Gündem:
İLK ADAY ADAYI

CHP’nin Bolu’da ilk milletvekili aday adayı Cahit Çıngı... Çıngı resmi açıklamasını parti merkezinde kalabalık bir partili grubu ile gerçekleştirdi.

Çıngı’nın açıklamasına CHP İl ve İlçe Başkanları, önceki dönem il başkanları, Kıbrıscık Belediye Başkanı Doğan Dağ, Mudurnu İlçe Başkanı, ADD Başkanı, il genel meclisi ve belediye meclis üyeleri, kadın kolları üyesi çok sayıda kadın ve partililer katıldı.

Toplantıyı CHP üyesi Yücel Özkan açtı, Yücel Özkan Cahit Çıngı’nın kısa aile ve yaşam hikâyesini özetledi.


 

İşte Çıngı’nın kısa yaşam öyküsü:

“5 çocuklu bir ailenin en küçüğü olarak, 1955 yılında doğdu. 1 yaşındayken Van’da yaşanan trafik kazasında babasını kaybetti.

İlkokul, ortaokul ve lise eğitimini Kahramanmaraş’ta tamamladı.

1972 yılında girdiği Ankara Devlet Mimarlık ve Mühendislik Akademisi İnşaat Mühendisliği gece bölümünden 1978 yılında mezun oldu. Okul yaşamı sırasında bir kamu kuruluşunda işçi statüsünde çalıştı.

İlkokul, ortaokul ve liseden sınıf arkadaşı Nural Çıngı ile 1977 yılında evlendi.

1979 yılında çalışmakta olduğu İstanbul’dan doğuda görev yapmak arzusuyla YSE’de inşaat mühendisi olarak Van’da göreve başladı. Daha sonra Bitlis Köy Hizmetlerinde şube müdürü olarak görev yaptı. 1985 yılında tayininin çıkması ve çocuklarının eğitim çağına gelmesi nedeniyle Bolu’dan gelen teklifi değerlendirerek Filiz Gıda’da teknik müşavir olarak görev aldı. 1989 yılında bu görevinden ayrılarak serbest çalışmaya başladı.

O günden bu yana çocuklarının da eğitimini tamamlamasıyla oluşturdukları aile şirketiyle ticari faaliyetlerine devam etmektedirler. Ankara ve Bolu da çeşitli prestijli projelere imza atmışlardır.

Cahit Çıngı CHP li bir aileden gelmektedir. Dedesi uzun yıllar Pazarcık İlçe Başkanlığı, babası da Kahramanmaraş İl Başkanlığı yapmıştır.

Kendisi de Kahramanmaraş Gençlik Kolları’nda yönetim kurulunda görev almış 1973 Gençlik Kolları Kurultayı’nda Kahramanmaraş Delegesi olarak bulunmuştur.

Memuriyet hayatının bitmesiyle 1989 yılında CHP Bolu örgütüne üye olmuştur. Eşi Nural Çıngı da 1994-1995 yılında Kemal Alemdar ve Ahmet Özmen yönetimlerinde il yönetim kurulu üyesi ve sekreter üye olarak çalışmıştır.

Kendisi, üye olarak başladığı siyasi yaşamında partisinin tüm kademelerinde görev yapmıştır. 2001-2003 yılları arasında Ferit Atalay yönetimindeki Merkez İlçe Başkanlığında İlçe Başkan Yardımcılığı, 2003-2005 yılları arasında İl Başkanlığı yapmıştır.

Son olarak 2014 yılındaki yerel seçimlerde Belediye Başkan aday adayı olmuştur.

Üye olduğu günden bu güne Partisinin girdiği tüm seçimlerde eşiyle birlikte aktif olarak görev yapmıştır.

Çocukları ve ailesinin tüm fertleri akrabaları, bulundukları illerde (Ankara-İstanbul- Antalya-Bodrum) CHP üyesidir.

