Gündem:
KÖR TERÖR
 KÖR TERÖR

 

“Yengenin tedavisi için…”  (cebinden paraları çıkartır. Görmeden kaza ile elinden vurduğu astsubayın eşi için kocasına parayı uzatır.)

“Topyekûn saldırın, komünist eşkıya ilçemizde, kazma kürek ne bulursanız izine düşün” diye belediye hoparlörlerinden anons yapan Gemerek Belediye Başkanı’nın evine gider karısının “Biz ettik sen etme” lafından etkilenir… Hele yavrucakları görünce hepten yağları erir… Öylece çıkar ölmeye gider…

Cezaevinde,  yazar Erdal Öz’e anılarını anlatırken Amerikalıları kaçırışlarından söz eder: “Yok öldüremiyorsun, faşistlere benzemiyoruz biz. Adamların bir suçu yok,üstelik silahsızlar, tek suçları Amerikalı olmak…Mecbur kalır da öldürürsek nasıl yaparız diyoruz…Yusuf’un aklına  Kıbrıs’ta banyo küvetinde öldürülen kadın ve çocuklar geliyor…Söylenip duruyor..”  Bunlar Deniz Gezmiş’in yaşadıkları…

 

Maltepe’de adalı… Rehin aldığı 14 yaşındaki kızın gözlerine bakınca Cevahirle sözleşir… “Tek kalan kendini vuracak…” Hemen kızı bırakırlar… Cevahir vurulunca Mahir de silahı göğsüne dayar ve tetiği çeker… Başaramaz… Elrom olayı ise kesinlikle kör terörle karıştırılmamalıdır.

 

Sonra Kızıldere… İngilizlerle birlikte sığındıkları evin  sahibi Muhtar Emrullah Arslan’ın çocukları da ev kuşatıldığında içerdelerdir… Dışarıdan “Çocukların arkalarına sığınıyorsunuz” lafını duyar duymaz çocukları bırakırlar… Biri dışında hepsi ölür… Tek kurtulan Ertuğrul Kürkçü samanlıkta saklanırken ikinci bir aramada yakalanır… Uğur Mumcu'ya verdiği röportajda (daha sonra Çıkmaz Sokak adlı kitapta bu röportaj bulunabilir)   “Yakalandığımda elimde sten marka otomatik tüfek vardı… birkaç jandarma erini vurmakla ideolojime bir şey kazandıramayacağımı düşündüm. Teslim oldum” mealinde bir ifade kullanır…

 

Sağdaki durum ise biraz farklıdır.

 

"56-2 Tamam Reis" adlı kitapta “İdi Amin” lakaplı Haluk Kırcı’nın yaşadıkları kendi ağzından anlatılır. Ayrıca el yazması mektupları ile belgelidir anlatılanlar. Ankara Bahçelievler katliamının 19 yaşındaki aktörü… Orada anlatır tel askının nasıl adam boğma aracı haline dönüştüğünü… Eter ile bayıltıp sonradan adam boğmanın yöntemlerini…

 

16 Mart İstanbul Üniversitesi katliamının bombacısı Zülküf İsot   (yüreği attığı bombanın ağırlığını taşıyamadığından mıdır bilinmez) konuyu ablası R. İsot’a tüm detayı ile anlatır. Mehmed Ali Birant’ın 12 Eylül belgeselinde hikayesi belgelenir. Üstelik devletin polisi ile olan araba gezintisin de anlatılır. Dahası katilin cinayet mahalline yeniden gitmesi sendromu belgeselde ispatlanır. Zira katliamın hemen ertesinde yapılan anma ve protesto eyleminde Zülküf İsot ‘ta oradadır.(Belgeselde kafası çembere alınmış olarak)…Zülküf daha sonra  (muhtemelen konuşmasın diye) bir şekilde öldürülür.

Daha yazarsak Piyangotepe,Balgat,….çok…

 

Kör terör… Bugün uygulana gelmekte olan ve gerçekten hepimizin canını yakan bir olgu. Bir eylemde masum habersiz suçsuz insanlar ölüyorsa bu kör terördür. Ölenlerin, dili, dini, mezhebi, üniforması, puşisi, etnisitesi fark etmez. En radikal örgütlerden İRA son dönemlerinde nereyi uçuracağını bizzat haber vermeye başlamıştı. Masum insanlar ölmesin diye. Zira onlar da şunu anlamışlardı ki silahlı propaganda kör teröre dönüşürse tersinden işliyor, dahası her tür toplumsal muhalefete de zarar veriyor. Yukarıdaki örnekleri veriş amacım ise Türkiye’deki devrimci önderlerin ve geleneğin şimdilerde kör teröre bulaştırılmaması temennimdir.

 

 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner115

ADD BASIN AÇIKLAMASI

Haberi Oku