Gündem:
MUSTAFA ATAŞ'A SORU?

NE VAR BU İNAN KALAYCI’NIN İFADESİNDE?

FETÖ itirafçısı İnan Kalaycı’nın FETÖ Bolu çatı davasında tanık olarak verdiği sözlü ifadeyi yayınladıktan sonra yandaş basında tedirginlik başladı. Tedirginlik köşe yazıcıklarına yansıdı, ortaya bol karışık küfürlü haberler çıktı. Anlaşılan o ki AKP; önce atanan, sonra istifa ettirilen sonra yine atanan İl Başkanı Nurettin Doğanay ve yakın çevresi İnan Kalaycı’nın ifadesinin kamuoyu ile paylaşılmasından rahatsız olmuştu.

Ne vardı İnan Kalaycı’nın ifadelerinden bu kadar korkacak?

FETÖ ile AKP İl Başkanının münasebeti bu kadar korkulacak boyutta mı idi?

Araştırmamızı derinleştirmemize yol açtı bu tedirginlik!

Bu kez İnan Kalaycı’nın yine basından özenle saklanan savcılık ifadesine ulaştık.

Ne demiş İnan Kalaycı?

İşte İnan Kalaycı’nın savcılık ifadesinden seçkiler  

İnan Kalaycı, Yurdaer Kalaycı’nın oğlu, 20 yıl Amerika’nın Colorado eyaletinde kaldıktan sonra 2012 yılında Bolu’ya dönüş yaptı ve babasının Yurdaer Sanat Merkezi diye bilinen tesisini devir alarak işletmeye başladı.

Cemaatle Amerika’da iken tanışan Kalaycı Bolu’ya gelir gelmez buradaki ağabeylerle de ilişkilerini geliştirdi. Dikkati çeken bilgisi, lisanı ile AKP’lilerin gözdesi oldu, Alaaddin Yılmaz’ın desteğinde Tabiatın Kalbi Bolu Derneğinin başkanlığına getirildi.

Fakat İnan Kalaycı’nın babası ile arası bir türlü düzelmedi. İşte bu noktada tekrar cemaatle girift ilişkiler kurmaya başladı.

İTİRAF 31 ARALIK 2016

Derinleşen ilişkiler, İnan’ı önce FETÖ sanığı sonra FETÖ itirafçısı yaptı

31.12.2016 tarihinde de itirafnamesini Bolu Savcılığına verdi.

Bundan sonrasını İnan’ın ifadesinden dinleyelim.

İnan, kendisinin de bulunduğu cemaat toplantılarına katılan isimleri açıklıyor

“…2012 yılında Türkiye’ye geldikten sonra Bolu’da babamla yaşadığım problemlerden dolayı Bolu’da bilinen esnaflardan olan Onurlu Yapının sahibi cemaatçi Mustafa ONUR bana destek vererek sahip çıktı ve Bolu’daki cemaat ortamına dahil etti, hatta Mustafa Onur, babamın samimi arkadaşıdır, bizim aile sorunlarımızı bilen biridir.

Ben Bolu’da turizm sektörüyle uğraşmaya başlayınca Mustafa onur beni ticareti geliştirmek, personel desteğinde yardımcı olmak amacıyla Adnan Daylan’la tanıştırdı ve böylelikle Highway’deki Mengen sofrasının üst katındaki özel toplantı salonunda düzenlenen yemekli cemaat sohbetlerine beni de dâhil  ettiler, daha önceki ifadelerimde belirttiğim üzere Adnan Daylan, Mustafa Onur, Selman Akkaya, Mustafa Ericek, Erol Altıntaş, vekil Metin yılmaz, Ahmet Polat Önel, Ercan Gülen, Ekrem Bilgi’nin haricinde Ömer Baday, Nurettin Doğanay’da cemaat toplantılarına katılırdı. Bu toplantılarda Ahmet Polat Önel’i toplantılara şahıslara himmet paylarını tayin ederdi..”

İnan, ifadenin bu bölümünde Köroğlu Gazetesi ve Köroğlu TV’nin sahibi Ercan Gülen hakkında ilginç tespitlerde bulunuyor

“…Yukarıda belirttiğim ve savcılıkta ifademde teşhis ettiğim Ercan Gülen, cemaatten kopacak insanları geri çevirir ve yeni üyeler kazandırır. 2014 yılı ilk aylarında Highway’deki toplantı da Ercan Gülen’de yer alıyordu, bu şahıs cemaat evlerinin yani daha sonradan basından öğrendiğim ışık evlerinin durumu, yapılacak yardımlar, kimlerden kurban toplanıldı, kimler kurban vermedi gibi işleri örgütleyen kişidir, ben cemaat ortamından ayrılana kadar bu işleri yapmaya devam ediyordu. Şuan da yapıp yapmadığını bilmiyorum. Highway’deki toplantı da Ahmet Polat Önel himmet taksimleri yaparken, Ercan Gülen ortamı coşturarak himmet taksimlerini artırmaya çalıştırırdı. Kendisi dik duran, ağır tipli, insanlara küçükseyerek bakan bir kişidir.”