Cahit Çıngı 1994 yılında Atatürkçü Düşünce Derneğinin kurucuları arasında yer almış, şu anda il Başkanımız Sayın Kazım Karsu’nunda bulunduğu yönetimin ilk kongresinde Şube Başkanı seçilmiştir. Refah yol hükümetinin bulunduğu dönemde arkadaşları ile dernekte başarılı etkinliklere imza atmışlardır.

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğinde bir üye olarak yer almaktadır. Eşi Nural Çıngı bu dernekte 2 dönemdir Şube Başkanı olarak görev yürütmektedir.

Cahit Çıngı ayrıca Bolu’daki tüm meslektaşlarının isteği ile İnşaat Mühendisleri odası Bolu temsilciliğini üstlenmiş, 6 yıl sürdürdüğü bu görevi 2014 yerel seçimlerinde aday adayı olması sebebiyle kendi isteği ile bırakmıştır.

Evli, iki çocuk babası olup üç torunu vardır.”

 Yücel Özkan bu tanıtımdan sonra sözü İl Başkanı Kazım Karsu’ya verdi.

Karsu, İyi Partiye geçen 15 CHP milletvekilinin Türkiye’nin önünü açtığını, ülkenin anti-demokratik bir engeli böylelikle aştığını dile getirdikten sonra 24 Haziran seçimlerinde aday adayı olan Cahit Çıngı’yı kutladı.

Karsu’dan sonra söz alan merkez ilçe başkanı Ersan Türkoğlu demokrasi mücadelesinin mutlaka zafere ulaşacağını bu yolda hiçbir engel tanımayacaklarını sert bir dille ifade ettikten sonra, zor bir dönemde görev yaptıklarını, birlik ve beraberliğin her zamankinden daha önemli olduğunu, partililerin bu zorlu süreçte çalışmalara yoğun omuz vermeleri gerektiğinin altını çizdi.

Toplantıda en son aday adalığını açıklayan Cahit Çıngı söz aldı.

Çıngı’nın özenle hazırladığı belli olan konuşmasının yam metni şu şekilde:

“Sevgili İl Başkanım, İlçe Başkanlarım, Belediye Başkanlarım, önceki dönemlerde görev yapmış İl, İlçe Başkanlarım, değerli üyelerimiz, Partimizin her daim emekçileri kadınlarımız ve gençlerimiz, yazılı ve görsel Basınımızın emekçileri…

Bu güzel günde sizlerle bir arada olmanın mutluluğunu yaşıyorum, hepiniz hoş geldiniz sağ olun, var olun.

Bildiğiniz gibi 16 yıllık AKP Hükümeti ekonomik ve siyasi olarak ülkeyi yönetemez noktaya gelmiş, bu nedenle bir hafta öncesi olmaz dedikleri erken seçimi baskın seçime dönüştürmüşler, bu açıklamayı da destekçileri Devlet Bahçeli’ye yaptırmışlardır. 26 Ağustos’la başlayan erken seçim tarihi 24 saat içinde 24 Haziran’a alınmıştır. Bundaki asıl amacın muhalefeti hazırlıksız yakalamak ve İYİ Parti’yi seçime sokmamak olduğu son yaşadıklarımızla net bir şekilde görülmüştür. Genel Başkanımızın dediği gibi tilki kümeste yakalanmıştır.

Sevgili Partililer, değerli Basın mensupları. Bir kez daha gördük ki ülkemiz iyi yönetilmiyor. Son 16 yıldır göstermeye çalıştıkları pembe tablodan eser kalmadı. Dış politika deseniz yürekler acısı. Artık şu hale geldik, akşamları Amerika’yla müttefik olarak yatıp, sabah kalktığımızda Rusya’yla işbirliği halindeyiz. Aynı gün öğleden sonra Amerika ile tekrar Orta Doğu’yu dizayn ediyor havalarındayız. Tabii bu durumda en zorda kalanlar gazeteci veya akademisyen kimliğiyle televizyonlarda boy gösterenler. İktidarı savunmak adına zikzak çizmekten bitap düştüler. Televizyonlarda gerçekten komik bir duruma düşüyorlar.

