Gündem:
MEDYA 14 PANORAMA

2015 yılının Ocak ayında fikir olarak olgunlaştırdığımız Medya 14 adlı yayın organını aynı yılın mayıs ayında aktif hale getirdik. Henüz doğan medyası satılmamıştı fakat durumun bu boyutlara geleceği birkaç yıl evvelinden belliydi. On milyon insanın memleketin sokaklarını inlettiği 2013 Haziran Direnişi günlerinde medyanın göbeğindeki TV kanallarından birinin sokaktan haber vermek yerine penguen belgeseli yayınlaması adeta bugünkü durumun ayak sesleriydi. Ulusal medyadaki durum aynı ile yerele de sirayet edince en eski ama deneyimlimizden Medya 14 teklifi geldi.

Önce bir düşündük. Ancak yine de “Nasıl yaparız?” “Nasıl ayakta tutabiliriz?” “ Sürdürülebilirliği ne derece olanaklıdır?” “Ne tür baskılarla karşılaşabiliriz” “Reklam ilan vs türünden hiç bir geliri olmayacağı/olamayacağı ta başından belli olan bir yayın organını nereye kadar finanse edebiliriz?” türünden sorularla vakit kaybetmek yerine sendika ve kitle örgütlerinden dostlarımızla da bir araya gelerek taşın altına elimizi koyalım dedik. Mayıs ayında ilk sayımız çıktı. 28 Mayıs 2015 tarihli ilkyazımı anımsıyorum :“Aydınlanma”

İzlenme raporları ilginin beklenenin çok üstünde olduğunu gösteriyordu. Kuşkusuz bu durum da bizler için en önemli motivasyon kaynağıydı. Bu olumlu gelişmenin bizde yarattığı etki ile ilk okur toplantımızı gerçekleştirdik. Yerel için oldukça geniş sayılabilecek bir katılımla gerçekleşen toplantı güzel bir atmosferde geçti.

Gerek haber yapılırken gerekse köşe yazılarında en büyük ve önemli ilke “tam bağımsızlık” tı dersem yalan olmaz. Bu bugünde aynen böyledir. Medya 14’e yazı ve haberleri ile katkı sağlayan dostların ve bizlerin metinlerinin virgülüne dahi dokunulmaz. Gerçekliğinden emin olunan bir olayın “Vay kimin canını yakar? ” ya da “ Başımıza bir iş mi açar?” endişesi ile yumuşatılması ya da sansürlenerek verilmesi, hele hele haber yapılmaması hiç düşünülmez. Hatta kimi zaman çok yakınımız ve çok sevdiğimiz dostlarımızı zor duruma düşürecek olsa bile. (Bu durum bizzat yaşanmıştır.)

Medya 14’ ün yerel bir yayın organı olarak biçimlenmesine karşın özellikle köşe yazıları Türkiye gündeminden bağımsız değildi elbette. Özellikle son dört beş yılın gerçekten tarihte örneği az görülebilecek gelişmelerle geçtiğini düşünecek olursak bu durumun ne denli doğal olduğu anlamak zor olmaz. Örneğin 2016 FETÖ darbe girişimi bu olaylar içerisinde en ilginç olanıydı belki de. Elbette yıllarca Fetö ve her tür tarikat zihniyetine karşı olan herkes gibi lanetledik. Ama bir tarafını lanetlediğimiz kutsal ittifakın sonradan düşman olan öbür ortağını da aklamadık. “Yardım ve Yataklık” başlıklı yazımı yazdığımda henüz darbe girişiminin üstünden on gün bile geçmemişti. Olmadı mizah yazalım dedik.  O dönemde “En darbe karşıtı Miki”  “ But Korkusu”  “Japon mucizesi”  gibi mizah öyküleri ilginç ürünlerdi. “En darbe karşıtı Miki” yi arada okurum ve halen gülümserim. Bir de o zamanlar yeni tanıştığımız bir profesörün yemekhanedeki sorusunu anımsarım:“Hocam seni ne zaman alacaklar?”…

Anadolu’da bir tabir vardır ya  “Hasan ardına kabak asan”   (adı Hasan olan okurlar lütfen alınmasın bu teşbih sadece ardına kabak asan Hasanlarla ilgilidir ) işte tam da bu minval üzere 2017’nin başlarına gelindiğinde yeni bir karar verildi: Medya 14 haftalık olarak kâğıda dökülecek…”Tamam mı? Tamam!”  denildi… İlkyazım  “Gazeta”yı akşam bulunduğum ortamda internet ve bilgisayar olmadığından cep telefonu ile yazdığımı anımsıyorum. (Bu arada yeri gelmişken belirtmeliyim evimde halen internet hattı olmadığından bu şekilde çok yazı yolladığım da gerçektir. Dolayısıyla bu durumda sözcük hataları ve cümle bozuklukları pek sık olmamakla birlikte kaçınılmaz oluyor.)

Bir yılı hedeflememize karşın yirmi sayıya yakın basıldı Medya 14… 2017 Anayasa referandumunda Türkiye genelinde net bir şekilde tavrını sergileyen belki çok az sayıda yerel yayın organından biriydi. Kılıçdaroğlu’nun adalet yürüyüşünün Bolu etabını da bizzat yerinde izleyen ve haberleştiren gazetelerdendi. Röportaj talebimiz ise maalesef geri çevrildi.

İşte yaklaşık üç yıllık Medya 14 serüveninin kuşbakışı görüntüsü benim açımdan böyle… Benim açımdan diyorum zira diğer dostların ve hatta okurların kendi bakış açılarına saygısızlık etmemek ve bu anlamda yazma çizme ya da eleştirme alanlarını daraltmamak adına… Kuşkusuz başından beri bizlerden çok daha fazla ve yoğun emek harcayan dostlar

-ki bunların başında Süha ALPARSLAN ve Nazım GÜNENÇ isimlerini telaffuz etmemek haksızlık olur- ile Medya 14 yayın hayatına devam ediyor ve edecek. Üç yıl önce başlanılan bu iş eminim ki bir an bile olsa hiçbirimizde küçücük bir pişmanlığa dahi vesile olmadı. Bir 3. yıl kutlaması yapsak  mı ne?..

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner123
banner122

REİS ÇIK DERSE ÇIKARIM!
DİYOJEN YAZDI

Haberi Oku