Gündem:
KÖYLÜLER İCRALIK

Devlet Su İşleri tarımsal arazide sulama kanallarının olduğu illerde bir müddet sonra “tesis” diye adlandırdıkları kanaletleri ticarileştiriyor.

Su havzalarından “baraj” elde edilen, tarımsal arazilerinin sulanmasında kullanılan suların işletilmesi adını verdikleri faaliyeti yine ova köylüleri arasında kurdukları birliğe devrediyor.

Bunun yanı sıra birlik, kanaletlerin korunması vs. gibi tali meselelerle de uğraşıyor.

Bir nevi özelleştirme uygulaması, tahsilâtı bizzat ova köylüleri arasından seçilmiş kişilere yaptırmak gibi kurnaz amaçları olan birliklerden birisi de Bolu’da kurulu…

Bolu Ovası Sulama Birliği…

Tarım üreticisi olan köylülerden Bolu’da birliğe üye üretici bin civarında…

Birliğe üye olmayan köylülerden su kullanan bütün köylüler birliğin doğal müşterisi dolayısı ile doğal borçlusu.

Birlik üye olanlara farklı, olmayanlara farklı su bedeli tahakkuk ettiriyor.

Su kullanım bedellerini inanmazsınız bakanlar kurulu tespit ediyor,

Aşağıda sulama birlikleri toplanıp bedelleri onaylıyor.

Gayet demokratik(!) yöntemlerle tabii…

Üretici köylülerin kullandığı su bedeli ise bakanlar kurulunun tespitlerine göre sulama birliğinin köylerde oluşturdukları bilirkişiler vasıtası ile ayrıntılı hale getiriliyor.


KANALETLER BAKIMSIZ VE KIRIK

Kanaletlerden yararlanarak tarlasını sulama olanağına kavuşan üretici sayısı oldukça az.

Çünkü sulama kanaletleri bakımsız tıkalı ve bir çoğu kırık…

Kanaletlerin rutin bakımını gerçekleştirmekle sorumlu olan Bolu Sulama Birliği ve Devlet Su İşletmelerinin bu tür faaliyeti yok, olsa bile çok yetersiz.

Köylüler tarlalarını sularken kendiliğinden oluşmuş hendekleri kullanıyor. Bazıları ise tarlalarında artezyen suyu çıkararak bu işlemi gerçekleştiriyor.

İlgili kurumlar hem yasal olarak yapmaları görevi ifa edemiyor, hem de kanaletleri kullanmış gibi bilirkişi (!) raporlarına dayanarak köylüye borç tahakkuk ettiriyor.

Bunun yanı sıra Ziraat Odası diye bilinen kurumun ova tarım üreticisinin sulama konusunda karşılaştığı güçlükleri aşması için hiçbir çaba içerisine girmemesi de üreticiler arasında şaşkınlıkla karşılanmakta…


OSMANLIDA MÜLTEZİM DÜZENİNE BENZER

Sulama birliği su bedellerini köylüden toplar ve devlete yatırır.

Yani bir nevi vergi tahsildarı gibi çalışır.

Osmanlı’daki mültezimlik yapılanması gibi.

Birlik Başkanına sulama birliği hakkı huzur öder,

Ayda brüt asgari ücretin üç katı…

Yönetim kurulu üyelerine brüt asgari ücretin ½’si…

Denetim kurulu üyesi olmanın bir cazibesi yoktur

Senede bir safer asgari ücret ödenir.

Gerçi hani “taş attın da kolun mu yoruldu” misali hesaplar birlik müdürü ve saymanı tarafından denetim kurulu üyesinin önüne getirilir, denetim kurulu üyesi olan vatandaşımız da basar imzayı.

Ayrıca Bolu Sulama Birliğinde en az  5 personel çalışmaktadır,

Maaşlar bilinmemektedir.