Ekonomiye gelecek olursak İktidara geldiklerinde dolar kuru 1,6 TL idi şimdi ise 4 TL seviyelerinde. Emeklilerin durumu çok vahimdir. En üst dereceden emekli olan vatandaşlarımız dahi geçim sıkıntısı çekiyor, yaşam standartları her geçen gün düşüyor. Üniversitedeki genç akademisyenlerimiz ailelerinin desteği olmasa geçinemeyecekler; bu haldeyken de bilimsel çalışma yapamayacaklar. Asgari ücret Haziran seçimlerinde CHP’nin sayesinde bir nebze yükselse de yeterli değildir. Bir mutlu azınlık dışında toplumun tüm kesimleri ekonomik yük altında eziliyor. Küçük esnaf borç batağındadır. Büyük umutlarla açılan İzzet Baysal caddesinde işyeri bir bakıyorsunuz ki kapanıvermiş. Sanayici her an iktidarın baskısını üzerinde hissediyor.

Görsel ve yazılı medyanın is durumu içler acısı. Artık birkaç gazete ve bir iki televizyon kanalı dışında sağlıklı haber alma şansımız yok. Medya üzerinden iktidar algı operasyonu yapılıyor. Dün akşam yaklaşık 45 yıldır abonesi olduğum Cumhuriyet Gazetesi yazar ve yöneticileri ağır cezalara çarptırıldılar. Biz biliyoruz ki bu kararlar tümüyle siyasidir ve hukuk dışıdır. Ben buradan başta Milletvekilimiz Enis Berberoğlu olmak üzere haksız yere hapiste olan, yargılanan tüm gazetecilere ve aydınlara sesleniyorum. YÜREĞİMİZ SİZİNLE, YALNIZ DEĞİLSİNİZ!

Çocuk istismarı deseniz hadsafhada, yaşanan olayları duyduğumuzda midemiz ağzımıza geliyor. Tabii ki maruz kalan da çoğunlukla yoksul aile çocukları ve olayın olduğu yerler din kisvesi altında açılan yerler. Ama bu iğrenç olaylar yandaş basında kesinlikle yer bulmuyor. Sanki gündelik yaşamın bir parçasıymış gibi karşılanıyor.

Ya kadına yönelik şiddete ne demeli bilemiyorum. Şiddete uğrayan ve öldürülen kadın istatistiklerine artık yetişemiyoruz. Burada tabii ki en büyük sorun yaşamın her alanında eril bir bakış açısı olması. Bir televizyon kanalında çocuklar ölmesin dediği için terör örgütü propagandasından ceza alarak yeni doğan çocuğuyla hapse giren Ayşe Çelik öğretmene ne diyeceğiz biz şimdi? Büyüdüğünde Deran Bebeğe hapiste olmasını nasıl izah edeceğiz? Deran bebek hepimizin çocuğudur, hepimizin torunudur.

Aydın’da yıllarca atama bekleyip atanamadığından işsiz kalıp intihar eden Merve Çavdar öğretmenimize Allah’tan rahmet diliyorum. Ailesinin yaşadığı acıyı dindiremeyeceğimizi biliyorum. Tüm bunların sebebi tabii ki mevcut iktidar ve izledikleri yanlış eğitim politikası bunu da biliyoruz.

Değişen her bakanla birlikte sürekli oynadıkları eğitim sistemi içinden çıkılmaz hale gelmiştir. Yeni gelen her Bakan sanki başka bir iktidarın üzerine gelmiş gibi geçmişi eleştirerek eğitim sistemini değiştiriyor. İktidar, daha iyi yönetecekleri ve kendilerine göre yetiştireceklerini düşündüğü için bütün eğitim yatırımlarını İmam Hatip Okulları üzerine yoğunlaştırmış durumdadır. Veliler çaresiz bırakılarak İmam Hatip Okullarına yönlendirilmeye zorlanıyor.

