Gündem:
NEDEN "HAYIR"
 Bolu’da MHP’nin önemli isimleri ile görüştük. Uzman Doktor Murat Yapıcı MHP 2011 milletvekili adayı, Eğitimci Eyüp Ahi 2007 milletvekili adayı, AİBÜ öğretim görevlisi, istatistikçi, Bolu’da isabetli anket çalışmaları ile bilinen Nizamettin Yıldırım.

Bu üç isimde Bolu’da uzun yıllardır MHP’nin yükünü taşıyan isimler. MHP’li olmalarının yanı sıra ortak özellikleri Bolu MHP’de “Bolu Hareket inisiyatifi” hareketini başlatmaları.

Yapıcı, Ahi ve Yıldırım’la referanduma 2 ay kala görüşlerini aldık. Üç isimde referandumda hayır oyu kullanacaklarını açıkladı.

Bugün Uzman Doktor Murat Yapıcı'nın görüşlerini sizlerle paylaşıyoruz.

Medya14: MHP Bolu’da son iki seçimde çok farklı iki sonuç aldı.

7 Haziran 2015 29 bin 635 % 16.09

1 Kasım   2015  20 bin 352 % 10.88

Bu iki seçim arasında yalnızca 5 ay var. 5 ayda MHP’de bu kadar oy kaybının sebebi nedir?


7 Haziran seçimleri öncesi vatandaşlarımız yıllar suren AKP iktidarının yanlış uygulamalar sonucu bunalmış ve çıkış yolu arıyordu.

Bu dönemde terörle mücadele çözüm sureci nedeniyle zafiyete uğramıştı. Habur da yaşananlar, 29 Ekim’de PYD’ ye destek icin pesmergenin ülkemiz sınırları içinde resmigeçit yapması, akil adamların ülke gezilerindeki söylemleri insanımızda ciddi tepki oluşturmuştu. Bunların yanında AKP’li bakanlar, belediyeler ve bürokratların yolsuzluk iddiaları ile yargılanmamaları ciddi şüpheler oluşturmuştu. Bunların yanında bürokraside yandaş sendikaların ve yöneticilerin yandaş kayırmacılığı iddialara toplumda ayrışma oluşturmuştu.

 Bir cemaatin öncü olduğu askerimize kumpas girişimi olan Ergenekon, Balyoz vs iktidarın savcılığa soyunması toplumdaki duyarlılığı artırdı.

Bunlar üzerine bazı cemaat üyelerinin demokrasi dışı söylemleri, yasam sekline müdahale edilebileceği kaygıları vatandaşta bir infial uyandırdı.

Türkiye Cumhuriyeti devletinin geleceği ile kaygılar oluşturdu. Böyle bir ortamda gidilen adil olmayan, iktidarın tüm imkânlarını kullandığı secimde ortaya çıkan sonuç AKP için hezimet idi.

Vatandasın AKP’ye kırmızı kart göstermesiydi.

1 Kasım seçimlerine MHP yönetiminin stratejik hatalarıyla gidildi.

MHP nin önünde birçok alternatif varken ilk geceden bütün alternatifleri elinin tersi ile itmesi sonucu vatandasın umutlarını söndürdü.

MHP ye olan ümidi bitirdi.

MHP liler her şeye rağmen oy verdiler.

Ancak Haziran seçimleri sonucunda milletin alternatif iktidar talebi karşılık bulmadı. Bu mümkündü. O konjonktürde bana göre MHP milli iktidar söylemi ile cıksa, AKP içindeki vatanseverler ve CHP ile Türkiye’yi yeniden düzlüğe çıkaracak, ekonomiyi düzeltecek, demokrasiyi rayına oturtacak, milleti yeniden kucaklaştıracak bir yönetim oluşturmak mümkündü. Anayasa, yasalar, hukuk devleti, güçler ayrımı yeniden ülke yararına düzenlenebilirdi. Vatandasın bu beklentisi karşılanmaması nedeniyle bir kısım sandığa gitmedi. MHP yönetiminin söylemlerinin çözüm üretmemesi, terör olaylarının belli çevrelerce tırmandırılması, ekonominin kötüye gidisi nedeniyle istikrar isteyen bir kısım seçmeninde AKP ye yönelmesi söz konusu olmuştur. Buna adil olmayan secim propaganda dönemi ve seçimlerde yolsuzluk iddialarını da eklediğimizde sonuç kaçınılmazdır.

 

Medya14:Bahçeli birden bire hiç gündemde yokken neden başkanlık meselesini ortaya atmış, Erdoğan’a destek vermiş ve ülkeyi referandum çıkmazına taşımıştır?

Daha önce ne istedilerse verdik dedikleri Feto darbesi ve Türk devletinin bekası kaygısının rol oynadığı düşünülebilir.

 Ancak bugüne kadar ki gelişmelerin sorumlularına, fiili durumlar yaratanlara güvenerek yapılan açıklamaları izah etmek mümkün değildir.

 Dun PKK ve HDP ile çözüm surecini onlar yürüttüler. PYD ye destek için onlar pesmergeye resmi geçit yaptırdılar.