Yani düzen iyidir,

Hani

“Hasan dağı arpalıktır, eğer saban yürürse,
Her derede bir değirmen, eğer suyu gelirse,
Her köylüden bir tavuk, eğer köylü verirse,
Güzel gidiş bu gidiş, eğer sonu gelirse.”

Hicvinde olduğu gibi…

ÜRETİCİ CEPHESİNE GELİNCE

Tarımsal ürün üretimi ile iştigal eden Bolu Ovası köylüsü bilindiği gibi, tohum, zirai ilaç, mazot, işgücü, üretim aracı, stoklama en önemlisi talep yetersizliği ve fiyat düşüklüğü sebebi ile adeta can çekişmektedir.

Bu yüzden yüzlerce köylünün tarlalarında üretim yoktur.

Üretenlerde mutsuzdur.

Bir de yılsonları Bolu Sulama Birliği üretenlere ceza keser yani su parası ister, faizi ile…

Vermeyene icra gönderir.

Bu köylüye yılsonu ikramiyesi gibi gelir.

Bu yılda böyle olmuş, Bolu Ovası Sulama Birliği yüzlerce köylüyü icraya vermiştir…

Hem de şaka değil ciddi paralar.

5 bin, 10 bin…

Böyle, böyle Bolu Ovası Sulama Birliğinin milyarı geçkin alacağı (!) vardır Bolu köylüsünde.

Bir üretici ile konuşuyoruz.

Hasan Öztürk

Köprücüler Köyü üye,

Tarımsal olarak kullandığı tarla 20 dönüm,

“Bolu Ovası Sulama Birliğinin suyunu kullanmıyorum, kullanamam da zaten kanaletler kırık, su pis. Kaynak suyu kullanıyorum. 

20 dönüm tarlamın ancak 3 dönümünde sulu tarım üretim yaptım, Bolu Ovası Sulama Birliği beni icraya verdi, Toplam 7 bin 576 lira bunun 3 bin 555 lirası ise faiz.

Bu borcun neye göre tahakkuk ettirildiği belli değil, muğlak.

Bu nedenle, neye göre ve nasıl belirlendiği belli olmayan böylesi yüklü bir borca itiraz ediyorum.

Ödeyecek durumum yok, Bolu Ovası Sulama Birliği.

Yukarıdan yağmur yağıyor, aşağıdan bunlar parasını istiyor…”

İcracı avukatlar kim nasıl seçilmişler belli değil, köylünün traktörünü haczediyor, ineğini haczediyor.

Köylerde bilirkişiler nasıl seçiliyor belli değil…
 

SONUÇ

Devletin köylü ile karşı karşıya gelmemek için yaptığı kurnaz bir özelleştirme oyunu bu.

Yerel politikacılar, parti farkı gözetmeksizin top çeviriyor.

Çaresizler.

Çünkü her yıl fiyatları bakanlar kurulu tespit ediyor.

Aşağıda ise sulama birlikleri devletin parasını tahsil etmek için çaba gösteriyor.

Yine aynı bakanlar kurulu üretici köylüye mazot desteği adı altında destekleme de veriyor, fakat dönüm başı 30-50-75 lira.

Kanaletlerle ilgili tamir bakım da sulama birliğinin görevi.

Açıkçası “üretenlerin yöneten” olmadığı bir ülkede palyatif tedbirlerle çözülmesi çok zor bir mesele bu.

Ama şu aşamada tek çare köylülerin örgütlenmesi hatta bu örgütlenme birlik içinde dahi olabilir.

Sorunlarına kolektif olarak karşı çıkması, kamuoyu baskı grubu oluşturması, ancak bu yür çabalar patileri dize getirecektir.



Gazetemizin 2 yıl önce yaptığı aynı habere ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz.

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner124
banner122

GEREDE İLE MENGEN ARASINDAKİ SU SORUNU MECLİS...
Mengen ile Gerede’yi karşı karşıya getiren su krizini CHP'li Milletvekili Erkan Aydın, TBMM gündemine...

Haberi Oku