Gündem:
İMKÂNI OLAN DELİREBİLİR!
 İMKÂNI OLAN DELİREBİLİR!

 

Dünya İnsan Hakları Günü'ne denk gelen günde, 

En kutsal hak olan "yaşam hakkına" yapılan saldırıyı ve ülkemizi bu karanlığa mahkûm eden zihniyeti, lanetliyorum.

Sözler tükendi.. 

Canımızı yakan, vicdanımızı yaralayan, huzurumuzu bozan, değerlerimizi yok eden bizleri en sevdiğimizle sınayan her türlü teröre lanet olsun!

 

Hangi dilden konuşur bu terör, anlayan var mı?

Bunların tam olarak ne istediğini bilen, anlayan var mı?

Bütün Avrupa “özgürlük savaşçısı” olarak görüyor bu kan emicileri? Haberiniz  var mı?

İmkânı olan delirsin! Artık o raddeye geldik!

 

Bir canlının sahip olduğu en değerli hak olan; yaşama hakkını elinden almanın nasıl bir açıklaması olabilir?!

Bir anneyi evlatsız, bir evladı annesiz-babasız bırakmanın kârı hangi hesap hanesine yazılır?!

Yüzlerce insanı kavururken, binlercesini yarınsız, bir ulusu da güvensiz, umutsuz bırakmak hangi vicdana sığar?!

Cehennemin dibine batsın fikirleriniz, inançlarınız, idealleriniz!!!

Terörle dile gelen hiçbir inancın haklılığı olamaz, lanet, kan, beddua bulaşmış hiçbir sözcük yerine ulaşmaz!!!

Dilerim, akıttığınız her damla kan  okyanus olur, vicdanınızı boğar, kırıntısı varsa eğer!!!

 

2016 da ne oldu da 2017 den ne bekleyeceğiz? 

Bir umut mu var?

Bütün derinlikler sığ, sözcüklerin hepsi iğreti;  değişen hiçbir bir şey yok, ölüm hariç!

Aynı gökyüzü, aynı keder… 

Hep kahır, hep kahır...

 

Bombalar, ölümler, şehitler tecavüzler, darbeler, savaşlar…

Tesadüfen yaşıyoruz! 

Şu listeye bakın...ülkece mayın tarlasındayız..

Memlekette son bir yılda sivillerin hedef alındığı 17 bombalı saldırı gerçekleşti.

Ülkenin farklı yerlerindeki saldırılarda 352’si sivil 372 kişi yaşamını yitirirken, 1837 kişi de yaralandı.

Ve failleri doğru düzgün yakalanıp yargılanmadı.

Göstermelik 3- 5 kişi tutuklandı sadece...

Yorgun ve yenilmiş insanlığımızın üstüne hüzün-kahır yağıyor durmadan..

Gün-gün tükeniyoruz..

 

Yıllar var ki şu ülkede; şöyle sıcak, şöyle mutlu, şöyle yürek soğutan,tek bir haber değmedi kulağımıza..

Tek bir olay yaşamadık..

Sanki Yunus’lar, Mevlana’lar, Hacı Bektaş’lar geçmedi  bu topraklardan..

Hiç mi nasiplenmediniz?

 

Ülkenin doğusu ayrı, batısı ayrı kapkaranlık bir senaryonun içinde, ….

Ölüyoruz; kimimiz silahlarla kimimiz de vicdanlarda.

Bombalar patlıyor günahsızlar ölüyor..

insanlar her şey normalmiş gibi yaşamaya devam ediyor.. Unutmasa da unutmuş gibi yapıyor...

 

Her şey olunduğu bu memlekette; bir tek rezil olunamıyor.. Unutuyorlar çünkü.

Hafızalar 24 saate ayarlı..  

En kanlı katillerden, hırsızlardan, deprem müteahhitlerine kadar;

ömür boyu hapislerde çürüyecek sandığımız insanların üç gün sonra aramızda ferah ferah dolaşmaları da bu sebep değil mi?.

Hafızayı diri tutan adalettir. 

Adaletin olmadığı bir ülkede hafıza silmek, sessiz çoğunluk dedikleri güruh için hayatta kalmaya çalışmanın bir yolu her halde!..

 

Ar damarınızı biraz gevşetmekle her şey olabileceğiniz bir ülkede, ölmek değil, yaşamak tesadüf ..

"Ekmek Parası”nın arkasına sığınılarak her şeyin mubah sayıla geldiği bir memlekette

Siyasiler hain ve sahtekâr, insanlar korkak ve sinmiş, bir avuç aydınımız var; onlar da etkisiz.

Akıl tutulmasından kurtulup eyleme geçemiyorlar bir türlü..

Olması gereken hiç bir şey olamıyor..

 

Bize acilen kana- karanlığa bulaşmayan politikacılar lazım..

Sessiz çoğunluğa ışık olacak AYDINLARDAN kuvvetli ses gelmesi lazım.

Sıfırdan başlayarak;  çağdaş zamana yaslanarak İNSAN olmak,

Kadınlığını unutmadan kadın olmak; 

Aslını inkar etmeden Kürt olmak; Türk olmak, Çerkez, Laz olmak,

BAYRAĞIMIZ altında BİRLİK olmak gerek..

 

Artık bu işin sağı solu, kadını erkeği, resmîsi sivili, Türk'ü, Kürt'ü, açığı, kapalısı kalmadı.

Aklımızı başımıza toplayıp kenetlenmek zorundayız. 

Gençliğe Hitâbe'yi herkes önüne koymak zorunda..

Her satırı bire bir yaşanmakta.. ayniyle vaki..

İçeriden ve dışarıdan hain kuşatması altındayız..

Çözüm de o satırlardadır. 

Gereğini yapmak zorundayız.

Bu tarihsel belayı ancak ve ancak BİRLİKTE olursak başımızdan savabiliriz.

Açık açık iç savaş istiyorlar.

Biz bu oyunu göremeyecek kadar aptal ve hain değiliz.

 

Ölüme karşı ezilenlerin, yoksulların, ötekilerin, ezcümle herkes için hayatı savunmalıyız.

Halkımız birbirine güvenmeli, kendi örgütlenmelerini kurmalıdır.

Bu şiddet sarmalında tek güvence barış içinde bir arada durmak,

Ayrımcılık yapmadan faşizme karşı özgürlüğü

Herkes için yaşam hakkını, herkes için demokrasiyi savunmaktır.

 

Hayatı, Barışı, Özgürlüğü savunacağız!

Yok, başka yol!

 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner115

AKP ANTİEMPERYALİST OLABİLİR Mİ?
SÜHA ALPARSLAN YAZDI

Haberi Oku