Sevgili Cumhuriyet Halk Partililer. Bu örneklerin hepsi AKP iktidarının ülkeyi yönetemediğinin kanıtıdır. Dış politikada bizim güven duyduğumuz veya bize güven duyan bir ülke kalmadı. Ülkemizde her alanda kaos hakim.

Bunun içinde ülkemizi bulunduğu kaosun içinden çıkarmak için el ele vermeliyiz, birlik olmalıyız.

Durum çok açık ve nettir  ;

Bir tarafta Laik Demokratik Parlamenter sistemle yönetilen bir Türkiye Cumhuriyeti isteyenler diğer tarafta ülkenin bütün geleceğini tek adamın dudağından çıkacak iki kelimeye bağlayanlar. Hepimizin yönü bellidir. Partimizdeki küçük fikir ayrılıkları, yönetim farklılıkları olabilir. Bugün onları konuşmanın ayrışmanın zamanı değildir. Bugün büyük bir memnuniyetle görüyorum ki biz bir arada güçlüyüz. Tabi ki de haklıyız. Gücümüz haklılığımızdan geliyor diyorum ki

BİRLİKTE GÜÇLÜYÜZ BİZ KAZANACAĞIZ

Peki, ben neden aday adayıyım?

Seçim kararı alındıktan sonra yakın çevremden, siyasi yoldaşlarımdan bu yönde telkinler aldım. Bunlar güzel şeyler, çevrenizin sizi böyle bir göreve yakıştırması bile benim için büyük bir onur.

Ancak beni asıl bu kararı almaya götüren ise geçen Pazar günü İstanbul’a maç için seyahat ederken aldığımız, Genel Başkanımızın talimatları doğrultusunda bir grup milletvekilimizin İYİ Parti’ye geçtiği ve bu işlemin büyük bir hızla ve disiplinle gerçekleşmesiydi. Bütün ülkenin de beklentisi tam olarak da buydu. Yapılan tuzakları bozmak ülkeye demokrasiyi getiren Ana Muhalefet Partisi CHP’nin ve onun liderinin göreviydi. Genel Başkanımız tarihi bir sorumlulukla bu kararı almış ve Türkiye Demokrasi tarihine altın harflerle geçecek 15 milletvekilimizde bu oynanmak istenen kumpasa darbeyi vurmuşlardır. Hepsinin telefonları olmadığı için tek tek aramak imkanım olmadı. Ama buradan bu kürsüden Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na ve 15 milletvekilimize şükranlarımı sunuyorum.

Oynanmak istenen oyun bozulmuştur. Türk demokrasisi kazanmıştır. AKP iktidarı ve onun koltuk değneği partinin telaşı ve saldırılarının sebebi bunlardır. Bir kez daha ifade ediyorum Genel Başkanımızın dediği gibi, kümeste yakalanan tilki telaşındadırlar. Yukarıda bahsettiğim haber yaptığımız yolculuğun gündemini değiştirdi. Ben bu coşkuyla yolda karar verdim ve adaylık fikrimi netleştirdim. Düşüncelerimi de yol arkadaşlarım Erdal Yıldırım ve Selçuk Taşkın ile paylaştım.

Evet, ben aday adayı olmalıydım. Bolu’da partimizin en güçlü temsiline katkı vermek için.

Ben ülkemizde yeniden parlamenter sisteme dönülmesine katkı vermek için adayım.

Ben Tek adam rejimine son vermek için adayım.

Ben gençlerimizin çocukları, yaşıtlarımızın torunları daha aydınlık bir ülkede yaşamaları için adayım.

Ben kendi torunlarım Defne, Deniz ve Doğa’nın gelecek kaygısı olmadan bu güzel ülkede yaşamaları için adayım.

Ben, Aydın’da işsiz kaldığı için intihar eden yeni Merve Çavdar’lar olmasın diye adayım.

Ben çocuklar ölmesin dediği için hapiste olan Ayşe Çelik öğretmenin kızı Deran bebeğimize olan vicdani borcumuz için adayım.