İtiraflarına devam eden İnan katılımcıların toplantıdaki duruşlarını betimliyor

“…Mustafa Ericek ise toplantılarda başköşede yer alan, her lafa katılan, renkli kişilik tarzında bulunan biridir.

Selam Akkaya’da renkli kişiliği olan biriydi, fazla konuşmazdı.

Metin Yılmaz ile Erol Altıntaş, toplantılarda çok rahat kişilerdi, ikisinin ayrıca fazla samimi dostlukları vardı.

Ömer Baday’da kısa boylu, kel, sessiz tipli bir insandı, toplantılarda fazla konuşmazdı.

Nurettin Doğanay lafa karışmaz, kenardan izleyerek, konuşmadan karizma yapan bir şahıstır…”

 “…2012 sonunda cemaat toplantıları Highway’dan Karacasu’daki Yıldız Otel’e alınıyor ve iftar yemekleri bu otelde verilirdi diyor, İnan…”

2011 yılının sonu 2012 Highway toplantılarından sonra yine şahit olduğum birkaç kez gittiğim Karacasu ilçesinde bulunan Yıldız Otel sahibi Sadi Yıldız ve oğlu Savaş Yıldız’ın ev sahipliği yaptığı iftar yemeğinden sonra cemaat toplantıları da düzenlenirdi. Bu toplantılara İbrahim Ergül, Abdullah Onur, Ahmet Nuri Gürsoy, Ahmet Çelebi, Ali Coşkun, Hasan Umur, Hasan Yavuz, İbrahim Baygın, İsmail Hakkı Özmen, İsmail Coşkun, İsmail Çolak, Kadir İnceçıldır, Kemal Arkut, Mehmet Gökçek, Murat Aktaş, Murat Özkan, Mustafa Erdoğan, İsmail Fırat, Hasan Hüseyin Doğaner, Muzaffer Karagülle, Raşit Doğan Enhoş, Recep Alpdoğan, Selman Akkaya, Ercan Gülen, Şafak Teke, Muzaffer Zengin, Vahit Balaban, Adnan Acar, Mehmet Doğan isimli şahıslar  bulunuyordu.

İnan, FETÖ’nün yayın organı Zaman Gazetesinin Bolu’daki tirajını artırmak için yaptıkları toplantılardan bahsediyor

“…Şuanda ismini bilmediğim eski ŞAN kırtasiyenin karşısında PTT’nin alt sokağındaki erkek öğrenci yurdunda 2 defa Zaman Gazetesine yönelik toplantı oldu. Konu tirajın bir buçuk milyon abone yapmaya yönelikti. Bu toplantıda hatırladığım isimlerden toplantı başkanı Cuma Kartal, Emrullah Sarı, Necati Durukan ve Nurettin Doğanay isimli şahıslardı…”

İtirafçı İnan Bolu Sağlık ve Turizm Derneği’nin FETÖ yapılanması olduğunu iddia ediyor. Bakın iddiaya göre toplantılarda ve dernekte kimler varmış

“…2014 yılında Highway’de gezdiğim bir esnada Mado isimli iş yerinde Selman Akkaya, Adnan Daylan, Ömer Baday ve Ali Ercoşkun’un oturduğunu gördüm. Ne maksatla beraberlerdi, ne konuştular bilmiyorum.

Son olarak;

Dönemin valisi İbrahim Özçimen’in destekleriyle o dönemde kalkınma ajansında çalışan Ömer Faruk Zorlu’nun takip ve çalışmasıyla Bolu Sağlık Turizm Derneği kuruldu. O dönem Ömer Faruk Zorlu beni bu derneğe kayıt ettirdi. Bende bu derneğe girmemdeki maksadım Sağlık Turizm adı altında turist çekmek içindir. Bu derneğin ne zaman kurulduğu hakkında bilgim yoktur. Bu dernekte Abdullah Danışman, Metin Tahaoğlu, Burcu şimşek, Güler Mert, Fırat Oktar, Murat Özmen, Mustafa Benli, Oğulcay Başyiğit, Serhan Balkanal, Ebru Biçer, Uğur pay isimli şahısları tanıyorum.

Bu dernekte cemaate yakın olan Abdullah Danışman, Ömer Faruk zorlu, Metin Tahaoğlu ve Güler mert’tir. Diğer şahıslarla ilgili cemaate yönelik bir şeylerini bilmiyorum. Ahmet Polat Önel’in Yurdaer otelde verdiği iftarda Abdullah Danışman’da vardı. Dernekte iş ve işlemleri Abdullah Danışman ile Metin Tahaoğlu takip ederdi.

