Gündem:
Özer Özcan'ın özgeçmişi ve gazetemizde ilk köşe yazısı
 Medya14 Gazetesi olarak Ankara’da ikamet eden bir hemşehrimizle diyalog içerisinde olmamız gerektiği konusunda karar verdiğimizde ilk akla gelen isim Bolunun yetiştirdiği saygın bürokratlardan Sayın Özer Özcan oldu. Sayın Özer Özcan ile değerli görüşlerinden okuyucularımızın yararlanması ricasını ilettik. Sağ olsunlar gazetemizin talebini kırmadılar. Teklifimizi kabul etiler.

Özer Özcan Beye buradan tekrar teşekkür ederiz.   İşte Özcan’ın özgeçmişi ve ilk yazı
                                                                                      ,
ÖZER ÖZCAN
ÖZGEÇMİŞ

     

1952 yılında Ankara’ da doğdum. Bolu ili, Yeniçağa ilçesi nüfusuna kayıtlıyım. Mengen Ortaokulu, İstanbul Kabataş Erkek Lisesi ve Bolu Atatürk Lisesinde okudum. Gazi Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesinden 1977 yılında Makina Mühendisi olarak mezun oldum.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında 1978 yılında İş Güvenliği Müfettişi olarak başladığım Devlet memurluğu görevime, 1980-1981 yılları arasında yedek Subay olarak yaptığı askerlik görevimden sonra 1982 yılına kadar devam ettim.

1982 yılında “1402 sayılı” yasa ile Ankara Sıkıyönetim Komutanlığının emri ve Darbe Hükümetinin haksız uygulamasıyla İş Müfettişliği görevimden alındım. Altı yıl süreyle çeşitli işyerlerinde “1402”lik sıfatımla Makine Mühendisi olarak üretimde çalıştım.

İdare aleyhine açtığım davaları 1988 yılında kazandım. Mahkeme kararı gereğince tazminatlarımı aldım ve devletteki görevime geri döndüm. Kısa sürede İş Müfettişi unvanımı ve kadromu tekrar aldım. Çalışmalarıma bundan sonraki yıllarda Baş İş Müfettişi, Ankara Grup Başkan yardımcısı ve Teftiş Kurulu üyesi olarak devam ettim.

1997 yılında Müsteşar Yardımcısı olarak idari göreve atandım. Bu görevim sırasında yaklaşık bir yıl, vekâleten yeni yapılandırılmış olan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı görevinde bulundum. 2004 yılında 7 yılı aşkın sürdürdüğüm Müsteşar yardımcılığı görevimden ayrılarak Kazakistan T.C Almatı Büyükelçiliği Çalışma ve Sosyal Güvenlik Müşavirliği görevime atandım. Dört yıl süren bu diplomatik görevim 2008 yılında sona erdi.

Müsteşar Yardımcısı olarak; İş Kanunu, İşçi sağlığı ve İş güvenliği, Sosyal Güvenlik reformu, Emeklilik sistemleri ve Emeklilik yaşı, İş Güvencesi, İşsizlik Sigortası, Yabancı İşçiler Yasası, İstihdam Yasaları, Primli ve Primsiz Sistem Sosyal Güvenlik konularında,  kanun tüzük ve genelgelerin hazırlanması, yasalaşması için  TBMM ve  Başbakanlıkta takibi ile sonuçta yasalaşanların uygulanmasında görev aldım. Başkanlığımızda sosyal güvenliğin en önemli konularından olan sigortacılıkta aktüeryal denge, aile sigortası ile sosyal yardım ve hizmetler konularında çalışmalarda bulundum.

Başbakanlık bünyesinde kurulu İnsan Hakları Üst Kurulunda, Hazine Müsteşarlığının yönetimindeki Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulunda, Milli Eğitim Bakanlığı yönetimindeki Meslek Eğitimi Koordinasyon Kurulunda, Sağlık Bakanlığının yönetimindeki Çocuk Sağlığı Kurulunda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı temsilcisi olarak çalışmalarda bulundum.

Meslek kuruluşum olan TMMOB Makine Mühendisleri Odası Ankara şubesi üyesiyim ve yine meslek kuruluşlarımızdan olan Türkiye Denetim Elemanları Derneğinde (DENETDE)yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptım. Üç yıl süreyle (2011-2014) Bolu Kalkınma ve Tanıtma Vakfı Ankara Şubesi Başkanlığında bulundum.

Şu anda sosyal ve siyasal konularla ilgili çalışmalar yapmaktayım. Cumhuriyet Halk Partisi Ankara üyesiyim.

 

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği, Çalışma Hayatı, İstihdam ile Sosyal Güvenlik konularında pek çok yazı, makale ve çalışmalarım bulunmaktadır.

Konuşabilir derecede İngilizce ve Kazakça bilmekteyim.

Eşim ve üç çocuğumla beraber Ankara’da oturmaktayım.

