Gündem:
ÖLÜNÜN ARKASINDAN KONUŞULMAZ!

Bilmiyorum?

Kısmen doğru olabilir

Ama sıradan, toplumsal yaşama bir dahli olmayan insanlar için söz konusu olabilir bu.

Yoksa örneğin siyasetçiler için böyle bir istisna koymak akıl alır bir şey değil.

Demirel’in ardından basında böyle makaleler okuyorum, örneğin Sözcü Gazetesi Demirel’i kutsama peşinde…

RTE ile karşılaştırılınca, Demirel’in son yıllarındaki geri adımları ölçü olarak alınınca bu belki şimdilik hoş karşılanabilir ama yanlıştır.

Özellikle Türkiye’nin 1961 sonrası siyasi hayatına damgasını vurmuş bir şahsiyetin ülkeye ettiği kötülüklerin ölümü vesilesi ile yinelenmesi ve genç kuşaklara doğru aktarılması açısından önemlidir.

Ardı ardına hayatını kaybeden Kenan Evren ile Süleyman Demirel ‘e çifte standart uygulanması da anlamlı değildir.

Her ikisi de tarih önünde siyasi icraatları ile yargılanmalı ve mahkum edilmelidir.

Süleyman Demirel’i nasıl bilirdiniz?

Başlıklı haberde 11 husus paylaşmıştık.

1- İlk madde kuşkusuz Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın idam oylaması. Oylamadan evet çıkması için Demirel'in Meclis'teki sandalyesinden doğrulup partisinin grubuna tek tek göz gezdirmesi ve hayır oyu veren var mı diye bakması Demirel'in akıllarda en çok kalan anlarından biri olacak.

2- Faşist grupların işlediği cinayetler sonrası "Bana sağcılar cinayet işliyor dedirtemezsiniz" diyen Demirel, o dönem kontrgerillanın da en büyük savunucularından biri olmuştu.

3- Emekçilerin, gençlerin eylemleri sonrası "Yollar yürümekle aşınmaz" diyen de Demirel'di.

4- Demirel yolsuzlukla da ülke sağının temsilcilerinden biriydi. İLKSAN yolsuzluğu ortaya çıktığında “Parayı verdimse ben verdim, ne olmuş?” diyen yine Demirel olmuştu.

5- "Elektriğin komünisti mi olur?" sözü de Süleyman Demirel'in...

6- "Said Nursi büyük âlimdir, Büyük âlim değildir diyenin alnını karışlarım."

7- Türkiye ABD üsleriyle donatıldığı günlerde şu sözleri söyleyen de Demirel olmuştu: Türkiye'de üs yoktur. Ortak savunma amacıyla kurulmuş tesisler vardır.

8- Başbakan Bülent Ecevit’i hedef göstererek "Bunların sonu da Allende gibi olacak" demişti.

9- 17 Ağustos depremi sonrası: "Binaenaleyh Türkiye'nin altı çürüktür, Türkiye'nin altı çürüktür diye bırakıp gidecek değiliz, bununla yaşamasını öğreneceğiz."

10- Çorum'da Alevi ve solcuların katledilmesi sonrası gelen bir soruya "Çorum'u bırakın, Fatsa'ya bakın" diye yanıt veren de Demirel'di. “Sol.org”

 

İşte 11 maddede çok kısaca Demirel portresi…

Bunların içinde birinci, ikinci ve on birinci madde çok önemlidir.

 

Denizlerin idamına CHP karşı idi, dönemin CHP Lideri İnönü Denizlerin idamını önlemek için parlamento içi ve dışında çaba sarf ediyordu.

Ancak Denizlerin idamı Adalet Partisinin oyları ile “Üç,üç “ sesleri kabul edildi.

Güya Adalet Partililer ve Demirel 1960 darbesinden sonra asılan Adnan Menderes ve arkadaşlarının intikamını almışlardı.

Üçe karşı üç…

Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’a karşı, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan.

Az gelişmiş ülkenin hiç gelişmemiş demokrasisi.

Oysaki her ikisine de demokratlar ve bilhassa İsmet İnönü karşı idi.

2015 Türkiye’si idamların yıldönümünde idamları lanetler televizyon kanalları özel programlar yapar, diziler üretir

İkincisinde ki Demirel’in dahli?

Konuşulmayacak mı?

O gün parlamentodaki Adalet Partilileri evet oyu vermeye zorlayan, yarın toprağa verilecek olan Demirel değil mi?