Murat Özmen, sessiz biri olarak dernek başkanlığı yaptı. Kendisinin önüne gelen belgeleri sorgulamadan imzalardı. Zaman zaman başkan olarak başkasını bulun şeklinde telkinlerde bulunurdu.

Güler Mert ise FETÖ’yü her fırsatta öven, elini öptüm, babamı çok sever şeklinde söylemlerde bulunurdu.

Ömer Faruk zorlu, dernekle ilgili kart basımı, internet sayfası, broşür basımı gibi işlerini takip ediyordu. Bu işleri SANART  isimli şirket sahibi Erkan Bozacı isimli şahsa yaptırıyordu. Ömer Faruk, dönemin valisi İbrahim Özçimen’le arası çok iyiydi. Hatta valiliğe ve valinin yanına lakayıt olarak girip çıkabilen biriydi. Babası Dursun Zorlu, FETÖ’ye hiç laf ettirmeyen biriydi.

Yaklaşık 20-25 gün önce Abdullah Danışman beni arayarak “Dernekte bazı cemaatçiler varmış, kapatacağız imza lazım” dedi. Bende sen birini gönderirsen imzalarım dedim. Daha sonra dernek ne aşamada olduğunu bilmiyorum. Ben emniyet görevlilerince gözaltına alınınca imza atamadım. Evraka benim adıma imza atılıp atılmadığımı bilmiyorum….”

Sıra geldi Ticaret ve Sanayi odası seçimlerine Burada İnan kısa bir değerlendirme ve iddia da bulunmuş

Bu yaşadığım olayların haricinde tam tarihini hatırlamamakla birlikte Emin Semercioğlu’nun başkanlığı kaybettiği seçimden önce Ercan Gülen, Selman Akkaya, İbrahim Ergül, Harun Savcı, Necip Çarıkcı ve Nurettin Doğanay isimli şahıslar “Ticaret odasını ele geçirmemiz lazım” diyerek birbirlerini destekliyorlardı.” *İfadelerde ki imla hataları Medya 14'e ait değildir.

Evet, İnan Kalaycı’nın 31 Aralık 2016 tarihinde Bolu Cumhuriyet Savcılığında verdiği ifadeden aldığımız bölümler bu kadar.

Zaten FETÖ itirafçısı İnan Kalaycı FETÖ davalarında hem yargılanıyor hem de tanık olarak itiraflarda bulunuyor.

HAKSIZLIK VAR MI?

Ancak itirafları ile yargılananlar arasında bir eşleştirme yaptığınızda bir haksızlık var mı? Onu yorumu okuyucuya ait, bunun yanı sıra bu ifadenin içeriğinden AKP genel merkezinin ve yetkililerinin haberdar olmaması mümkün değil.

Çünkü İnan Kalaycın Bolu’da muteber aileye mensup, Yurdaer Mutfak Sanat Merkezi gibi bir dönem bütün ülkeye mal olan meşhur bir tesisin işletmecisi, Tabiatın Kalbi Bolu derneğinin başkanlarından, Bolu Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz’ın dostu, Alaaddin Yılmaz her Amerika ziyaretinde üşenmez Colorado’ya gelir İnan ile görüşürmüş, ifade de bunlarda var.

20 yıl Amerika’da kalmış, su gibi birkaç lisan bilen, hatta muhtemelen FETÖ Pensilvanya yapılanmasının bilgisi dâhilinde olan birisi.

DOĞANAY VE ŞÜREKÂSI

Bütün bunlar bir araya getirilirce Nurettin Doğanay ve şürekasının İnan Kalaycı’nın ifadelerinin gün yüzüne çıkmasından ürkmesi kadar doğal bir şey yok.

MUSTAFA ATAŞ’A SORU

Peki, haberi bitirirken şu soruyu sormak lazım Mustafa Ataş’ın,  “ki Mustafa Ataş AKP Genel Başkan Yardımcısı ve AKP Teşkilat Başkanı, Bolu’ya sık sık gelen Bolu Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz İle çok samimi bir zat” bu ifadeden haberi yok mu?

Ataş Doğanay’ı saray ile görüşüp tekrar başkanlığa atattıran ve arkasında duran isim olarak biliniyor.

Bunları bildiği halde Ataş neden Doğanay’ın arkasında duruyor?

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
vatandaş 4 ay önce

fetö i̇le mücadele ha.....
hah hah haaa...

Misafir Avatar
oldubitti 4 ay önce

boluda fetö yapılanmasının medyası yok diyenler şimdi ne diyecek

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

“16 YILDIR EN FAZLA MÜDAHALE EĞİTİM SİSTEMİNE...

Haberi Oku