Gündem:
'KOKUNUN KALBİNDEKİ BOLU”

HER BİR TARAF KOKU

Bolu Belediyesinin “Dünya Kenti Bolu” , “Tabiatın Kalbi Bolu” v.s. sıfatlarla tarif ettiği Bolu, ulusal meydanın ilgi göstermediği “Uluslar Arası Köroğlu Festivali” boyunca leş gibi koktu.

Süha Alparslan Yazdı

Bolu Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz, Bolu’yu tarif ederken aslında kendi propagandasını yapan mantığıyla  “Tabiatın Kalbi Bolu” , “Yaşanabilir Dünya Kenti Bolu” gibi deyimler kullanır.

İzzet Baysal Caddesine Paris’in ünlü Şanzelize’si der, Tabiat, orman Varlıklarımızı, Brezilya’nın yağmur ormanlarına benzetir.

Goobeels vari bu propaganda tekniği yandaş, besleme basında köpürtülerek halka sunulur.

Bolu Halkı ise her seçimde Alaaddin Yılmaz’ı tekrar seçerek bu tekniği adeta doğrular.

BOLU KOKUYOR

Konuya gelirsek işte bu  “Tabiatın Kenti Bolu” lağım ve tavuk gübresi kokuyor.

Belediyenin son 2 seçim dönemidir kamuoyuna en önemli vaatlerinden biri entegre piliç üretiminde Türkiye ikincisi olan Bolu’da, bu önemli sektörün çevreye vereceği olası zararları bertaraf edeceğini iddia etmesidir.

Bunların başında ise kümes atıklarının steril bir gübre olarak değerlendirileceği müjdesi idi.

Bununla ilgili bir yığın fizibilite, etüt, toplantı ve komisyonlar kuruldu.

Konu soğudukça her üç-beş ayda bu propaganda tazelendi.

Bizzat başkanın da içinde bulunduğu heyetler Çin dâhil birçok ülkeye seyahatler gerçekleştirdi.

Kamuoyuna müjde verildi, hijyenik kokusuz gübre işinden vazgeçildi,  tavuk gübresinden enerji elde edilecekti.

Çalışmalar boyunca Bolu yine koktu.

Ama halk sesini çıkarmadı, sivil toplum örgütleri yeni oluşumdan memnundu.

Elektrik darboğazındaki ülkeye katkımız olacak hem de pis kokudan kurtulacaktık.

Ama daha önce projeyi hazırlayan firmadan pis kokular gelmeye başladı.

Sonra Alaaddin Yılmaz’ın yer seçimi çok ilginçti.

Çaydurt Bölgesindeki “Cumhuriyet Ormanı”

Her nedendir bilinmez başka bir yer seçimi yapılmadı, proje soğumaya bırakıldı daha sonra da tamamen rafa kalktı.

Belki de belediyenin  “Beton Bolu” anlayışı çerçevesinde tarımsal araziler nasıl olsa mücavir alana katılacak, yollar yapılacak, imar geçecek dolayısı ile tarım yapılacak toprak kalmayınca tavuk gübresi de tarlalara atılmayacaktı!

Ne bileyim uzun vadede bunu düşünmüş olabilirler.

Ovada da piliç üretimini yasaklarım, tesisleri kapatırım diye de düşünmüş olabilir.

Zaten Alaaddin Yılmaz bizzat kendisi aile kümeslerini Yeniçağ ilçesi hudutlarına yaparak vatandaşa doğru yolu(!), hedefi göstermemiş miydi?

Evet, şu neden bu neden Alaaddin Yılmaz ve AKP’nin bu seçim vaadi de yerine gelmedi.

Bolu pis kokmaya devam ediyor.

Kısa vadede de çözülemez halde.

Fark ettiniz mi?

Bu yıl daha çok bir koku var!

Hijyenik gübre kullanamayan tarla sahiplerinin bu yıl tavuk gübresine ekonomik sebeplerle dönüşü söz konusu olabilir.

Çünkü tavuk gübresi daha masrafsız sadece işçilik ve nakliye söz konusu…

Bir diğer neden ise şu olabilir!

Entegre piliç kesim fabrikaları atıklarını rendiring kazanı denilen buharlı kazanlarda yakar ve çıkan ürünü de tekrar yemde kullanırlar.

Bu buhar kazanlarında üretim sonlarında müthiş pis kokan buhar birikir ve bu buhar zaman zaman doğaya salınır…

En kolay ve en masrafsız yöntem(!) budur…

Hava akımları vasıtası ile bu buharın Bolu’ya gelmesi söz konusu olabilir.

Bu da belli saatlerde kentin çok pis kokmasına sebebiyet verir.

Gece geç vakit meydana gelen bu koku tavuk gübresi kadar buhar kazanı salınımı yüzünden olabilir.

Bu öyleyse bunu önlemek kolaydır.

İlgili devlet kurumları üretim tesislerinden doğaya salınacak atıklar konusunda alınmış kararları vardır.

Bunu hayata geçirirler piliç kesim firması da bunun çaresine bakar.

Çaresi vardır.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığını Hava İzleme İstasyonları vasıtası ile kent merkezlerindeki hava kalitesini izler!

Evet, böyle bir istasyon Bolu’da da vardır…

Mobil istasyon bile vardır,

Karacasu yoluna dönmeden konteynır sağda durur.

Ne yapar, ne eder bilinmez.

Acaba düzgün tespit yapsa bile bunun açıklanmasına ve yaptırım geliştirilmesine siyasi irade izin verir mi?

Zaten Avrupa Birliği rendring kazanlarında üretilen yem katkı maddesinin piliç yeminde kullanılmasını yasaklamıştır ama biz “İran-Irak-Putin” birliğinde olduğumuz için bu bizi bağlamaz!

Her ne ise,

“Kokunun Kalbindeki Bolu’nun” önümüzdeki dönem seçilecek yerel yönetiminin en önemli görevi bu olmalıdır.

A.Yılmaz’ın gibi sadece propagandaya ve oy devşirmek için değil ama…

***

Bir diğer mevzu ise, yine başka bir propagandanın da fos çıktığın son dönemde kanıtlanması olmuştur.

Yine farkında mısınız?

Bilmiyorum.

Belediyenin vidanjörü fazla mesai yapıyor.

Bir orada, bir burada…

Vidanjör tıkalı lağım kanallarını açmaya yetişemiyor.

Bolu’nun merkez mahallerinde “bitti hallettik, Bolu’nun atık su sorununu bir asır hallettik” diyenleri yeryüzüne çıkan necaset ve koku bu propaganda mahfillerini de yalancı çıkarıyor.

Su atık borularından pis su deşarjı tam sağlanamadığı için yağmur sonrası mazgallardan pis kokular yükseliyor.

E ne yapalım vidanjörü neden aldık?

Olacak o kadar “Burası Bolu” diyebilirler,

Şanzeliye yi bir daha mı kazacağız diyebilirler,siz de çok şey istiyorsunuz kardeşim diyebilirler

Hatta biraz daha üstüne giderseniz!

“Ne diyorsun kardeşim? Seçmeseydin o vakit de diyebilirler!”

Bu sonuncusu daha akla yatkın geldi bana…

Siz ne dersiniz?

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner123
banner122

REİS ÇIK DERSE ÇIKARIM!
DİYOJEN YAZDI

Haberi Oku