 

İLETİŞİM BİLGİLERİ:

Adres: Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı Mah. Kışlalı Sok. Engürü Villaları  No: 35 Çayyolu /ANKARA
 Ev Tel: 0312 240 95 83
Cep Tel: 0 505 517 14 14
E-mail:
ozerozcan@hotmail.com                               

 

 

 

                    KÜRESEL VATANDAŞLIK TEZGÂHI

Ülkemize yatırım için döviz getirenler ile ihtiyaç duyulan meslek erbabı yabancılara “çalışma izni” verilmesi ile başlayan süreç, “vatandaşlık” verilmesine devşirilmiş durumda.

Her şeyden önce küreselleşmenin dünyadaki sermayeyi güçlü ve hür, emeği ise güçsüz ve esir yapmak ile işe başladığını vurgulamak isterim. Dünyamızı yöneten zengin kümeler, yönetimlerinde bulundurdukları ülkelerde bunu sağlayacak düzeni oluşturmaktadırlar.  Savaşlar çıkarmakta, isyanlar çıkarmakta, ulus devletleri parçalamakta, sömürülmeye uygun hale getirilmektedir.

Küreselleşme sevdalıları paralarını canlarının istediği ülkelerde dolaştırarak vurgun boyutlarında kazançlar sağlamaktadırlar. Fakir ülkelerin aç insanları ise; tek geçim kaynakları emekleri ile baş başa esir bırakılmaktadır. Karınlarını doyurabilmek ailelerinin yaşamını sağlayabilmek için kendilerini açık denizlerde ölümlere atmaktadırlar.

Belli ki; yaratılmak istenen küresel dünyaya küresel vatandaşlar gerekmektedir. Bunlar kimler olacaktır?  Doğal olarak, döviz getiren dünya zenginleri ile perişan bir şekilde ülkemize ulaşan savaş kaçkını insanlar olacaktır…

Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan, 14 Ocak 2017 tarihinde, Borsa İstanbul kuruluş yıldönümü törenlerinde bir konuşma yaptı. Camdan takviyeli irticalen yaptığı konuşmasında, yabancılara vatandaşlık verilmesi konusunda aynen şunları söyledi; “ istiyoruz ki küresel bir yapıyı, adeta bir küresel vatandaşlık anlayışı ile ülkemizi merkez olarak burada toplayalım. Ülkemizde 2 milyon dolarlık yatırımla giren veya burada 2 milyon doları getiren vatandaşlık imkânı alabilecek” dedi.

Vatandaşlık verilen insanın esas vatanı başka. Bizim vatanımız onun için çıkar vatanı. Getirdiği 2 milyon dolar her koşulda kendisinin parası bu miktarın çok daha düşürüleceğini tahmin etmek hiç de zor değil.

 Askerlik yapmak yok.

Onlarla dil birliğimiz yok.

Kültür birliğimiz yok.

İdeal birliğimiz yok.

 Şehidi yok.

Gazisi yok.

 Yok oğlu yok…

En güzel alanlarımızı kapışmaları var.

İç siyasetimizde oy kullanmaları var.

Sanayide tekel, arazide spekülatör olabilme imkanı var.

Kazançlarını kendi ülkelerine kaçırabilmek için bin bir yol var.

 Sömürülecek insan gücümüz var.

Hatta boğazı tokluğuna çalıştırılabilecek  savaş kaçkını göçmenler var.işbirlikçileri var…

Var oğlu var…

Hey millet nereye gidiyoruz? Allah aşkına..

Biz bu filimi Osmanlının son döneminde gördük. Kapitülasyonlar da gördük. Duyun-u Umumiye borçlarında gördük. Cumhuriyetimizin zor elde edilmiş ekonomik birikimlerinin nasıl yok pahasına yerli ve yabancılara satılıp elden çıkarılmasını da gördük.

Yeni kısa tanıtım ilimlerinin, Köroğlu yaylalarında, Trabzon sahillerinde ve İstanbul’umuzun paha biçilmez güzelliklerinde çekimlerine başladılar. Ağalar yine başrollerde, işbirlikçiler ve çantacılarla beraber. İşgal valisi pozları veriyorlar, imara açılmış paftalar ellerinde, ellerini ufka kaldırarak..

Sorarım sizlere bu şartlar altında “ Küresel Vatandaşlık “ ne olur?

Küresel vatandaşlık tezgâhından daha güzel satış mı olur?

Vatan pasta değil ki; tabağa servis yaparak satılsın…

 

 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
MELİH GÜLLÜ 4 ay önce

özer bey tebrİk ederİm hayirli uğurlu olsun başarili çalişmalarinizin devamini enİçten duygularla dİlerİm

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner115

AÇLIK GREVİNİN 75. GÜNÜ TUTUKLANDILAR
SÜHA ALPARSLAN/ bİRGÜN GAZETESİ 29.6.2011

Haberi Oku