemlere metelik vermemeli, yine daha da artacağını tahmin ettiğimiz baskılara “sivil direniş” ile “barışçı yöntemlerle” karşılık vermeli, demokratik tepkisini sandıkta göstermeli.

Ülkeyi daha koyu bir karanlığa sürükleyecek olan anayasa değişiklik oylamasını elinin tersi ile geri çevirmeli, gerekeni yapmalıdır.

 

 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner115

AKP ANTİEMPERYALİST OLABİLİR Mİ?
SÜHA ALPARSLAN YAZDI

Haberi Oku