Kenan Evren 50 kişiyi asmış, Demirel’de 3 kişiyi.

Ne fark eder, Evren Erdal Eren’i yaşını büyüterek asmış, Demirel’de siyasi hiçbir cinayete karışmamış yiğit devrimcileri…

Ne fark eder?

Her ikisi de ülke insanının vicdanında yaralar açmış, ülke demokrasisisin gelişmesini önlemişlerdir.

 

Ya faşist grupların sokaklarda cinayetler işlediği, katliamlar yaptığı yıllarda “Bana sağcılar suç işliyor dedirtmezsiniz” sözü…

Faşist gruplar bu söz sonrası cesaret bulmuşlar iyiden iyiye azmışlar ülkede kan gövdeyi götürmüştür.

 

Ya Fatsa,

Hele Fatsa…

Hatırlatalım,

Fatsa’da devrimciler ilk kez bağımsız bir adayla seçime girmişler diğer partilerin toplamından fazla oy alarak seçimleri kazanmışlardı.

Fatsa’da siyasi cinayet yoktu, onların deyimi ile anarşik olay yani… Karaborsa yoktu, haksız kazanç yoktu, tefecilik yasaktı, erkekler kahvede pişpirik oynamıyor, tarlada fındık bahçelerinde kadınlarla beraber ortaklaşa çalışıyorlardı, Fatsa İlçesi imar sorunlarını imece usulü ile çalışarak çözmeye başlamışlardı. Fındıkta Alivrecilik denilen sistem yani fındığa henüz ürün yetişmeden el koyan tüccar sistemi men edilmişti.

Çok kısa sürede tüm bunları terzi diye küçümsenen Terzi Fikri Sönmez ve devrimciler gerçekleştirmişti.

Siyasi iktidarı bu rahatsız etti.

Çünkü bu düzen Fatsa’nın komşu ilçelerini de etkilemiş, “Güneş Karadeniz’den doğacak” sloganı ete kemiğe bürünmeye başlamıştı.

Ülkenin diğer kentlerinde büyük şehirlerinde, Sivas’ta, Çorum’da ise kelimenin tam anlamı ile bir savaş yaşanıyordu.

Çatışmalarda ölenler artık rakamlarla ifade edilir olmuştu.

Bugün 10 kişi, bugün 20 kişi diye.

Hatta Samsun bunlara dâhildi.

Ama Fatsa ve bağlantılı kentlerde çatışmalar durmuş herkes tefecilikle, alivrecilikle, stokçulukla mücadele eden, üreten Fatsa’yı izliyordu.

İşte Demirel yine yaptı yapacağını,

Çorum’da Milönü semtinde faşistlere karşı mücadele de barikat savaşı veriliyor, özellikle alevi yurttaşlar kitle halinde ölüyorlardı.

Gazeteciler dehşetle izlenen Çorum olaylarını sordular Demirel’e,

Demirel zeki adamdı, hazırcevaptı.

Ünlü sözünü patlattı.

“Çorum’u bırakın Fatsa’ya bakın!”

Eyvah dedik,

Eyvah ki ne eyvah…

Çok geçmeden askeri birlikler bastı Fatsa’yı, bir yabancı ülkeye girecek gibi tertibat almışlardı. Tanklar, toplar vs.

Ancak Fatsa sessizdi, bir barikat bile yoktu, bir tek silah bile patlamadı.

Makamından aldılar Fikri Sönmez’i,

Kalp hastasıydı, tedavi olmasına izin vermediler, cezaevinde hayatını kaybetti…

Bin kişilik siyasi dava çıkardılar Fatsa’dan.

Fatsa’yı yine tefecilik yapan kuyumcuların, fındık alivrecilerinin eline teslim ettiler.

 

Bugün Ankara’da devlet töreni var, liderler birbirini eziyor Demirel’in törenine katılmak için.

Başrollerde Recep Tayyip Erdoğan…

Süleyman Demirel, Kenan Evren tekrar Süleyman Demirel, Abdullah Gül ve Recep Tayyip Erdoğan…

Birbirlerinin tamamlayıcısıdırlar

Bir puzzle nın ayrılmaz parçalarıdır.

Puzzle yi çözmek istiyorsanız karede hepsine yer vereceksiniz,

Biri olmazsa öteki olmaz.

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner115

ERKEK AYLARI MI? YOKSA AÇLIK AYLARI MI?
FEVZİ ENGİN YAZDI

Haberi Oku