Habur’da PKK lılara karşılama törenleri ve çadır mahkeme yargılamaları onların zamanında yapıldı.

Yolsuzluk iddiaları onların zamanında ayyuka cıktı.

Cumhuriyet, Atatürk ve demokrasi ile ilgili kaygılar arttı.

Kuvayi Milliye ve milli devletle ilgili karalayıcı söylemler onların iktidarında arttı.

Feto onların iktidarında güçlendi.

Bazı odakları onların sayesinde ele geçirdi.

Halen AKP içindeki Fetoculerle ilgili bir işlem yapıldı da biz mi duymadık!

Sonuç olarak hep kandırıldıklarını iddia edenlerin, yeniden kandırılmayacaklarının, yasal olmayan fiili durumlar yaratanların yeni fiili durumlar yaratmayacaklarının ne garantisi var. Dolayısıyla Türk devletinin, Atatürk Türkiye’sinin beka problemi yaşadığı, cumhuriyet tarihinin en ciddi tehlikesini yaşadığı doğrudur.

Ancak MHP üst yönetiminin, daha doğrusu istişare etmeden karar alan genel başkanın beka problemine çözüm önerisi doğru değildir ve MHP tabanında da ciddi anlamda rahatsızlık yaratmıştır.

Medya14  Bu kez MHP tabanı ne der, MHP tabanından yüzde kaç “hayır “ çıkacağını düşünüyorsunuz?

 Secim sonuçları konusunda su anda bir şey söylemek mümkün değildir.

Türkiye bir OHAL dönemindedir.

Secim güvenliği ile ilgili kaygılar mevcuttur.

Kaymakamların, devlet görevlilerinin YSK görevlilerinin bile kampanyaya katılacağı, basın kuruluşları üzerinde ki YSK denetlemesinin kaldırıldığı, terörle mücadele edenlerin bile hayır dediği için PKK yanlısı olmakla suçlandığı, hayatini PKK ve Fetoyle mücadeleye adayanların bile hayır dediği için terörle yan yana gösterildiği, tehditlerin gırla gittiği ve bunlarla ilgili hic bir yasal işlem yapılmadığı, sonunda sendika basma ve sendika başkanı kurşunlanması noktasına gelinen günümüzde referandum sonucunun ne kadar milli iradeyi yansıtacağını siz  duşunun.

Son olarak Türk tarihini bilen, yakin tarihimizi doğru okuyan, düşünen, aklini kullanan, Allah tan başkasına biat etmeyen, istişare kültüründen gelen, Türk milletinden ve Türk devletinden yana olan Türk milliyetçilerinin çoğunluğunun hayır diyeceğini düşünüyorum.

Bu arada Bolu’da anketler yapılacak. O zaman daha doğru söylemek mümkün olur. Bundan önceki seçimlerde AKP propagandalarından etkilenip AKP ye oy verenleri de düşününce % 70 Hayır çıkar diye düşünüyorum

 

Medya 14:Neden hayır diyorsunuz.

Birinci olarak yürütmenin tek adamda toplanması, oluşturulacak bakanlar kurulunun, cumhurbaşkanının yönetiminde emir eri bürokrat statüsünde olması, tüm yatırım, ekonomi, eğitim, sağlık, finansman, ihale kararlarının hem de yargı denetimi olmaksızın tek elde toplanması demokratik değildir.

Bakanlar hakkında gensoru, genel görüşme ve sorutturma imkânı yoktur. Cumhurbaşkanının ise yargılanması imkansız hale getirilmiştir. Kendisinin ve kendi atadığı meclisin, çoğunluğunu atadığı HSYK ve Anayasa Mahkemesinin cumhurbaşkanını yargılaması söz konusu değildir.

Yasama konusuna geldiğimizde, cumhurbaşkanı kanun hükmünde kararnameler ile meclise ihtiyaç olmaksızın devleti yönetmekte, OHAL ilan edebilmekte, savaş kararı verebilmekte, meclisi feshedebilmektedir. İşlevleri azaltılmış meclisin rüşvet olarak şayisinin artırılması ve secimle yasının 18 yasa indirilmesi de cabası.

Bunun dünyada hiçbir demokratik ülkede benzeri yoktur.

Hukukun üstünlüğü noktasına gelindiğinde, cumhurbaşkanı ve partili olarak atadığı milletvekillerinin çoğunluğu tarafından oluşacak bir HSYK ve Anayasa Mahkemesi, buradan, tarafsız bir yargı beklemek safdillik olur.

Sonuçta bunun demokrasi tarihindeki adi en hafif söylemle ILIMLI OTORITER YONETIM dir.

Tarihte hiçbir Türk devletinde böyle bir yönetim anlayışı hâkim olmamıştır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 




Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner115

ÇETİNER ERDOĞAN’A VEFA
Bolu 1.Amatör Ligi’nin başlamasına kısa bir süre kalan ASKF’den bir vefa örneği geldi. Amatör Spor...

Haberi Oku