İşverenlerin baskısı altında ezilen, sendikasızlaştırılan işçilerimiz için adayım.

İstismara uğrayan çocuklarımız şiddete maruz kalan, öldürülen kadınlarımız için adayım.

Yazboz tahtasına dönen, sağlıksız bir eğitim alan çocuklarımız, gençlerimiz için adayım.

Gezi parkı olaylarında öldürülen gençlerimize, Berkin’e olan borcumuz için adayım.

Haziran ve Kasım seçimleri arasında Suruç’ta, Ankara Garında, Diyarbakır’da katledilen yurttaşlarımızın hesabını sormak için adayım.

Hapiste gazetecilerimiz, işinden olan akademisyenlerimiz, memurlarımız için adayım.

Bu listeyi çok daha fazla uzatabilirim.

Evet, bu süreçte en ufak da olsa küçük bir katkım olacaksa bundan kaçmamam gerektiği için adayım.

Partim, seçim yöntemi olarak hangi kararı alırsa alsın saygı duracağım. Hedefim doğaldır ki Bolu sıralamasında en önde olmaktır ve bu konuda gerekli çabayı göstereceğim. Bu konuda aday adayı olmamı isteyen dostlarımın, sivil toplum örgütlerinin de desteklerine ihtiyacım olduğunu bu kürsüden açıkça belirtiyorum.

Ama buradan net bir dille ifade ediyorum, sıralamadaki yerim ne olursa olsun seçim sürecinde partimizin programları doğrultusunda sahada olacağım. Hiçbir şekilde partimiz içindeki tartışmaların içinde ben ve arkadaşlarım kesinlikle olmayacak.

Ayrıca bunu bütün partili arkadaşlarımdan önemle rica ediyorum. Son birkaç paragraf daha açacağım.

Öncelikle kadınlarımız, sizler partimizin öncü gücü, cephedeki üyelerisiniz. Sizin emeğiniz çalışmanız yadsınamaz. Referandumu sizler kazandınız ama YSK farklı ilan etti.

Bu seçimlerde de size çok ihtiyacımız var. İhtiyaç duyduğunuzda yanınızda olacağımın ben bir kez daha buradan duyuruyorum.

Sevgili gençler, Türkiye’nin ve partimizin geleceği sizlersiniz. İleriye dönük hedeflerinizi unutmayarak, daha büyüterek çalışmalarınıza hız veriniz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da etkinliklerinizde ihtiyaç duyduğunuzda yanınızda olacağım.

Konuşmamı birkaç teşekkürle bitirmek istiyorum, aday adaylığımın basında yer almasından beri güzel yurdumun dört bir yanından ilkokul, ortaokul, lise, üniversite, mahalle arkadaşlarımdan, akrabalarımdan, tüm Türkiye’deki CHP’Lİ dostlarımdan, büyüklerimden destek ve tebrik mesajları alıyorum. Bu süreçte partimizde görev yapmış ve yapmakta olan bütün partililerimizle ya telefonla ya da yüz yüze görüştüm. Başarı dileklerini aldım. Bolu’dan arayan Partimiz üyesi olan veya olmayan tüm dostlara buradan şükranlarımı sunuyorum. Bunlar benim doğru bir karar aldığımın göstergesi oldu. İyi ki varsınız.

Evet, bir kez daha yineliyorum.

BU MEMLEKET BİZİM

BİRLİKTE GÜÇLÜYÜZ, KAZANACAĞIZ.

GÜZEL GÜNLER GÖRECEĞİZ ÇOCUKLAR,

MOTORLARI MAVİLİKLERE SÜRECEĞİZ

Bir kez daha katılımınız ve destekleriniz için teşekkür ediyorum, şükranlar sunuyorum.

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner123
banner122

KRİZİN FATURASI EMEKÇİLERE ÇIKARTILIYOR
Schott Orim Cam firmasının patronu siparişlerinin azalmasını gerekçe göstererek Çerkezköy’de yer alan...

Haberi Oku